Kartalkaya Yürüyüşü - 12 Mayıs 2015 Pazar

Bolu Seben Göleti yürüyüşünden sonra bu hafta sonu (12 Nisan 2015 Pazar) 11 kişilik bir ekiple Dörtdivan Kartalkaya’da doğa yürüyüşü gerçekleştirdik. Aracımız pazar sabahı saat 06.30'da Sezenler Sokaktan hareket ediyor. Meterolojiye göre bugün hava yağmurlu olacak. Ancak sabahın bu erken saatlerinde hava pırıl pırıl. Pek yağmur yağacağa benzemiyor. Kızılcahamam’da verdiğimiz kısa bir kahvaltı ve ihtiyaç molası sonrası Dörtdivan üzerinden Kartalkaya yolundayız. Her yerden sular akıyor. Yola parelel devam eden derede de oldukça fazla su var. Yükseldikçe yolun özellikle kuzeyde kalan bölümlerinde kar görünmeye başladı. Parkur başlangıcına kadar arabayla ulaşmayı umuyoruz.

Nihayet saat 09.30 sularında Kındıra Yaylasının aşağılarında bulunan Bizim Alabalık Tesislerinde arabadan iniyoruz. Rakım 1362 mt. Bölgede oldukça fazla kar var ve bizler yaylaya doğru giden karla kaplı orman yolunu takip ediyoruz. Sabahın erken saatleri olmasından dolayı kar sert ve bizler kolay ilerliyoruz. Yarım saatlik yürüyüş sonrasında iki ayrı vadiden gelen derelerin birleştiği Çatak’a ulaşıyoruz. Buradan karşıya geçmemiz lazım. Ancak derelerde çok fazla su var. Biraz araştırınca suyun debisinin azaldığı bir yerden karşıya geçmeye karar veriyoruz. Ancak karşıya geçerken buz tutmuş yanlış bir kayaya basan arkadaşın ayağının kayması sonucu dereye yuvarlanması günün sürprizi oluyor. Hemen çantalardaki kuru giysiler çıkarılıyor. Islak giysiler değiştiriliyor ve karşımızda yükselen dik sırta doğru tırmanış başlıyor. 10 dakikalık bu tırmanışta hem suya düşen ve oldukça üşüyen arkadaş ile beklerken üşüyen bizler ısınıyoruz. Sırta ulaştığımızda bizi çam ağaçlarıyla kaplı düz bir alan bekliyor.

Yürüyüşe başladıktan hemen hemen iki saat sonrasında Kındıra Yaylasına geçip Kartalkaya’ya doğru uzanan sırt hattına doğru dik olarak yükselmeye başladık. Güneş iyice yükseldi. Güneşin etkisiyle çamların üzerinde birikmiş karların erimesiyle sanki yağmurda yürüyormuşçasına ıslanıyoruz. Üzerinde yürüdüğümüz karlı zemin iyice yumuşamaya başladı. Çoğu zaman bileklerimize kadar bata çıka; zaman zaman da üzeri karla kaplı ağaç boşluklarına belimize kadar gömüle gömüle ilerlemeye çalışıyoruz. Tempomuz oldukça düşüyor ve karla mücadele bizleri yormaya başladı.

Üç saatlik bir tırmanış sonrasında düz ve açıklık bir sırt hattında mola veriyoruz. Bir şeyler atıştırıp, sıcak bir şeyler içiyoruz. Burada manzara müthiş. Karşımızda bembeyaz karlarla kaplı Kartalkaya zirvesi yükseliyor. Her yer karla kaplı olduğundan oturacak bir yer yok ve bizler ayakta dinlenmeye çalışıyoruz. 15 dakikalık mola sonrasında grup olarak bir hatıra fotoğrafı çektirip, tekrar yürümeye devam ediyoruz. Artık yürüdüğümüz sırt hattı daha da daraldı. Bazen sırt hattında önümüzü kesen ve üzerleri karlarla kaplı kaya bloklarını geçmekte zorlanıyoruz. Çoğu zaman buraları geçmek için sırt hattından daha aşağılara doğru inip, sonrasında tekrar sırt hattına çıkıyoruz. Ancak bazı bölgeler o kadar dik ki.

Saat 15.00 suları. Artık rakım 1980’leri gösteriyor. Bir noktada yazın kolaylıkla geçilebilen ancak bu mevsimde tüm çatlakları karla örtülmüş karşımızda yükselen kaya bloğununun önünde tıkanıyoruz. Biraz aşağıya doğru kayıp, aşağılarından kaya bloğunun arkasına geçmeyi düşünüyoruz. Ancak eğim çok fazla ve güneşle yumuşayan kar ayağımızın altında sabun gibi kayıyor. Buradan geçmek çok tehlikeli olacak. Geçiş esnasında birisinin ayağının kaymasıyla kendisini yüzlerce metre aşağılarda bulması kaçınılmaz. Riske girmiyoruz ve Kartalkaya’ya doğru gitmek yerine daha güvenli görünen bir bölgeden direkt vadiye doğru inişe geçiyoruz.

Yaklaşık 6 saattir karla boğuşuyoruz ve oldukça yorulduk. Ayrıca bu saatten sonra aracımızın bizi bekleyeceği Kartalkaya Oteller Bölgesine planladığımız zamanda ulaşmamız mümkün görünmüyor. İndiğimiz vadiden araca ulaşabilmemiz için karşımızda yükselen sırt hattına tırmanıp arkasına geçmemiz lazım ki; bu da zaten yorgun olan bizleri daha fazla yoracak. Vadiden aşağıya doğru inip, Kartalkaya karayoluna ulaşıp, aracımızı buraya çağırmaya karar veriyoruz ve bir patikadan rahat bir tempoyla inişe geçiyoruz. Yolda karşımıza çıkan doğa harikası bir buz şelalesi bizlere “iyi ki buraya dönmüşüz” dedirtecek kadar güzellikler sunuyor. Uzun zamandır ilk kez bu kadar güzel bir buz sarkıtları görüyoruz. Buralarda bol bol fotoğraflar çekip, inişimize devam ediyoruz.

Nihayet saat 17.30 sularında Kartalkaya karayoluna ulaşıyoruz. Rakım 1540 civarları ve bizden birkaç kilometre yukarıda bekleyen aracımıza telefonla ulaşıp, bulunduğumuz yere gelmesini istiyoruz. Aracımızı beklerken ıslanan giysiler ve tozluklardan kurtuluyoruz.

Aracımız geldiğinde Ankara’ya doğru hareket ediyoruz. Kızılcahamam’da verdiğimiz kısa bir moladan sonra sağ salim evlerimize ulaşıp faaliyetimizi noktalıyoruz. GPS verilerine göre bu etkinlikte yaklaşık sekiz saatte 15.2 km mesafe kat etmişiz. En düşük 1330 metreye inip, en yüksek 1980’lere çıkmışız.

Yüksel ALPKAYA
Faaliyet Raportörü
20 Nisan 2015-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya