Saçlık Tepe Yürüyüşü - 08 Şubat 2015 Pazar

08 Şubat 2015 Pazar sabahı saat 07.00’de; geçen yıl Ocak ayında tırmandığımız ve 2250 metre yüksekliği ile Köroğlu Dağlarının Köroğlu Tepesinden sonra en yüksek ikinci noktası olan Saçlık Tepesine tırmanmak amacıyla Sezenler Sokaktan 17 kişiyle hareket ediyoruz. Kızılcahamam Mevlana Tesislerinde verilen kahvaltı ve ihtiyaç molası sonrasında, önce Gerede, sonrasında Dörtdivan derken saat 10.00 sularında Kadılar Yaylası yolundayız. Aslında yaylaya ulaşacağımız konusunda pek emin değiliz. Geçen hafta boyunca yağan kardan dolayı her yerde gereğinden fazla kar var ve eğer yaylaya bizden önce aracıyla giden birileri yoksa bizim yaylaya ulaşmamız pek mümkün olmaz diye tahmin ediyoruz. Ama yine de tek hedefimiz yaylaya ulaşamazsak bile, yaylaya en yakın noktaya kadar aracımızla gidebilmek.

Bu umutlarla yola devam ederken daha Çitler Yaylasını geçer geçmez aracımız kara saplanıyor. Bir umut aracımızı saplandığı yerden kurtarıp devam etmek istiyoruz. Herkes aşağıda. Öne, arkaya doğru aracımızı iterek kurtarmaya çalışıyoruz. Biz çabaladıkça aracımız daha fazla kara saplanıyor. Her başarısız çaba sonrasında yeni bir yöntem bulup, tekrar aracımıza yükleniyoruz. Lastiklerin altına taş döşeme, altına kuru dal ve aracın paspaslarını koymak, sert zemine kadar tekerleklerin altından karların temizlenmesi. Ancak ne yaparsak yapalım nafile, aracımızı battığı yerden çıkaramıyoruz.

Bu arada dakikalar akıp gidiyor ve bizim de Saçlığa tırmanma hayalimiz yavaş yavaş kaybolmaya başlıyor. Çünkü yürüyüşe başlama saati olarak planladığımız saat 10.15 sularında Yaylaya ulaşıp yürüyüşe başlasaydık, akşam hava karardıktan sonra yaklaşık bir saat kadar karanlıkta yürüyerek arabamıza geri dönebilecektik. Bu koşullarda Saçlığa tırmanmamıza zamanımız yetmeyecek.

Nihayet saat 12.00’de aracımızı battığı yerden kurtarıyoruz. İleriye gitme imkanı yok. Arkadaşlarla kısa bir değerlendirme yapıp, bu saatten sonra şartları zorlamak yerine bölgede bir doğa yürüyüşü yaparak günü değerlendirme kararı alıyoruz. Aracımızı güvenle bir yere kadar indirip, saat 12.15 sularında karşımızda bizi çağıran ormanın içine dalıyoruz. Rakım 1345. Ormanın içinde bata çıka; uzunca bir süre de koca tabanlı bir ayının karda bıraktığı izleri takip ederek günün keyfini çıkarmaya başlıyoruz.

Aslında Meteroloji’ye göre bölge bugün yağmurlu ve sisli görünüyor ama hava pırıl pırıl. Yürüyüş için mükemmel bir hava var. Saat 14.30 sularında yıkılmış bir çam ağacının yanında mola veriyoruz. Artık acıktık. 2.5 saattir yürüyoruz ama arabayı kurtarırken de epey güç harcadık. Herkes çantasından çıkardığı azıklarını birbirine ikram ediyor, termoslardaki çaylar paylaşılıyor.

Saat 14.50 sularında tekrar yürüyüşe başlıyoruz. Saat 15.00 sularında 1570 metreye ulaşıp sağa doğru hafif bir kıvrılmayla rotamızı Çavuşlar Yaylasına doğru çeviriyoruz. Her yerden sular fışkırıyor. Yukarılarda eriyen karların oluşturduğu minik dereler aşağılarda birleşip kocaman bir dere haline geliyor. Bazen orman içi patika yolu takip ediyoruz, bazen de ormana dalıyoruz. Nihayet saat 17.00 sularında 1292 metre rakımda bulunan Çitler Yaylasında bizi bekleyen aracımıza ulaşıp, beş saat süren yürüyüşümüzü sonlandırıyoruz. Bir yandan şöförümüzün bizim için hazırladığı sıcak çayları yudumlarken, bir yanda da ıslanan ayakkabılar, çoraplar değiştiriliyor.

Ve Ankara’ya yolculuk. Kızılcahamam’da verilen kısa bir molada karınlar doyuruluyor, ev için peynirler, bazlamalar satın alınıyor ve saat 20.00 sularında herkes sağ salim evlerine ulaşıyor.

Bu faaliyette GPS verilerine göre; 11,5 km yürüyüp, 266 metre yükselip, 317 metre inmişiz.

Yüksel ALPKAYA
Faaliyet Raportörü
20 Şubat 2015-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya