Yeşilöz Erenler Tepesi Yürüyüşü - 05 Mart 2017 Pazar

05 Mart pazar günü 18 kişilik bir ekiple Güdül Yeşilöz Erenler Tepesinde çok güzel bir havada, orman içinde; ancak karla boğuşarak 7,5 saatlik bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdik.

Aracımız Pazar sabahı saat 07.30’da Sezenler Sokaktan hareket ediyor. Yoldaki duraklardan binenlerle 18 kişilik ekibi tamamlıyoruz. Yürüyüşün lideri her zamanki gibi faaliyet hakkında kısa bir bilgilendirme yapıp, uyulacak kuralları hatırlatıyor ekip üyelerine. Çünkü bugün ekipte bizimle ilk defa yürüyecek 4-5 arkadaş var.

Ayaş’ta mola veriyoruz. Kahvaltımızı yapıp, eksikliklerimizi tamamlıyoruz ve Güdül Yeşilöz’e hereket ediyoruz. Saat 10.00 sularında yürüyüşe başlayacağımız sırta ulaşıyoruz. Kısa bir hazırlık sonrası ormanın içine doğru yürüyüşe başlıyoruz. Saat 10.05 ve rakım 1440 civarları.

Hava açık ve gökyüzü pırıl pırıl. Ancak soğuk hissediliyor. Zeminde de oldukça fazla kar var. Ancak kar sert, batmıyor. Bu yüzden rahat ilerliyoruz. İlk tepeyi aştığımızda incelme molası veriyoruz ve üzerimizdeki üstlükleri çıkarıp, içlik ve polarla yürüyüşe devam ediyoruz. Rota rahat. Zaman zaman hafif hafif yükselip inerek sırt hattını takip ediyoruz. Hep ormanın içindeyiz. Her ne kadar aramızda ilk defa yürüyenler bulunsada tempomuz gayet iyi. Kopmalar yaşanmıyor.

Güneş yükseldikçe sıcaklık artıyor ve bizler üzerimizdeki polarları da çıkarıyoruz. Ancak sıcaklığın artması zemini yumuşatıyor. Artık sabahki kadar rahat yürüyemiyoruz. Sert zeminde rahat bir şekilde yürürken birden bire yumuşak zemine denk gelip, attığımız bir adımda dizlerimize kadar kara gömülüyoruz. Bu da bizi hem yoruyor, hem de her adımımızı tedirgin atmaya neden oluyor.

Saat 14.00 sularında arkadan “artık acıktık, bir şeyler yiyelim, birazcık dinlenelim” gibisinden hafif hafif şikayetler duyulmaya başlandı. Önümüzdeki yokuşu çıkıp, Erenler Türbesinin bulunduğu düzlükte, türbeye yakın bir noktada yemek molası veriyoruz. Bir şeyler atıştırıp, sıcak bir şeyler içiyoruz. Dinleniyoruz. 14.20 sularında tekrar yola koyuluyoruz. Artık rotamız sırt hattında düz bir parkuru takip ediyor. Önce Erenler Türbesine ulaşıyoruz. Burada birkaç fotoğraf çekildikten sonra orman içinden Hüyük Göletine doğru inmeye başlıyoruz.

Gölete ulaştığımızda saat 16.15 olmuştu. Hemen hemen altı saattir yürüyoruz. Karla boğuşmaktan oldukça fazla yorulduk. Etrafı çamlarla çevrili ve buz tutmuş göle karşı kısa bir dinlenme molası veriyoruz. Güneş tepemizde pırıl pırıl parlıyor ve manzara müthiş. 10 dakikalık bir dinlenme molasından sonra klasik grup fotoğrafımızı çekilip, aracımızın bizi beklediği Aşağıhüyük Köyüne doğru inişe geçiyoruz. Zaman zaman karşımıza çıkan oldukça dik bölümleride dikkatle inerek 17.40 sularında 1410 rakımlı köyde bizi bekleyen aracımıza ulaşıyoruz.

Bütün gün karla boğuştuk. Ayaklarımız tamamen ıslandı. Köy meydanında akan çeşmede ayaklarımızı ve tozluklarımız yıkayıp, kuru çorap ve ayakkabılarımızı giyip, Ankara’ya hareket ediyoruz.

GPS kayıtlarına göre 7.5 saatlik bir performansla 14.8 km.yürümüşüz. En düşük 1185 rakıma inip; en yüksek de 1745 metreye çıkmışız.

Yüksel ALPKAYA
15 Mart 2017 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları