Çubuk Yeşilkent-Uluagaç Doğa Yürüyüşü - 04 Şubat 2018 Pazar

04 Şubat pazar günü Kulübümüzün 2018 yılı faaliyet programında yer alan Çubuk Karaçam köyü doğa yürüyüşünü çok güzel bir havada 6,5 saatlik bir performansla sağlıklı bir şekilde tamamladık.

Aracımız pazar sabahı saat 08.00'de Sezenler Sokak'tan hareket ediyor. TUİK, Milli Kütüphane, Armada, AŞTİ va Ankamall'dan katılanlarla ekibi tamamlıyoruz. Ekibimiz 30 kişi. Çubuk'ta verdiğimiz yarım saat molada kahvaltımızı yapıp; eksikliklerimizi tamamladıktan donra yola devam edip Yeşilkent köyü ile Karaçam köyü arasında bulunan Kocaçay köprüsünün başında arabadan ayrılıyoruz. Karşı tepelerde kar görünmesine rağmen buralarda kar yok.

Kısa bir hazırlık sonrası karşımızda tepeye kadar uzanan sırt hattından yükselmeye başlıyoruz. Saat 10.20 ve rakım 1245. Hava açık ve güneşli. Yürümek için ideal sayılabilecek bir sıcaklık var. Manzara güzel, sırt hattının her iki tarafınıda görebiliyoruz. İlk hedefimiz karşımızda yükselen ve üzerinde bir Türk bayrağı bulunan küçük tepecik. Yürüyüşe birden bire tırmanarak başlamak bazı arkadaşlarımızı nefes düzenleme konusunda zorluyor. Yaklaşık 1,5 saatlik tırmanış sonrası 1663 rakımlı Bayraklı Tepeye ulaşıyoruz. Burada kısa bir mola verip; nefesimizi düzenliyoruz.

Buradan sonra rotada eğim nispeten azalıyor. Sırt hattında bulunan küçük küçük tepeciklere tırmanarak yükselme dışında nispeten daha yatay ilerliyoruz. Bu arada orman başladı. Yükseldikçe çam ağaçlarının arasında zeminde kar artmaya başladı. Karşımızda sırt hattının ana tepeye bağlandığı dik bir yamaç yükseliyor. Burayı dik olarak tırmanmak yerine biraz daha sola doğru yatay olarak ilerleyerek geçiyoruz ve saat 13.10 sularında 1879 metrelik ana tepenin üstüne çıkıyoruz. Buradan sonra rotamız Yangın Kulesine kadar artık düz. Ancak orman sıklaştı ve zemindeki kar miktarıda oldukça fazla arttı. Artık rahat yürüyemiyoruz. Bastıkça bileklerimize kadar kara gömülerek ilerlemeye çalışıyoruz. Buradan itibaren işimiz zor gözüküyor. Bu yıl doğru dürüst kar yağışı görmediğimizden yürürken oldukça zorlansak da karın keyfini çıkarmaya çalışıyoruz.

Bu arada acıktık ve oldukça fazla yorulduk. Ancak yemek sonrası sıkıntı yaşamamak için yemek molasını yangın kulesinin yakınlarında vermek istiyoruz. Ancak kar bizi yavaşlatıyor ve yangın kulesine ulaşmamız düşündüğümüzden daha fazla zaman alıyor. Ayrıca mola verebilecek karsız bir alan da görünmüyor ortalıkta. Nihayet kalın çam ağaçlarının olduğu bir alanda saat 14.00 sularında 20 dakikalık bir yemek molası veriyoruz. Herkes mutlu. Çantalardaki atıştırmalıklar ortaya dökülüyor, termoslardaki çaylar yudumlanıyor.

Hava her ne kadar çok soğuk olmasa da insan durunca üşümeye başlıyor. Molayı uzatmadan 20 dakikanın sonunda hemen harekete geçiyoruz. karşımızda üzerinde yangın kulesinin bulunduğu küçük tepe yükseliyor. İlk hedefimiz yangın kulesi. Yaklaşık bir saalik tırmanış sonrası saat 15.10 sularında yangın kulusinin olduğu tepedeyiz. Ancak burada bizi sert bir rüzgar karşılıyor. Hemen kuleyi kendimize siper ediyoruz. Ancak manzara müthiş. Aşağıda batı yönünde Uluağaç Köyü görünüyor. Oraya ineceğiz. Aracımız bizi orada bekliyor. Kuzeyde Aydos Yaylası; aşağılarda ise Ay Kayası görülüyor. Kısa bir nefeslenme sonrası kuzeye doğru dik bir yamaçtan inişe geçiyoruz. Dizlere kadar gelen karda keyifli bir iniş oluyor bizim için. Aşağılara indiğimizde batıya dönüp Uluağaç Köyüne doğru yürümeye başlıyoruz. Nihayet saat 16.50 sularında 1580 rakımlı Uluagaç köyüne ulaşıyoruz. Aracımız bizi bekliyor. Kısa bir hazırlık sonrası aracımıza binip Ankara'ya dönüşe geçiyoruz.

GPS verilerine göre 11,5 kilometreyi yaklaşık 6,5 saatlik bir sürede geçmişiz. Kısaca; 1245 rakımlı Yeşilkent köyünden yürüyüşe başlayıp, 1917 metrelik yangın kulesine ulaşıp; 1580 metre rakımlı Uluağaç Köyünde faaliyetimizi noktalamışız. 880 metre yükselti kazanırken; 540 metre yükselti kaybetmişiz.

Yüksel ALPKAYA
15 Şubat 2018 - Ankara

  • Etkinlik Fotoğrafları