Ilgaz'dan Tosya'ya 3 gün - 19/21 Mayıs 2017

Kulüp olarak daha önce defalarca etap etap yürüdüğümüz Ilgaz dağlarını bu kez kesintisiz olarak batıdan doğuya doğru yürümek için 19/21 Mayıs 2017 tarihleri arasında Ilgaz’daydık. Aslında bunu yapmayı uzun zamandır planlıyorduk. Ancak faaliyetlerden fırsat bulup bir türlü gerçekleştirememiştik. 19 Mayıs cuma gününe denk gelip tatil üç güne çıkınca, üstelik Kulübünde faaliyet programında boşluk olunca fırsatı değerlendirelim dedik ve hemen küçük bir duyuru yaptık. Başlangıçta birden bire bir talep patlaması yaşadık ve sayımız 11-12’leri buldu. Ancak aradan birkaç gün geçip, faaliyetin keşif etkinliği olacağı ve planlanmış bir faaliyet olmadığı; gerekirse kamp yüklerinin tarafımızca taşınacağı ortaya çıkınca istekliler azaldı ve sayımız 6’da kaldı. Bu sayı bizim için idealdi.

19 Mayıs 2017 Cuma

Ilgaz’a otobüsle gideceğiz. 19 Mayıs sabahı saat 05.30’da Ankara’dan Sinop’a hareket eden otobüsten biletlerimizi aldık. Kişi başı 25 TL. Ilgaz yol ayrımında ineceğiz. Burada bizi, Çankırı Dağcılık Kulübü Başkanı Nuri Hocanın ayarladığı bir araç karşılayacak ve bizleri Ilgaz Serçeler Köyüne bıraktıktan sonra; kamp yüklerimizi Ilgaz Doruk mevkisindeki TRT vericisine götürüp bırakacak. Bizlerde Serçeler’den yürüyüşe başlayıp akşam üzeri TRT vericisine ulaşıp kampımızı uygun bir yere atacağız. Plan bu. Her şey planlandığı gibi gerçekleşiyor ve bizler Ilgaz yol ayrımındayız. Yalnız planlayamadığımız bir şey var oda hava durumu. Bizi yağmur karşılıyor. 6 kişi ve kamp çantalarımızla bizi karşılayan pikapa kucak kucağa sığmaya çalışıp, 1367 rakımlı Serçeler’e ulaşıyoruz. Kısa bir hazırlıkta hemen yağmurluklar ile pançolarımızı giyiyoruz ve kamp yüklerimizi araçla TRT vericisine gönderirken bizlerde ilk hedefimiz olan Kırkpınar Yaylasına doğru vadiden yürümeye başlıyoruz. Saat 09.50. Daha önce sırt hattını takip ederek Serçelerden Kırkpınar Yaylasına yürümüştük ancak bugün vadi tabanından yürüyerek rotayı keşfetmeye çalışacağız.

Yağmur zaman zaman şiddetini artırıyor ve bizler gürül gürül akan dereyi paralel ilerliyoruz. Ancak derede çok fazla su var ve vadi tabanında zaman zaman karşıdan karşıya geçmek zorunda kaldığımızda bayağı zorlanıyoruz. Vadi tabanından rahat ve hızlı ilerleyemeyeceğimiz ortaya çıkınca sırt hattına doğru yöneliyoruz. Karşımızda oldukça dik bir parkur var. Yavaş yavaş çamların arasından yükseliyoruz. Saat 11.30 sularında 1680 rakımlı sırt hattına ulaşıyoruz. Artık şimdilik dik parkuru bitirdik. Buradan itibaren parkur hafif hafif yükselerek ilerliyor. Nihayet saat 12.30 sularında Kırkpınar Göletinin kıyısında yapılıp sonrasında terkedilen binaya ulaşıyoruz. Artık yağmurdan sıkıldık. Binaya girip biraz yağmurdan uzaklaşmak istiyoruz. Binada uygun bir yerde bir şeyler atıştırıp dinlenmeye çalışıyoruz. Ancak durunca bu kez üşümeye başladık. Çok fazla zaman kaybetmeden tekrar hazırlanıp yola koyuluyoruz.

Şimdi hedefte Yaylanın sırtını dayadığı ve 2490 metrelik yüksekliğiyle Ilgaz’ın 3. yüksek noktası olan Emirgazi Tepesi var. Gölün kıyısından yayla evlerine doğru ilerliyoruz. Yayla evlerinin yanındaki ceşme ve küçük mescidin oralarda birkaç araba görünüyor. Ceşmeden su alacağız. Ceşmeye ulaşınca arabadaki arkadaşların İzmir'den geldiklerini ve Emirgazi Tepesine tırmanmak için orada bulunduklarını ve yukarıda çok fazla sis olduğundan dolayı Emirgazi’nin zirvesine ulaşamadan geri dönmek zorunda kaldıklarını ve Öğretmenevinde kaldıkları Ilgaz’a geri dönmek için hazırlık yaptıklarını öğreniyoruz. Hatta bize yukarıda havanın çok kötü olduğunu eğer bölgeyi bilmiyorsak yukarıya çıkmamamız konusunda uyarıda bulunuyorlar. Bizler kendilerine teşekkür edip, programlanmış bir faaliyetimiz olduğunu ve sıkıntı olmayacağını söyleyerek yayla evlerinin yanından sırta doğru tırmanışa geçiyoruz.

Yağmurda şiddetini iyice arttırdı. Artık bizlerde de yorgunluk ve sabahtan beri yağmurun altında yürümekten kaynaklanan bıkkınlık oluşmaya başladı. Sırta ulaştığımızda bu kez bizi sert bir rüzgar ile yoğun bir sis karşılıyor. Burnumuzun ucunu göremiyoruz. Emirgazi Tepesine doğru tırmanmaya devam ediyoruz. Ancak hem yorulduk hem de acıktık. Emirgazi’nin gövdesine tırmanmaya başlamadan önce yol üstündeki bir kaya bloğunu kendimize siper edip termoslardan sıcak bir şeyler içip, bir şeyler atıştırarak, birazcık da olsa kendimize gelmeye çalışıyoruz.

Kısa bir dinlenme ve birkaç yudum sıcak çay bize iyi geldi. Ancak duraklayınca hemen üşümeye başlıyor insan. Çok fazla zaman kaybetmeden Emirgazi’ye tırmanmaya başlıyoruz. Yükseldikçe yağmur yerini kara bırakıyor ve kar taneleri rüzgarın etkisiyle elimize yüzümüze öyle bir çarpıyor ki, sanki bir fırtınanın ortasındayız. Yüzümüzü gözümüzü açamıyoruz. Çarpan her tane kamçı misali acı veriyor. Islaklıkla birlikte havayı da müthiş soğuk hissediyoruz. Mayıs 19 ama sanki kış ortasındayız. Şaşkınlık içindeyiz ve bir an önce bugünkü eziyetin artık bitmesini istiyoruz. Bu koşullar altında saat 15.00 sularında 2403 metrelik Emirgazinin zirvesine ulaşıyoruz. Ancak rüzgardan ve fırtınadan dolayı burada durmak mümkün değil, devam ediyoruz. Artık bir an önce çadırlarımıza ulaşıp dinlenmek istiyoruz. Sisin içinde sırtı takip ederek ilerliyoruz. Şimdi hedefte Yurdum Tepe var. Yurdum Tepenin altındaki küçük bir sırttan karşıya geçip çadırlarımıza ulaşmayı planlıyoruz. Ancak o kadar yoğun bir sisin içindeyiz ki, bazen nerede olduğumuz konusunda tereddütler yaşıyoruz.

Yurdum Tepenin altından sırttan ayrılıp yavaş yavaş yatay olarak bağlantıyı sağlayan sırta varmaya çalışıyoruz ve nihayet sırttaki yola ulaşıyoruz. Artık yorgunluktan bayılmak üzereyiz. Ancak yolumuzun da az kaldığını biliyoruz. Yolu takip ederek vericinin üzerinde kurulu olduğu tepenin altına ulaşıyoruz. Artık çadırlarımıza çok az bir mesafe kaldı. Ancak yağmur halen yağıyor ve bizler sırılsıklam haldeyiz. Bu halde çadırları nasıl kuracağız. Kursak bile ıslak elbiselerimizi nasıl kurutacağız diye düşünüyoruz. Önümüzdeki 800 metrelik yokuşu son bir gayretle tırmanıyoruz.

Gündüz Çankırı’lı dostlarımızdan çadırlarımızın sağ salim vericiye ulaştırıldığı bilgisini almıştık. Hem birazcık dinlenmek hemde çadırlarımızı almak için vericiye çıkıyoruz. Saat 18.30 sularında nihayet vericinin avlusundayız. Vericinin kapısı açılır açılmaz içerden yüzümüze sıcak bir hava dalgası çarpıyor. Sıcak ne güzel bir şeydi o an bizim için. Vericinin güvenlik görevlileri bizi içeriye davet ediyorlar. Çay demlemişler. Sırılsıklam giysilerimizi, ayakkabılarımızı girişte çıkarıp üzerimize önceden gelen çantalarımızdaki kuru giysileri giyip ayağımıza da terlikleri giyince, bütün gün yaşadığımız sıkıntılar bir anda unutuldu bitti. Hele üstüne birkaç bardak sıcacık çay ikram edilince, bizler kendimizi krallar gibi hissettik. Bütün gece kar, boran, fırtına devam ediyor.

GPS kayıtlarına göre bugün 18.7 kilometreyi bütün gün yağan yağmur altında 8,5 saatte yürümüşüz. 1367 rakımlı Serçeler Köyünden başlayan yürüyüşümüzde önce 2403 metrelik Emirgazi Tepesine; sonrasında 1937’lere kadar inip, tekrar 2074 metredeki vericiye ulaşarak sonlandırmış olduk.

Yarın, buradan önce Ilgaz Küçükhacet zirvesine tırmanıp, Kaynar mevkisinde kamp kurmayı planlıyoruz. Bakalım yarın ne olacak.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Sabah erkenden uyanıp, dışarı çıktığımızda soğuk bir hava yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Ancak hava açık, dünkü yağmurlu havadan eser yok. Dışarı çıkıp Küçükhacet zirvesinin üzerinden kayarak geçen bulutları fotoğraflıyoruz. Herkes ayaklandığında kahvaltımızı yapıyoruz. 2 arkadaşımız devam etmek istemiyor. Onları burada kamp çantalarımızla bırakıyoruz. Çankırı’lı arkadaşlar bugün bizim çantalarımızı buradan alıp, gün sonunda kamp atacağımız Kaynar’a götürmek için buraya gelecekler. Arkadaşlarda onlarla beraber aşağıya inip, yol üstünde uygun bir yerde otobüsle Ankara’ya geri dönecekler. Bizi ağırlayan arkadaşlarla vedalaşıp saat 09.20’de 2074 rakımlı vericiden ayrılıp 4 kişi yola düşüyoruz. Önce vericiye gelen yolu takip ederek Karayolları binasına, sonrasında 1810 rakımlı Ilgaz obasına ulaşıyoruz. Yaklaşık 250 metre yükselti kaybettik. Saat 10.30.

Hava bugün çok güzel. Günlük güneşlik bir havada yürüyoruz. Hava dün nasıldı bugün nasıl? Kısa bir nefeslenme sonrası Küçük Çaltepeye doğru tırmanışa geçiyoruz. Ormanın içi çiçek bahçesi gibi. Yaklaşık 200 metrelik bir yükselti kazanarak saat 11.45 sularında Küçük Çaltepe'deyiz. Buradan itibaren Geyikbeli'ne kadar nispeten daha düz bir zeminde yürüyeceğiz. Ancak manzara çok güzel bu manzaranın tadını çıkara çıkara ilerleyip saat 12.30 sularında Geyikbeli’ne ulaşıyoruz. 2090 metredeyiz. Artık bir molayı hak ettik. Yaklaşık 3 saattir yürüyoruz ve önümüzde tırmanmamız gereken yaklaşık 500 metrelik bir yükselti var.

Molada bir şeyler atıştırıp, sıcak bir çay içiyoruz ve Küçükhacet zirveye doğru tırmanışa geçiyoruz. Keyifli bir tırmanış sonrası saat 13.50 sularında 2548 metrelik zirvedeyiz. Tebrikler, kutlamalar. Zirve fotoğrafını çekip, yemek için mola veriyoruz. Hava güzel olunca rahat rahat yemeğimizi yiyip, keyif yapıyoruz. Saat 14.30 sularında zirveden ayrılıp, Büyükhacet’e doğru uzanan sırt hattından inişe geçiyoruz. Bugün Kaynar mevkisinde kamp atacağız. Kaynar Küçükhacet ile Büyükhacet zirvelerini birbirine bağlayan sırt hattının ortasında, suyu olan bir yer. Çankırı’lı arkadaşlar kamp yüklerimizi buraya getirecekler.

Kaynar’ın yükseltisi 2040 ve bizler yaklaşık 550 metre yükselti kaybederek Kaynar’a ulaştığımızda saat 15.55 olmuştu. Arkadaşlar çadırlarımız getirip, bırakmışlar. Çadırlarımızı görünce seviniyoruz. Önce birazcık dinlenip, çadırlarımızı kuruyoruz. Sonrasında ayakkabılarımızdan kurtuluyoruz. Ayaklarımızı soğuk suda bekletip dinlenmelerini sağlıyoruz ve sonrasında çimlerin üzerine yayılıp güneşin keyfini çıkarıyoruz. Yemeğimizi hazırlayıp, çaylarımızı içiyoruz. Güneş tepelerin arkasında kaybolup hava hızla soğuğunca; bizler yorgunluğunda etkisiyle çadırlara çekilip dinlenmeye geçiyoruz. Yarın buradan önce Büyükhacet zirveye, sonrasında da doğuya doğru devam edip Karataş Vadisinden önce Kösençayırı Göletine; sonrasında da Tosya’nın Ekincik Köyüne ulaşmayı planlıyoruz.

GPS kayıtlarına göre bugün 14.4 km.yi yaklaşık 6 saat 40 dakika tamamlamışız. En düşük 1810 rakıma inerken; en yüksek küçükhacet zirvesine yani 2548 metreye ulaşmışız.

21 Mayıs 2017 Pazar

İki günün yorgunluğuyla geceyi derin bir uykuda geçiriyoruz. Sabah çadırdan dışarı adım attığımızda havanın yine kapandığını ve yoğun bir sis bulutunun içinde olduğumuzu görüyoruz. Kalkıp önce kampımızı toplayıp, kahvaltımızı yapıyoruz. Kamp malzemelerini burada bırakacağız. Arkadaşlar buradan alıp Çankırı’ya götürecekler. Bizde akşam Çankırı’dan kamp malzemelerini alıp, Ankara’ya devam edeceğiz.

Kamp malzemelerini uygun bir yerde toplayıp, yağmur ihtimaline karşı üzerlerini güzelce örtüp, bırakıyoruz. Artık üçüncü güne başlama zamanı. Saat 07.15 sularında kamptan ayrılıyoruz. Kaynar sırtına çıktığımızda sis bulutu dağılıyor. Ancak hava kapalı, hafifçe esen soğuk bir rüzgar bizlere eşlik ediyor. Sırttan Büyükhacet külahına doğru hafif hafif yükselerek ilerliyoruz. Yaklaşık 1,5 saatlik yürüyüş sonunda saat 08.45 sularında külahın altındayız. Kısa bir nefeslenme molası ve tırmanmaya devam. Yaklaşık 40 dakika sonra saat 09.25 sularında 2587 metrelik Ilgaz Büyükhacet zirvesine ulaşıyoruz. Burada oldukça sert esen soğuk bir rüzgar bizi karşılıyor. Kutlamalar tebrikler ve zirve fotoğraflarının çekiminden sonra çok fazla zaman kaybetmeden hemen doğuya doğru inişe geçiyoruz. Zirvenin biraz altına indiğimizde bizi özenle yapılmış bir mezar karşılıyor. Şaşırıyoruz.

İnişe devam. Artık havada bozmaya başladı. Sanırım yağmur gelecek. Bizlerde mümkün olduğunca hızlı hareket etmeye çalışıyoruz. Saat 10.45 sularında Karataş Vadisine ulaşan sırt hattının başındayız. Vadiye doğru inişe geçiyoruz. Yavaş yavaş başlayan yağmur, indikçe hızını artırıyor. Biraz zaman geçtikten sonrada kara dönüşüyor.

Yine ıslandık. Yorgunluğumuz da had safhada. Bu koşullarda inmeye devam ediyoruz. Nihayet vadi tabanına ulaşıyoruz. Saat 11.30 sularında iki derenin birleştiği bir noktada kısa bir dinlenme ve yemek molası verip, birazcık dinleniyoruz. Mola sonrasında orman içi bir patikayı takip ederek saat 12.30 sularında 1660 rakımlı Kösençayırı Göletine şiddetli bir yağmur altında ulaşıyoruz. Bizi göletin bekçisi İsmail karşılıyor. Dağ başında yapayalnız, balıkçılara karşı göleti bekliyor. Gölete bakan küçük gözetleme kulübesinde yaktığı ateşin üzerinde hazırladığı çaydan bizlere ikram ediyoruz. Bizim için müthiş özel bir an. Sırılsıklam ıslaksınız ve yanan bir ocakla karşılaşıyorsunuz ve yorgunluğunuza karşı odun ateşinde hazırlanmış çay ikram ediliyor. Başka ne istersiniz ki. Yorgunluk bir anda mutluluğa dönüşüyor.

Burada yaklaşık bir 45 dakika kadar zaman harcıyoruz. Çay içip, dinleniyoruz ve İsmail’le sohbet ediyoruz. Bu arada yağmur da hafifliyor. Bizler de yağmurun hafiflemesini fırsat bilip, bu güzel yerden ayrılıp, Ekincik Köyüne doğru inen yolu takip ederek inişe geçiyoruz. Saat 16.00 ve bizler 1100 rakımlı Ekincik Köyündeyiz. Böylece 3 günlük faaliyetimizi sonlandırmış oluyoruz.

GPS kayıtlarına göre bugün yaklaşık 8,5 saatte 23,6 km kat etmişiz. En yüksek 2586 metreye çıkarken, yürüyüşümüzü 1103 rakımda bitirmişiz.

Ekincik köyünden bir araç bulup 10 km uzaklıktaki Tosya’ya ulaşıyoruz. Önce Ankara’ya dönmek için araç bakıyoruz ama tüm araçlar dolu. Baktık ki araç yok, rahat rahat önce karnımız doyuruyoruz. Sonrasında 60 TL’ye bir taksi kiralayıp Ilgaz kavşağına gidiyoruz. Buradan otostop çekip, ikişer ikişer iki ayrı araçla Çankırı’ya ulaşıyoruz. Otobüs terminalinden Ankara’ya hareket edecek ilk otobüsten biletlerimizi alıyoruz. Bu arada Çankırı’lı dostlarımız zorda olsa kamp malzemelerimizi Kaynar’dan alıp Çankırı’ya getirmişler. Biz Çankırı’ya inince malzemelerimizi garaja kadar getirip bizlere teslim ediyorlar.

Her şey tamam. Çankırı’lı dostlarla vedalaşıp Ankara’ya hareket edip, faaliyetimizi noktalıyoruz.

3 günün kısa hikayesi

a.) 3 günde toplamda Ilgaz Serçeler Köyünden başlayıp, Tosya Ekincik Köyüne kadar toplam 56.7 kilometreyi 23 saatte yürümüşüz.
b.) Yürüyüşe 1367 rakımdan başlayıp, 1100 rakımda sonlandırdık. Ancak yürüyüş güzergahının ortalama yüksekliği 2000-2200 arasındadır.
c.) Yürüyüş esnasında 4 zirveden geçilmiştir. Emirgazi Tepesi (2403 m), Yurdum Tepe (2350 m), Küçükhacet Zirvesi (2548 m) ve Büyükhacet zirvesi (2586 m) bu zirvelerdir.
d.) Birinci ve üçüncü gün sürekli yağmur altında yüründü. Yağmur yüksek kesimlerde kar ve tipiye dönüştü. Ancak 2. Gün hava yürüyüş için idealdi.
e.) Bu faaliyette bu insanlaraa nasıl teşekkür edilir denilir cinsten yardımlar gördük. Başta çantalarımızın kamptan kampa naklini sağlayan Çankırı Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübünden Nuri Erkenci ve Mustafa kemal Karatatar; TRT vericisindeki dostlar Yusuf ve Tahsin; Kösençayırı göleti görevlisi İsmail ve Ekincik Köyünden Abdullah'a canı gönülden teşekkür ediyoruz.

Yüksel ALPKAYA
20 Haziran 2017 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları