Kıbrısçık Deveören Doğa Yürüyüşü - 11 Aralık 2016

2016 yılı faaliyet programında yer alan Kıbrısçık Deveören Köyü doğa yürüyüşünü 11 Aralık pazar günü 17 sporcu ile gerçekleştirdik. Hafta içinde faaliyet duyurusunu yaparken Kıbrısçık’ın uzaklığını dikkate alarak, başlangıçta aracımızın hareket saatini 07.00 olarak belirlemiş olmamıza rağmen, hafta ortasında katılımcılardan gelen istekler doğrultusunda –birçok arkadaş saat 07.00’de havanın zifiri karanlık olduğunu ve ulaşımda sıkıntı yaşayacaklarını ifade ettiler.- hareket saatini 07.30 olarak değiştirmek zorunda kaldık.

11 Aralık 2016 pazar sabahı saat 07.30’da –hava halen karanlık- Sezenler Sokak'tan hareket ettik. Yoldaki duraklardan binecek arkadaşları da aldıktan sonra ekibi tamamlıyoruz. Bu rotada ilk defa yürüyeceğiz. Rota hakkında kısa bir bilgilendirme yapıp, yürüyüş kuralları konusunda arkadaşları bilgilendiriyorum. Beypazarı Mevlana Lokantasında kahvaltı ve ihtiyaç molasından sonra yönümüzü Kıbrısçık’a çeviriyoruz. Saat 10.30 sularında Deveören Köyündeyiz. Deveören köyü, Kıbrısçık’a 10 km uzaklıkta ve Kıbrısçık yolundan 5 km içerde bir köy. Hayvancılıkla geçinen köy 1231 rakımlı bir yamaçta kurulmuş. 2012 sayımında 180 olan nüfusu günümüzde 80’e kadar gerilemiş.

Saat 10.40 sularında yürüyüşe başlıyoruz. Rakım 1252. Hava aydınlık ve yürümek için ideal bir hava var. Yürüyüşe başlar başlamaz köyün sırtını dayadığı tepeyi tırmanmaya başlıyoruz. Zemin taşlık ve kayalık. Küçük meşe ağaçlarının arasından yükselmeye çalışıyoruz. Yürüyüşün başında birdenbire dik yükselince nefesini kontrol edemeyen arkadaşlar zorlanmaya başladı. Küçük nefes molaları vererek, zaman zaman yol vermez meşelikleri yara yara yaklaşık bir saat sonra 11.40 sularında 1542 rakımlı sırta ulaşıyoruz. Geldiğimiz mesafe 1 km. den biraz fazla ve bizler bir saat içinde 290 metre civarında yükselmişiz. Manzara müthiş ve burada kısa bir mola verip, manzaranın keyfini çıkarıyoruz.

Mola sonrası sırttan devam ediyoruz. Artık karlı zeminde yürüyoruz. Ancak buralarda yürüyüşümüzü engelleyecek kadar çok fazla kar yok. Meşelikten kurtulduk, ormanda yürüyoruz. Belli bir süre sırta düz şekilde ilerleyip, bir sırta tırmanıyoruz; sonra tekrar kısa bir süre düzlük, sonra tekrar bir tırmanma. Yürüyüşümüz böyle devam edip gidiyor. Ancak ekip nefes kontrolünü başardı ve herkes aynı tempoda ilerliyor. Saat 13.20 sularında, yürüyüşe başladıktan 2,5 saat sonra bir açıklıktayız. 1860 metrelerdeyiz. Nihayet ormandan çıktık. Karşımızda dik bir tepe yükseliyor. Bu tepeyi aşıp arkasından devam edeceğiz. Ancak karın şekli değişip –aşağılarda ıslak kar şeklindeyken yükseldikçe toz kar şeklinde- seviyesi de artmaya başladı. Toz karda dizlere kadar gömüle gömüle tepeye tırmanmaya çabalıyoruz. İz açarken yorulanlar yerini bir başkasına bırakıyor, dinlenmek için geri kalıyor.

Uğraşa uğraşa nihayet 1986 metrelik tepenin zirvesindeyiz. Saat 14.20. Buraya kadar yaklaşık olarak 5,5 km yol kat etmişiz. Yorulduk ve acıktık. Burada 20 dakikalık bir dinlenme ve öğle yemeği molası veriyoruz. Bir şeyler atıştırıp, sıcak bir şeyler içerek kaybettiğimiz gücü toplamaya çalışıyoruz. Çünkü karşımızda tırmanmamız gereken daha yüksek bir tepe var. Hafif hafif rüzgar esiyor.

14.40 sularında tepenin arkasına doğru dik bir parkurdan karşıdaki tepeyi birbirine bağlayan sırt hattına doğru inişe geçiyoruz. 1945’lerdeki sırt hattına iniyoruz ve tekrar ormanın içindeyiz. Orman içinde güneşin sıcaklığı etkisi kaybedince üşümeye başladık. Sırttan hızlı bir şekilde karşımızda yükselen tepeye doğru ilerliyoruz. Ancak ilerledikçe yükselti kaybediyoruz. Saat 15.00 ve biz 1915’lere indik.

Şimdi tekrardan tırmanmaya başlayacağız. Yemekten sonra bu hiç kolay olmayacak. Üstelik önümüzdeki parkur dik ve kayalık. Daha fazla zaman ve yükselti kaybetmemek için tepeye doğru yükselen kayalık kılçığa yöneliyoruz. Artık kayadayız ve kılçığın her iki tarafı da yüzlerce metrelik uçurum. Dikkatli bir şekilde adrenali yüksek bir geçişle kılçığı geçiyoruz. Tekrar 1970’lerdeyiz. Artık daha rahat bir zemindeyiz. Ancak zemin halen kayalık ve üstü karla kaplı. Bastığımız yere dikkat etmek zorundayız. Aceleyle atacağımız yanlış bir adımda zarar görmek mümkün. O yüzden attığımız her adımı kontrol ederek atıyoruz. Daha güvenli bir şekilde ilerleyebilmek için tekrar alçalmaya başladık ve kaya etabını geçtiğimizde 1945’lere inmiş olduk. Artık tırmanacağımız tepenin altındayız. Ancak in-çık çok zaman kaybettik. Yorulduk.

Bileklere kadar gömülen karda dik parkuru tırmanmaya başlıyoruz. Yorulan bir ekip geri kalmaya başladı. Saat 16.00 sularında 2035 metrelere yükseldiğimiz güneş gören bir düzlükte nefeslenme molası veriyoruz. Ekip bir şeyler atıştırıp kendine gelmeye çalışıyoruz. 10 dakikalık bu mola sonrası karşımızda duran ve oldukça dikleşen tepenin kalan kısmına tırmanmaya başladık. Yavaş yavaş adım adım tırmanarak nihayet 16.30 sularında 2130 metrede tepeye ulaşıyoruz. Sırtta karşıdaki tepelerin ardında kaybolmaya niyetlenmiş ve ışıkları etkisini oldukça yitirmiş güneşi görmeye başladık. Buraya kadar yaklaşık olarak 8 km. gelmişiz.

Planımıza göre sırttan devam edip, Kıbrısçık’ın üstlerinde aracımıza ulaşmamız lazım. Ancak çok geç kaldık. Karanlığa kalacağız. Havanın kararmasına hemen hemen bir saatten daha kısa bir zaman kaldı. Bu nedenle hemen rotamızı değiştirip, karanlığa kalmadan güvenli bir şekilde aracımıza ulaşabileceğimiz parkura yöneliyoruz. Yeni plana göre bulunduğumuz tepenin batısında yer alan vadiye inecek ve vadide yer alan Köroğlu’na giden yola ulaşacağız ve yoldan devam edeceğiz.

Kısa bir nefeslenme sonrası Kıbrısçık’ta bizi bekleyen şöförümüz Mehmet beye telefon edip planımızdan haberdar ediyoruz ve gelebildiği kadar yoldan yukarıya gelmesini istiyoruz. Hemen inişe geçiyoruz. Artık tamamen toz kar içinde hızla iniyoruz. Parkur in in bitmiyor. İyice aşağılara, yola indiğimizde hava iyice kararıp ve tepemizde ay dolunay haliyle görülmeye başladığında saat 17.45 olmuştu. Ama artık yoldaydık. Yoldan serbest yürüyüş moduna geçip güvenli bir şekilde ay ışığının altında aracımıza doğru yürümeye başladık. Aracımıza ulaştığımızda rakım 1500; saat 18.20 olmuştu. Kısa bir üst baş değiştirme sonrası Ankara’ya doğru yola koyulduk. Herkes gün boyu karla boğuştuğundan yorulmuştu ve kısa bir süre sonra herkes uykuya daldığında hiç durmaksızın devam edip saat 21.00 sualarında sağ salim Ankara’ya ulaştık.

GPS verilerine göre; ekip oldukça hızlı olmasına rağmen 12,5 kilometreyi 7 saat 40 dakikada kat etmişiz Her ne kadar mesafe kısa gibi görünse de parkur oldukça zordu. Yürüyüşe 1252’den başlayıp, en yüksek nokta olarak 2122 metreyi ulaşıp;1500 rakımda da yürüyüşü bitirmişiz.

Yüksel ALPKAYA
Faaliyet Raportörü
15 Aralık 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları