Beypazarı Uşakgöl Köyü-Karlık Tepesi Doğa Yürüyüşü - 24/02/2013 Pazar

Beypazarı Uşakgöl Köyü-Karlık Tepesi faaliyetine katılmak üzere pazar sabahı daha güneş doğmadan uyanmak zorunda kalınca "Öööf ya pazar günü niye bu saatte kalkıyoruz? deli miyiz biz? pazar pazar bu işlere niye bulaşıyoruz?" diye düşünmeden edemiyor insan ama yine de kalkıp yollara düşüyor. Eminim aynı duyguyu paylaşan birileri vardır.

Aracımız saat 07.30'da Maliye Bakanlığının önünden hareket edip, saat 08.00'de de Optimum'un önünde bekleyen bizleri (Ben, eşim Abidin ve Abim Cevat) alıyor. Aracın kapısı açılıp içeriye girdiğimizde araçta sadece 7 kişi var ve bizle birlikte 10 kişi olduk. Aklımızdan her zaman dolu olan kadro bugün niye bu kadar az diye düşünmeden edemedik. Bu faaliyetin liderinin Mustafa Bey olduğunu nereden bilebilirdik ki? Ama doğal artçımız ve grubun diğer demirbaşları sanırım biliyorlardı ki, bu faaliyete katılmamışlar. Neyse grubumuzun son kişisi Adnan Beyi Sincan'dan aldıktan sonra kadroyu tamamladık. Mustafa Bey her faaliyette liderlerin yaptığı üzere, faaliyetin detayları ve kurallar hakkında açıklamalarda bulundu. Ardından sıra faaliyetin artçısı ve raportörünün belirlenmesine gelince ne olduysa o zaman oldu. Doğal artçımız (Engin bey) gelmediği için artçı olarak Abim Cevat; rüyalarıma giren ve koltuğun altına saklanmamın bile kar etmediği görev yani raportörlük de bana kaldı.

Bu saatten sonra benim için her şey değişti. Artık her detaya dikkat etmek zorundayım. Saat 08.45'de çay ve kahvaltı molası için Beypazarı-Mevlana Lokantasındayız. Fırında kızartılmış ekmek ve sıcak çorbayla karnımızı doyuruyoruz. Hareket saati olarak 09.05 belirlenmesine rağmen; her nedense artık! saat 09.15 olmasına rağmen 10 dakika rötarla Uşakgöl Köyüne hareket edebildik ve yürüyüş başlangıç noktasına ulaştık.

Kısa bir hazırlıktan sonra, bahar havasını andıran pırıl pırıl bir havada Uşakgöl Köyünden yürüyüşe başladık. Başlangıçta, karların erimesiyle gürül gürül akan İnözü Deresini takip ediyoruz. 15 dakikalık bir yürüyüş sonrasında uygun bir alanda her zamanki klasiğimiz ısınma hareketlerini yapıyoruz. Ardından tanışma faslı. Tanışma faslında grupta Çorumluların çoğunlukta olduğu anlaşıldı.(vay halimize). Liderin ayağını kaydırmak isteyenler, eski liderciler ve kendi liderliğini kabul ettirmeye çalışanlarla (Sedat gibi) tam anlamıyla politik arenadaki propagandalara maruz kalıyoruz. Karla kaplı zeminde yürüyoruz. Bazen kar kalınlığı dizboyunu buluyor. Bazı bölgelerde kayaların üstünü karlar kaplamış. Bu bölgeleri çok dikkatli geçmemize rağmen, bir kaç arkadaşımız kaya boşluklarına gömülüyor. Ancak problem yok. Adnan Hoca ise, ister kayalık ister düz zemin olsun hiçbir çukuru kaçırmadan hepsine girip çıktı. Liderimizin yoğun isteklere uyup arada sırada verdiği 2’şer dakikalık su ve nefes molalarını saymazsak, aç-susuz yürüyüşümüze devam ettik.))) Liderin niyeti zirvede yemek molası vermek olsa da, daha fazla dayanamayıp saat 13.40’da yemek molası vermek zorunda kalıyor. Molada her zamanki gibi Sedat’ın sıcacık tarhana çorbası ile kendimize geliyoruz..(getiren, taşıyan, pişiren herkese teşekkürler). Karınlar doyunca, güneşin altında parlayan bembeyaz karlar üzerinde klasik grup fotografımızı çektiriyoruz. Saat 14.10'da 1870 metre yüksekliğindeki Karlık Tepe’ye hareket ve 14.30 da zirvedeyiz. Masmavi gökyüzünde kümeler halinde bembeyaz karları tepesinde toplayan Köroğlu Dağı çok net bir şekilde karşımızda. Zirvededeki kayaların üstünde fotograflar çekiliyor ve istemeden de olsa inişe geçiyoruz.

Güneşin etkisiyle yumuşayan karda yürümek biraz zorlaşsa da; bata, çıka, düşe, kalka saat 16.30 sularında, yürüyüşe başladıktan 6,5 saat sonra aracımızın bizi beklediği Dibekören Köyüne ulaşıyoruz. Dönüşte söz vermesine rağmen bizi disko yerine, çorbacıya götüren Mustafa Beyin bizi kandırmasını asla unutmayacağız, değil mi Sedat.!!

Bu arada iniş sırasında ayağı kayıp yere yıkılan yeni lider Mustafa Beyin ayağını kaydıranın Sedat olduğu dedikoduları ortalığa yayılsa da; daha sonra gerçek nedenin yumuşayan kar ve toprak olduğu anlaşıldı. Sırası gelmişken ilk liderlik tecrübesinde göstermiş olduğu başarıdan dolayı Mustafa Beyi tebrik eder, daha nice liderlikler görmesini temenni ederim diyeceğim ama bu kadar lider adayının olduğu yerde Allah güç, kuvvet ve sabır versin demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Latife bir yana; böyle güzel bir günde güzel insanlarla gerçekleştirilen bu faaliyete katıldığım ve böyle bir grubun üyesi olduğum için çok şanslı ve ayrıca çok mutluyum.

Selver AYGÜN
Faaliyet Raportörü
26 Şubat 2013-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya