Cimşit Deresi-Kızılcaören Köyü Yürüyüşü - 12 Ekim 2014 Pazar

Sekiz aylık bir aradan sonra dağlarla buluşmak gerçekten muhteşemdi. 12 Ekim 2014 Pazar günü her zamanki gibi Maliye Bakanlığının önünde toplandık. Uzun zamandır görüşmediğimiz eski arkadaşlar ile kulübümüzle ilk defa yürüyen arkadaşlarımızla tanışma ve selamlaşma faslından sonra saat 07.00’de keyifli yolculuğumuz başladı. Kulübümle yaptığım doğa yürüyüşlerinin en sevdiğim tarafı her faaliyette yeni dostlar edinme imkanına sahip olmamız. Güzel sohbetlerle süren yolculuğumuza Beypazarında Mevlana Lokantasında kahvaltı molası için ara veriyoruz. Sıcak çorba ve kızarmış ekmek ile çay sabahın en güzel anlarından biri oluyor bizim için.

Kahvaltı sonrası yürüyüş güzergahımızın başlangıcı olan Beypazarı Macun Köyüne hareket ediyoruz. Yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuktan sonra Cimşit Deresindeyiz. Hava kapalı. Hafif hafif yağmur çiseliyor. Yürüyüş rotamızın yukarıları sisle kaplı. Hazırlıklarımızı tamamlayıp saat 09.30’da 16 kişi yürüyüşe başlıyoruz. Yaklaşık yarım saat hafifçe çiseleyen yağmurun altında dereyi parelel takip eden patikalardan yükseliyoruz. İlerledikçe yağmur durdu, sis bulutları dağıldı, hava açıldı, güneş yüzünü bizlere gösterdi. Yaklaşık 1.5 saat sonra dere kenarında ilk molamızı veriyoruz. Bir şeyler atıştırıp güç topluyoruz. Ola sonrası yarım saatlik bir yürüyüş sonrası artık orman içindeyiz. Orman içinde tırmanırken ileriden yoğun bir şekilde köpek sesleri duymaya başladık. Meraklandık, bir yandan da tedirgin olduk. Biraz sonra gördük ki, köpekler ölmüş bir ayı yavrusunun başında toplaşmışlar, sanki nöbet tutuyorlar. Çok fazla yaklaşmadan burayı hızla geçiyoruz. Artık sürekli yükseliyoruz.

Saat 13.30 sularında Yüksel Bey yemek molası verdi. Ancak tüm katılımcılar yemek sonrası tırmanırken zorlaşacaklarını düşündüklerinden küçük atıştırmalarla molayı geçiştirdiler. Yemek molasını daha rahat bir yerde vermeyi kararlaştırdık. Ancak 15.00 sularında artık güç takat tükenince herkes yemek molası diye bağırmaya başladı. Ormanın bittiği noktaya zirveye çok az kala mola veriyoruz. Herkes yorgunlukla kendini bir yerlere attı. Yaklaşık 20 dakika sonra mola bitiminde herkes devam etmek için ayaklandı. Bende ayağa kalkmaya yeltenmemle bağırarak yere yığılmam bir oldu. Bırakın ayağa kalkmayı kımıldayamıyorum bile. Her tarafım kilitlenmiş durumda.

Biraz ilerleyen Yüksel Hoca grubu durdurup, yanıma geldi. Teşhis yorgunluk ve antremansızlıktan dolayı kaslarda biriken laktik asitin krampa neden olması. Yüksel Hocanın kram giren bölge ve aşağısı ve yukarısına doğru yaptığı masaj ve sonrasında sürdüğü kas gevşetici merhemle ayağa kalkabildim. Bu arada yeni gelen arkadaşlarımızdan Aslı Hanım daha önceden ayak bileğinde yaşadığı kırık yüzünden zorlanmaya başlayınca, ekibimiz ona da müdahale ediyor. Ayak bileği ağrı kesici merhemle ovulup, bandajla sarılıyor ve arkadaşımız ayağa kalkıyor. Saat 16.00 sularında dik küçük bir tepeyi aşınca aşağılarda bitiş noktamız olan Kızılcaören Köyünü görüyoruz. Artık inişteyiz ve saat 16.30 sularında köye ulaşıp bizi bekleyen aracımızla Ankara’ya hareket ediyoruz. Saat 19.30 sularında Ankara’ya ulaşıp sağ salim faaliyetimizi noktalıyoruz.

Bu etkinlikte şunu bir kez daha anladım ki, doğru Kulüpteyim ve doğru insanlarla dağa gidiyorum. Gerek benim gerekse Aslı Hanımın sıkıntısında anında ve bilinçli bir şekilde müdahale edilince sorun daha fazla büyümeden çözülmüş oldu. İyi ki varsınız dostlar. Dağlarda görüşmek üzere.

Ali ÇALIŞKAN
Faaliyet Raportörü
20 Ekim 2014-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya