Ayaş Abdüsselam Dağı Yürüyüşü - 02 Şubat 2016 Pazar

Ayaş Abdüsselam Dağı yürüyüşü için saat 08.00’de Sezenler Sokak'tan hareket eden aracımız; Ayaş Yolu üzerindeki durak noktalarından binecek arkadaşları aldıktan sonra ekip tamamlandı. Faaliyet sorumlusu Adil YAZIBAKAN yürüyüş ve uyulması gereken kurallar hakkında bilgiler verip, faaliyetin rehberliğini kendisinin, artçılığını ise Necmettin KARABURGU'nun yapacağını açıkladı. Sabah kahvaltısı için Yenikent’te mola verildi. Saat 09.30'da Gökler Köyünün bir kaç km ilerisinde yürüyüşe başlayacağımız noktaya ulaşıldı. Ekip kısa bir hazırlıktan sonra yürüyüşe başladı. Hava çok güzel. Güneşli ve açık, gökyüzü pırıl, pırıl. Her yürüyüşümüzde maruz kaldığımız o sert rüzgarların esamesi yok bugün. Ayrıca kış aylarının ortasında olmamıza rağmen dağda kardan eser bile yok. Tepeye kadar biraz yürüdük düzlük bir alanda klasik ısınma hareketleri ile tanışma faslını yerine getirdik.

Yol boyunca kulaklarımızdan Belediyeye ait olan ve Abdüsselam Dağından taş çıkartan inşaat makinalarının sesi hiç eksik olmadı. Oysa ki biz doğaya, doğanın sessizliğini dinlemek için gidiyorduk. Zirveye yaklaştığımızda taş ocaklarının kocaman bir dağı neredeyse yok etme düzeyine geldiğini ve zirve kayalıkların başladığı noktaya kadar geldiklerini gördük. Umarım seneye geldiğimizde zirveyi yerinde görebiliriz. Bu dağda çok verimli bir toprak olduğunu sanıyorum. Tarlaların dışındaki arazide hiç ağaç yok. Ama ekili tarlalar var tabii ki. Öğleğe doğru Abdüsselamın zirvesine ulaştık. Zirvede hava soğuk. Bu nedenle çok fazla durmadan hızlıca zirve fotograflarını çektik. ve dinlenmek ve yemek molası vermek için aşağıda bulunan antik mağaralara doğru yola koyulduk.

Dağın eteğinde (Zirvenin alt katı diyebiliriz) yer alan antik mağarada mola verdik. Yemekler yendi, çaylar içildi, ikramlar yapıldı. 12.20'de tekrar yola çıkıldı. Bu dağın rotası dümdüz gidilirse kısa bir rota. Bu yüzden rotayı uzatmak için dağın kuzeyine ve kuzey batısına doğru rotayı biraz uzattık. Tarlalara yaklaşıldığında önceden yağan yağmurdan dolayı nemlenen toprak, yürürken çamur topakları halinde botlarımıza yapışıp kaldı. Uzun süre ayakkabılarımızın altına yapışan bu bir kaç kilo fazladan ağırlıkla yürüdük. Saat 16.00 civarında Tekke Köyüne ulaştık. Burada aracımız bizi bekliyordu. Köy çeşmesinde ayakkabılarımızın altında biriken çamurlardan kurtulup, arabamıza binip Ankara'ya doğru yola koyulduk. Böylece bir etkinliği daha sıkıntısız ve sağ salim tamamlamış olduk.

Adil YAZIBAKAN
Faaliyet Raportörü
14 Şubat 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları