İdris Dağı Yürüyüşü - 15 Kasım 2015 Pazar

İdris Dağı tırmanışını gerçekleştirmek üzere, saat 07.00 de aracımız Sezenler sokaktan hareket etti. Güzergâh üzerindeki katılımcıları alarak Çubuk yolundan yolunda Mevlana tesisinde kahvaltı ederek. yolumuza devam ettik. Rehberimiz Mustafa KARABULUT, Faaliyet Yardımcımız Ziya Arif ATEŞ ve artçımız Engin ALKAN olmak üzere toplam 13 kişiydik.

Hava tüm gün pırıl pırıl ve çok güzeldi. Saat 08.45 te 1154 metre rakımlı Kalecik Gölköy’den yürüyüşümüze başladık. Güneşli fakat yakmayan, serin fakat üşütmeyen nefis bir havada yaklaşık 15 dakika yürüdük. Ziya beyin rehberliğinde bir daire oluşturup ısınma hareketleri yaptık. Tanışma faslından sonra tırmanmaya başladık.

Hava bizden yana, ekip oldukça uyumluydu. Yürüyüş devam ederken avcılar tarafından atıldığı anlaşılan silah sesleri duyduk. Bir süre sonra bazı katılımcılar domuzların sürü olarak kaçmaya başladığını gördü. Yaklaşık 300 metre aşağımızda 10­15 kadar olduğunu tahmin ettiğimiz domuz sürüsü kaçıyordu. Engin bey fotoğraf makinesi ile domuzları görüntülemeyi başardı. Hayvanların, doğal yaşam alanlarında korkutulması ve huzursuz edilmesi hepimizi üzdü.

Saat 11.20 de 1992 metreye ulaşarak zirve yaptık. Burada 40 dakika yemek, çay ve fotoğraf çekme molası verdik. Mustafa Bey yürüyüşle ilgili görüşlerimizi almak için video kaydı yaptı. Toplu fotoğraf çekiminden sonra oldukça neşeli bir şekilde yola koyulduk. Bu arada zirvenin burası olmadığı konusu konuşuldu.

Zirveden sonra yan geçişli ve düz yürüyüşler, hafif tırmanışlarla üç küçük zirve daha yaparak yolumuza devam ettik. Ekip tempolu ve kopmadan yürüdük. İnişe geçtiğimiz son sırta geldiğimiz sırada büyük bir koyun sürüsü ve sürüyü gözetleyen yaklaşık 7-8 köpek çıktı karşımıza, Mustafa Bey sürüyü ortadan bölüp geçmektense vadiye doğru yolunu değiştirdi.. Sürekli bir inişten sonra güvenli bir şekilde yanında sonbaharın sarı yapraklarıyla dolu söğüt ağıcının bulunduğu çeşme başına indik.

Bu moladan sonra yürümeye devam ederek saat 15.40’ta Hasanoğlan’ın eski Yeşildere köyüne indik. Köyde nerdeyse yerleşim yeri kalmamış. Bir kaç ev vardı sadece. Ben ve Ziya bey kaslarımızı rahatlatma ve gerdirme hareketleri yaptık. Aynı zamanda mesire alanı olan bu yerde, kaptanımız Mehmet beyin hazırladığı çayı afiyetle içtikten sonra Ankara’ya dönmek üzere yola çıktık. Bahardan kalma bir havada uyumlu, tempolu ve neşeli bir faaliyet yapmamızı sağlayan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim. Hoşça kalın Madadostça kalın

Aliye MERAL
Faaliyet Raportörü

  • Etkinlik Fotografları
  • ya