Çamlıdere Yaylası-Aluç Dağı Doğa Yürüyüşü 10 Ocak 2016

2016 yılının ilk yürüyüşünü Çamlıdere Yaylası – Aluç Dağı Doğa yürüyüşünü yapmak üzere 10 Ocak Pazar günü sabahın erken saatlerinde yola koyulduk. Güzargah boyunca yer alan katılımcılar ile buluşmamızdan yaklaşık 1 saat sonra saat 08:10’da Kızılcahamam Mevlana tesislerine ulaşmıştık. Yarım saatlik kahvaltı ile son hazırlıkların tamamlanması ve akşam dönüşte teslim alacağımız organik süt siparişlerinin verilmesinden sonra Çamlıdere yaylasına doğru yola devam ettik.

Saat 09:10 sularında, aracımızdan iner inmez koşarak bizi karşılayan daha sonra bir grup arkadaşla Çomar adını verdiğimiz köpeğimizle birlikte, Mustafa KARABULUT beyin rehberliğinde, Engin ALKAN beyin artçılığı ile yürüyüşümüze başlamış olduk.

Başladığımız nokta 1350 rakım düzeyindeydi. 1 hafta önce bu noktada çok daha fazla kar olmasına rağmen bu hafta yüzeyde ince bir kar tabakası ve altta buzlaşmış bir doğayla karşılaştık. Acaba kramponlarımızı getirseydik diye latifede bulundum. Yükselmeye başladığımızda artan kar kendini göstermeye başlamıştı. Bizimle beraber yürüyen Çomarımızın bir ara ağzında kemik parçasıyla bizi takip ettiğini farkettik. Bırakmayada hiç niyeti yoktu. Yalnız yemeğede niyetli değildi. 7 saat boyunca o şekilde yürümesine gönlümüz razı gelmediği için bir şekilde ağzından düşürüp kemiği daha sonra geri vermek üzere aldık. Çam ormanlarının içinde içimize çektiğimiz temiz hava ve muhteşem kar manzarası ile birlikte tırmanmaya devam ettik. Bir ara Çomarı göremeyince acaba kemiğini aldık diye küstü mü, yoksa bu yokuşu ben çıkamayacağım diye düşünmüştür düşüncesi içinde iken, hemen ileride beliriverdi. Bizi yalnız bırakmayacaktı. :)

500 metre yükselip 1850 metreye, artık zirveye ulaştığımızda saat 12:30 du. Sıcak çay, arkadaşlarımızın getirdikleri yiyeceklerin paylaşımları ile verdiğimiz 20 dk lık moladan sonra dönüşe geçtik. Bu arada Çomarın kemiğini de vermeyi unutmadık tabiiki. Hafif bir iniş, sonra hafif yokuş çıktıktan sonra yine o bembayaz bir örtü ile kaplanmış çam ormanının içinden geçerek saat 16:00 da Çomar ile birlikte başladığımız noktaya döndük.

Dönüşte Kızılcahamam da yarım saatlik alışveriş molası, Mevlana tesislerinden sabah verdiğiniz süt siparişlerinin alınmasından sonra Ankara ya dönüşe geçtik. 2016 yılının ilk yürüyüşünde beraber olduğumuz tüm katılımcı arkadaşlarıma uyum içinde, bir ekip ruhu ile dostça davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum.

Raportör: Zeliha ERCAN

Faaliyet Raportörü

12 Ocak 2016 - Ankara

NOT: Dağcıların genelinde oluşan diz problemlerinin tedavisi için, 2015 yılı Tahtalı etkinliğimiz esnasında Cüneyt AYTEN beyden almış olduğum Dana Paça çorbasının tarifini sizlerle paylaşmak isterim.

Tütsülenmiş dana bacağını iyice temizliyoruz. Yanmamış tüyleri alıyoruz. Düdüklü tencereye koyuyoruz. ­Biaz patates, ­ biraz kuru soğan, ­bir baş sarımsak,

­tane karabiber,

­ havuç,

­ defne yaprağı,

­ sirke, tuz ve tercihen limon ilave ederek üzerini aşmayacak kadar su ilave ederek tencerenin uygun ayarında 5 ila 7 saat kısık ateşte kaynatıyoruz. Daha sonra etleri küçük küçük doğruyor ve kemiklerin iliklerini de alarak iyice sıyırıyoruz.

Afiyet olsun.

  • Etkinlik Fotografları