Kalecik Hasayaz Yürüyüşü - 22 Ocak 2017 Pazar

22 Ocak 2017 Pazar günü, Kulübümüzün 2017 yılı faaliyet programında yer alan doğa yürüyüşü etkinliği için Kalecik Hasayaz’daydık. Bu rotayı ilk kez Ocak/2014’de yürümüş ve çok keyif almıştık. Bu nedenle yürüyüş tarihi olarak yine aynı tarihleri belirlemeye çalıştık ve yine çok keyifli bir faaliyet gerçekleştirdik. Aracımız Pazar sabahı saat 08.00’de Sezenler Sokak'tan hareket ediyor ve yoldan katılanlarla birlikte ekibi tamamlıyoruz. 18 kişiyiz. Hava soğuk ancak açık. Güzel bir gün olacağa benziyor. Saray’da verdiğimiz kısa bir molada kahvaltımızı yapıp, eksiklerimizi tamamlıyoruz. Tozluklarımızı takıyoruz. Şehirde çok fazla kar yok. Ancak Kalecik’e yaklaştıkça tepelerde oldukça fazla kar olduğu belli oluyor. Baykuş Boğazına dönmeden sola, Hasayaz yoluna giriyoruz. Sağ tarafımızda üzerinde yürüyeceğimiz sırt hattında çok fazla kar var. Yeşilöz Köyünün çıkışında yolculuğumuz sona eriyor. Kısa bir hazırlık sonrası, saat 10.00 sularında 840 rakımdan yürüyüşe -daha doğrusu tırmanmaya- başlıyoruz. Hava aydınlık, her yer pırıl pırıl.

Sola doğru uzanan ince sırt hattını takip ederek yükseliyoruz. Kar sert, batmıyor. Bu bizim için iyi. Hızlı ilerliyoruz. Ancak rota oldukça dik. Nefesimizi alıştırmak için kısa sürelerle nefeslenme molaları vererek yükseliyoruz. Yaklaşık bir buçuk saatlik tırmanış sonrası 1315 metrelere ulaşıyoruz. Saat 11.30. Buraya kadar hep tırmandık. Şimdi önümüzde kısa bile olsa bir düzlük var. Kısa bir nefeslenme molası verip, bir şeyler atıştırıyoruz ve sonrasında karşımızda yükselen tepeye doğru düzlükte ilerlemeye başlıyoruz. Kar halen sert ancak güneşin etkisiyle hafiften yumuşamaya başladı.

Saat 12.00 sularında 1412 metrelik tepenin zirvesindeyiz. Buradan her yeri net olarak görebiliyoruz. Gerek sağ tarafımızdaki vadinin ortasından ilerleyen Karaboğaz deresini gerekse sol tarafımızda Çankırı yolunu rahatlıkla görebiliyoruz. Tepede fazla oyalanmadan hemen güneye doğru inişe geçiyoruz. Sırt hattından ormana gireceğiz. Tekrardan 1300’lere indik. Sırttan itibaren orman başlıyor ve bizler tatlı bir eğimle yavaş yavaş yükseliyoruz.

2014 yılında bu parkuru yoğun sis altında yürümüştük. O zaman sisten ormanın bu kadar büyük ve güzel olduğunu farketmemişiz. Şimdi Kalecik gibi ağaçtan yoksun bir bölgede çam ağaçlarının arasında karlar içinde yürüyoruz. İnişler, çıkışlar şeklinde devam yürüyüşümüz sonrasında ormanın sona erdiği noktaya ulaşıyoruz. Saat 14.00 ve biz yine 1448 metrelerdeyiz. Yorulduk ve açıktık. Artık yemek molası verme zamanı. Tam tepede, manzaralı bir noktada yemek molası veriyoruz. Bir şeyler atıştırıp, sıcak bir şeyler içerek güç toplamaya çalışıyoruz. Biraz dinlendikten sonra saat 14.20 sularında tekrar yola devam. Yine bir iniş, 1375’lere iniyoruz. Karda artık yumuşamaya başladı. Çok fazla olmasa da her attığımız adımda ayağımızın altındaki kar çöküyor. Buna, yorgunluğumuzda eklenince hızımız oldukça azalıyor.

Yavaş yavaş yine hafif hafif yükselerek ilerliyoruz. Artık orman bitti. Sırt hattında her iki tarafı görebiliyoruz. Ancak kısa bile olsa nefeslenme molalarımızın sayısı artmaya başladı. Nihayet 15.45 sularında faaliyetimizin en yüksek noktasına ulaşıyoruz. Rakım 1487. Artık buradan itibaren parkur nispeten düz. Ancak bu bölgede kar sırt hattına çok fazla birikmiş. Yürüyüşü sonlandıracağımız Akkaynak Köyüne daha çok uzağız. Yorulduk ve havanın kararmasına da az zaman kaldı. Bu nedenle 16.20 sularında rotamızı değiştirip, Akkaynak yerine Keklicek Köyüne inmeye karar veriyoruz ve aşağılarda vadi tabanında görülen köye doğru doğu yamacından aşağıya inmeye başlıyoruz.

Nihayet saat 17.35 sularında sağ salim Keklicek Köyüne iniyoruz. Rakım 1007. Aracımız bizi bekliyor. Kısa bir derlenme toplanmadan sonra Ankara’ya yolculuğumuz başlıyor. GPS verilerine göre yaklaşık 7,5 saatlik bir performansla 14.9 kilometrelik bir mesafeyi yürümüşüz. En düşük 841 rakımı görürken, en yüksek olarak ise 1488 metreye çıkmışız.

Yüksel ALPKAYA
Faaliyet Raportörü
26 Ocak 2017 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları