Kızılcaham Hıdırlar Köyü Doğa Yürüyüşü - 28 Ocak 2018 Pazar

Yaklaşık 10 yıl kadar önce bir bahar ayında yürüdüğüm ve oldukça güzel akan dere ve kenarında açan çillim çiçeklerle müthiş güzel manzaralar sunan Kızılcahamam Hıdırlar Köyü Çiftlik Deresi doğa yürüyüşünü, bu kez 28 Ocak 2018 pazar günü 16 sporcunun katılımı ile; yine müthiş güzel -ama bu kez karlı- manzaraları hafızamıza kaydederek tamamladık.

Aracımızla pazar sabahı saat 08.00'de Sezenler Sokak'tan hareket edip; TUİK, Milli Kütüphane, Turizm Bakanlığı, Armada, CHP, Carefour ve Göksu Park'da bekleyen arkadaşları alarak 16 kişilik ekibi tamamlıyoruz. Kızılcahamam Akpet Tesislerinde yarım saat kahvaltı molası veriyoruz. Bu arada tesis oldukça kalabalık. Işıkdağına gidecek bir kaç grupda burada mola vermiş. Bugün Işıkdağı oldukça kalabalık olacağa benziyor. Neyse ki biz Işıkdağı'na gitmiyoruz. Çorbalarımızı içip, eksikliklerimizi tamamladıktan yola devam edip Yukarıkese yolundan saat 10.40 sularında 1346 rakımlı Hıdırlar Köyüne ulaşıyoruz. Her yer bembeyaz karla kaplı. Anlaşılan bugün bütün gün karla boğuşacağız.

Kısa bir hazırlık sonrası Çiftlik Deresinin aktığı vadiye doğru inişe geçiyoruz. Hava kapalı ve soğuk. Meşelerin arasından geçen patikayı takip ederek vadiye ulaşıyoruz. Derede çok fazla su var, sesi geliyor ancak derenin üstü buz tutmuş. Zaman zaman karşıya geçmek istediğimizde buzun sağlam olduğu noktaları kullanarak karşıya geçiyoruz. Bir kaç noktada sağlam buz bulamayınca hafifçe yükselip vadinin bize geçit vermediği noktaları aşıyoruz. Beşkonak Yaylasına yakın bir noktadan itibaren dere kenarından devam eden patikayı takip ederek yaylayı geçiyoruz ve burada kısa bir mola veriyoruz. Buraya kadar yaklaşık 2 saattir yürüyoruz ve henüz mola vermedik. Molada bir şeyler atıştırıp, biraz dinlenmeye çalışıyoruz.

Burada vadi ikiye ayrılıyor. Bir vadi batıya doğru giderken , bir diğeri kuzeye dönüyor. Biz kuzeye dönen vadiyi takip ediyoruz. Buralarda yakınlarda bulunan ahırdaki büyükbaş hayvanların açtığı izlerden dolayı karda rahat ilerliyoruz. Ancak daha 500 metre kadar gitmeden izler sona eriyor. Burada hayvanlarla ve çobanla karşılaşıyoruz. Çok zaman kaybetmeden çobanla merhabalaşıp yürümeye devam ediyoruz. Buradan itibaren işimiz zor gözüküyor. Çünkü kar seviyesi oldukça fazla. Her attığımız adımda bileklerimize kadar kara gömülüyoruz. Bu yıl doğru dürüst kar yağışı görmediğimizden karın keyfini çıkara çıkara ilerliyoruz. Zaman zaman karşımıza hayvan izleri çıkıyor ve bizler gittiği yere kadar bu izleri takip ederek ilerlemeye çalışıyoruz.

Bir süre sonra vadi yine çatallaşıyor. Çatalın biri kuzeybatıya doğru ilerlerken; bizim devam edeceğimiz vadi ise doğuya dönüyor. Vadi tabanında çok fazla kar olduğundan hafifçe yükselerek yamacın yanından ilerliyoruz. Artık Kıroluk mevkisine doğru yükselmeye başladık. Bu arada acıktık ve oldukça fazla yorulduk. Ancak yemek sonrası sıkıntı yaşamamak için yemek molasını sırt hattında vermek istiyoruz. Ancak kar bizi yavaşlatıyor ve sırt hattına ulaşmamız düşündüğümüzden daha fazla zaman alacak. Bu nedenle sırt hattına yakın bir noktada saat 15.00 sularında 20 dakikalık bir yemek molası veriyoruz. Herkes mutlu. Çantalardaki atıştırmalıklar ortaya dökülüyor, termoslardaki çaylar yudumlanıyor.

Ancak hava soğuk. İnsan durur durmaz üşümeye başlıyor. Molayı uzatmadan 20 dakikanın sonunda hemen harekete geçiyoruz. Yaklaşık yarım saatlik tırmanış sonrası saat 16.00'da sırt hattındayız. Buradan sonra işimiz kolay artık yolumuz tamamen iniş. Eğer sırt hattından direk aşağıya inersek yarım saat sonra Çerkes yolundayız. Ancak rotamız güneydoğu yönüne doğru ve bir saatlik mesafemiz var. Burada arkadaşlara yarım saatlik mi yoksa bir saatlik rotadanmı gitmek istediklerini sorunca; hemen hemen herkes bir saatlik rotadan gitmek istiyor. Yönümüzü güneydoğuya çeviriyoruz.

Ormanın içine girdikçe devasa çam ağaçlarının üzerindeki bembeyaz kar bambaşka bir güzellik ortaya çıkarmış. Bu güzel manzaraları fotoğraflamak isteyen ekibi toplamakta zorlanıyoruz. Madem manzara bu kadar güzel; klasik grup fotografımızıda burada çektiriyoruz. Sonrasında karlara bata çıka orman içinden inişe devam ediyoruz. Bu arada kaptanımıza ineceğimiz tahmini noktayı ve saati bildirip, oraya gelmesini istiyoruz.

Saat tam 17.00'de Çerkeş yoluna indiğimizde, aracımızda bulunduğumuz noktaya ulaşıyor. Üşüdük, yorulduk. Bu sebeble çok zaman kaybetmeden hemen tozlukları çıkarıyoruz, ayakkabı ve paçalarımızdaki karları fırçayla temizleyip Kızılcahamama hareket ediyoruz. Kızılcaham'da verdiğimiz yarım saat alışveriş ve yemek molası sonrası saat 18.00'de Ankara'ya hareket ediyoruz. Saat 19.00 sularında Ankara'ya ulaşıp; sağ salim faaliyeti bitiriyoruz.

GPS verilerine göre 11,5 kilometrekarelik alanda gerçekleştirdiğimiz faaliyetimizde; 12 kilometre katedip, 6 saat 10 dakikalık bir performans göstermişiz. Kısaca; 1346 rakımlı Hıdırlı köyünden yürüyüşe başlayıp, daha sonra 1271 metrelere Çiftlik deresine inip, 1693 metrelik Kıroluk sırtına ulaştıktan sonra 1493 metrelerde Çerkeş yolunda faaliyetimizi noktalamışız. 521 metre yükselti kazanırken; 374 metre yükselti kaybetmişiz.

Yüksel ALPKAYA
30 Ocak 2017 - Ankara

  • Etkinlik Fotoğrafları