Ilgaz Yenice Köyü-Kırkpınar Yaylası Yürüyüşü - 14 EYLÜL 2014 Pazar

14 Eylül 2014 Pazar sabahı saat 05.30'da Batıkent'ten; Ben, Yüksel hoca, Ziya abi ve Eralp'den oluşan dört kişilik ekip aracımızın hareket noktası olan Maliye Bakanlığına ulaşdık. Yürüyüşlere uzun bir ara vermiştim. Bu nedenle yaz boyu gruptaki birçok arkadaşla görüşemediğimden arkadaşları özlemişim ve öncelikle faaliyete katılacak arkadaşlarla özlem giderme, selamlaşma hal hatır sorma faslını tamamladık ve ardından saat 06.00'da 13 kişiyle birlikte yola koyulduk. Başlangıçta Yüksel hoca her zamanki gibi yapılacak faaliyet hakkında ekibi bilgilendirdi, uyulması gereken kuralları hatırlattı. Ancak raportör ve artçı belirlenmedi.

Akyurt’ta vardığımızda ulaştığımızda güneş karşımızdaki İdris Dağının ardından yüzünü göstermeye başladığında ortaya çıkan müthiş manzarayı Selma Hanımın uyarısıyla farkedeip, seyre daldık. Araçta günün konusu Kulübün gerçekleştirdiği Mont Blanc tırmanışı ve Ziya abinin Mont Blanc maceralarını dinleyerek yolumuza devam ettik. Saat 09.00 sularında Ilgaz'a ulaştığımızda kahvaltı için Akbak tesislerinde 30 dakika mola verdik. Çorbalarımızı, çaylarımızı içtik. Eksikliklerimizi tamamladık. Hatta Çankırı tuzu aldık (sonradan öğrendiğimize göre Selma Hanım akşam dönüşte almak üzere ekmek bile ayırtmış) Kahvaltı sonrası yola çıktık kısa bir yolculuğun ardından Yenice köyüne geldik. Yüksel hocam artçı olarak Ziya beyi ve raportör olarak da beni görevlendirdi.

Saat 09.45'de Yenice Köyünden faaliyete başladık. Köyün içinden geçerken karşılaştığımız bir köylüden yöre hakkında kısa bir bilgiler aldık. Raportörlük yapan kişiler için çok faydalı olan bu bilgiler rapor yazmayı kolaylaştırıyor. Yüksel Hocada özellikle köylülere bölgede kerteriz olabilecek yerlerin yerel isimlerini soruyor ve öğrenmeye çalışıyor.

Hava açık ve güneşli. Gökyüzünün maviliğindeki birkaç bulut kümesi pamuk tarlası kadar güzel görünüyor. Görüş mesafesi uzun ve ancak karşımızda yükselen dik bir tepeden başka bir şey göremiyoruz. Konuştuğumuz köylü tepenin en yüksek noktasının adını türbe, tepenin üstündeki düzkükteki yaylaya da Kıymık Yaylası diye isimlendirmişti. Köyün çıkışından itibaren tırmanmaya başladık. Birden bire dik bir parkuru tırmanmaya başlamak yaz boyunca doğru dürüst yürüyüş yapmamış arkadaşların bir çoğunun -ben dahil- nefes nefese kalmalarına yol açtı. Tırmandıkça yol uzuyor, yokuş bitmek bilmiyor. Ama performansı çok iyi olan bir kaç arkadaşımız, dik parkuru sanki düz yolda yürüyorlarmışcasına rahat tırmanıyorlardı. İmdadımıza parkur üstündeki böğürtlen tarlaları yetişiyor. Buralrda kısa molalar verip hem doya doya böğürtlen yiyoruz, hem de dinlenme fırsatı yakalıyoruz.

Yaklaşık 3 saatlik bir tırmanışın sonunda saat 12.25'de Kıymık Yaylasına ulaştık. Burada kısa bir mola verip, bir şeyler atıştırıyoruz. Sağımızda Ilgaz Kayak İstasyonu görülürken, karşımızda uzaklarda yükselen tepelerin ise Ilgaz Büyükhacet ve Küçükhacet zirveleri olduğunu belirtiyor Yüksel Hoca. Mola sonrası yaklaşık 30 dakika yürüyüş sonrası karşımıza etrafı tellerle çevrili korunaklı bir yapıyla karşılaşıyoruz. Yapının etraını çevreleyen tellere asılan tabelalardan bu yapının BOTAŞ'ın Samsun, Çorum ve Kastamonu bölgelerini besleyen doğalgaz boru hattının kontrol binası olduğunu öğreniyoruz. Çok şaşırtıcı, dağın tepesinde doğalgaz boru hattı kontrol binası. Bu arada grupta, özellikle antremansız arkadaşlardan bazılarının ciddi anlamda yorulmaya başladığını farkediyoruz. Kıısa molalar vererek yürümeye devam ediyoruz. Ancak asıl tırmanmamız gereken zirve karşımızda yükseliyor. Görünüşü insanı ürpertiyor.

Zirvenin eteklerinde Yüksel Hoca grubun temposunun iyice düştüğünü farkedince; Ziya abi ve Adil abi ile birlikte yaptığı kısa bir görüşme sonrasında bir duyuru yaparak grubun ikiye ayrılacağını; faaliyete devam edemeyecek derecede kendini yorgun hisseden arkadaşları kendisinin aşağılarda görünen Eksik Köyüne indireceğini, diğerlerinin ise Ziya Hocanın rehberliğinde tırmanışa devam ederek, normal parkuru tamamlayıp, Kırkpınar Yaylasında yürüyüşün sonlanacağı bilgisini verdi. Gruptan 3 arkadaş tırmanışa devam etmeyip, ayrıldılar ve Yüksel Beyle birlikte Eksik Köyüne doğru inişe geçerken; bizler 9 kişi saat 13.15'de zirveye doğru tırmanmaya başladık.

Saat 14.30. Kısa molalar vere vere soluk soluğa zirveye ulaşıyoruz. Manzara müthiş her yer ayaklarımızın altında. Uzaklarda Ilgaz kayak merkezi ve muhteşem manzaranın yansıra, yeni yapılmakta olan teleferik inşaatını da görüyoruz. Burada 20 dakika yemek molası veriyoruz. Bugün için Meteoroloji bölgesel sağanak geçişlerinin olabileceği uyarısı yapmasına rağmen, bizler şu ana kadar tek damla yağmur görmedik. Şanslıydık. Ancak uzakardan gök gürlemeleri duyuluyor.

Saat 14.50. Harekete geçiyoruz. Hedefimiz artık faaliyetimizin bitiş noktası olan Kırkpınar Yaylası. Güneye doğru sırt hattını takip ediyoruz. Solumuzda ormanın içinde Eksik Köyünü, sağımızda ise Emirgazi Tepesini görüyoruz. Bu arada Yüksel Hoca ile yaptığımız telefon görüşmesinde onlarında daha henüz köye ulaşamadıklarını öğreniyoruz. Bu arada uzaklardaki gök gürlemeleri yaklaştı, çok yakınımızda gürlemeye başladı. Ama her ana yağmur yağabilir endişesi yaşamaya başladık. Önümüze çıkan küçük tepeleri aşa aşa yaklaşık iki saatlik bir yürüyüş sonrasında, faaliyetin bitiş noktası olan Kırkpınar Göletini nihayet uzaklardan görebildik. Ancak saat 16.50 olmuştu.

Hepimiz çok yorulmuştuk. Ziya bey herkesin çok yorulduğunu anlamış olacak ki, sırt hattından ayrıldı. Sırt hattını biraz aşağılayıp yan geçerek ormanın içine girip, yaklaşık 40 dakikalık bir yürüyüşün sonunda saat 17.30'da yola ulaşıyoruz. Bu arada Yüksel hoca ve diğer arkadaşlar saat 16.30 sularında Eksik Köyüne ulaşmışlar ve aracımızla buluşup bizi karşılamaya gelmişler.

Saat 17.30. Nihayet aracımızdayız. Aracın koltuğuna oturunca ne kadar yorulduğumuzu anlıyoruz. Ankara'ya doğru hareket ediyoruz. Ancak öncelikle kısa bir dinlenme molası ve çay keyfi için sabah mola verdiğimiz Akbak Tesislerine uğruyoruz. Sıcacık çaylar ne güzel. Buradan yöreye özgü ekmek alacaktık ama ekmek kalmamış. Oysa Selma hanım sabahtan iki ekmek ayırtmış. Onlardan birisini de dönüş yolunda araç içinde bizlere kendi elleriyle dağıttı. Dönüş yolunda Ziya Bey ve Yüksel Hocadan kısa bir faaliyet değerlendirmesi sonunda gözlerimiz yorgunluğa daha fazla dayanamıyor ve uykuya teslim oluyoruz.

Saat 22.00 sularında Ankara'dayız. Maliye Bakanlığının önünde bir faaliyeti daha sağ sağlım mutlu ve yorgun bir şekilde tamamlamanın mutluluğu ile evlerimize dağılıyoruz.

Adnan KANTAR
Faaliyet Raportörü
20 Eylül 2014-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya