Sarıkamış Şehitleri Anma Yürüyüşü - 04-07/01/2013

Türkiye Dağcılık Federasyonunca her yıl gerçekleştirilen “Geleneksel Allahuekber Dağı Şehitleri Anma Tırmanışı” için Kulübümüzü temsilen 3 kişi (Mustafa KARABULUT-Adil YAZIBAKAN-Yüksel ALPKAYA); 04/01/2013 Cuma günü saat 17.00’de AŞTİ’den Kars-Turgutreis otobüs firması ile Sarıkamış'a hareket ettik. 5 ve 6 nolu koltuğa Yüksel Bey ile Ben, 7 nolu koltuğa ise Adil Bey oturdu. Adil Beyin yanı boş iken, bizler sıkış sıkış oturuyorduk. Neyse ki 4 saatlik yolculuk sonunda ilk molada ben muavinle konuşarak arka tarafta boşalan çift kişilik koltuğa geçtim ve herkes çift koltuklarda tek başına oturarak rahat bir yolculuk yaptık. Bu arada, Ankara'da 3-5 derece olan hava sıcaklığı, Yozgat'ta 0 dereceye, Sivas'ta -5/-8 dereceye, Erzurum'da ise -17/-18’lere düştü. Sabahleyin Sarıkamış'ta otobüsten indiğimizde hava oldukça soğuktu. Toplanma noktası olarak Sarıkamış Kapalı Spor Salonu belirlendiğinden, sırt çantalarımızı yüklendik ve buz tutmuş yollardan dikkatli bir şekilde yürüyerek salona ulaştık. Dağcılar yavaş yavaş toplanmaya başladı. Çantalarımızı bir köşeye bıraktık. Bu arada otobüste eşim Gülseren hanımın yaptığı güzelim börek ve poğaçaları unuttuğumuzu farkettik. Otobüs biletinden ulaştığımız muavinden, otobüsün Kars'tan öğlen saat 12.00’de Sarıkamış'a geri döneceğini öğrenince, yazıhaneye uğrayıp, unuttuğumuz malzemeleri geri aldık. Geri aldığımız malzemler bizleri kampta birkaç öğün idare etti. Bu arada Adil Abinin getirdiği kekleri unutmayalım.

Türkiyenin muhtelif illerinden tırmanış için gelen yüzlerce dağcı Kapalı Spor Salonunda toplanırken, salonda da akşam yapılacak "Şehitleri Anma Gösterisi" için provalar yapılıyordu. Eksiklerimizi tammalamak amacıyla çarşıya indik, ihtiyaçlarımızı tamamladık, karnımızı doyurduk. Sarıkamış güzel bir ilçe. Her yer bembeyaz gelinlik giymiş gibi karlar altında. Ayrıca Rus işgali döneminde yapılan binalar hemen fark ediliyor. Kayak merkezi de Sarıkamış turizmini olumlu yönde katkıda bulunuyordu.

Saat 14.00’de Sarıkamıştan yaklaşık 15-20 km. uzaklıktaki kamp kuracağımız Kızılçubuk Köyüne hareket ettik. Kamp alanına ulaştığımızda çadır kuracağımız alanda yaklaşık 80 cm. kar var. Bizden önce gelen grup çadırlarını kurmuş. Bizimde uygun bir yer bulup, hava kurarmadan çadırlarımızı kurmamız lazım. Hayatımda ilk defa böyle bir etkinliğe katıldığımdan, bu karın üstüne nasıl çadırı kuracağımızı düşünemiyordum. Ama yapacağımız iş belli, öncelikle çadır için zemindeki 80 cm.lik kar temizlenecek ve toprak zemine ulaşılmaya çalışılacak. Eğer donmuş zemin izin verirse, toprağa çiviler çakılıp çadır sabitlenecek. Adil Abi ile Ben aynı çadırı kullanacağımızdan, birlikte çadırı kurmaya giriştik. Yüksel Bey ise yalnız başına çadır yerini temizledi ve bizden önce kendi çadırını kurup, içine girip yerleştiğinde; bizler iki kişi halen çadırı kurmaya çalışıyorduk.

Çadırımızı kurduk, matlarımızı ve uyku tulumlarımızı açtık. Dışarısı buz gibi, hemen uyku tulumlarına girdik. Tulumun içinde ısınmaya çalışırken, getirdiğimiz kumanyalardan bir şeyler atıştırdık. Sonrasında dinlenme ve uyku faslı.

06/01/2013 Pazar sabahı saat 07.00’de Yüksel Beyin bizlere seslenmesi ile uyandık. Aslında çok yorgun hissetmemiz gerekirdi ama inanın zımba gibiydim. Adil Abi zaten her zaman öyle, Yüksel Beyi söylemeye gerek yok her zaman hazır dağcı. Gece çok soğuktu ve kar yağışı sabaha kadar aralıksız devam etti. Ama uyku tulumlarımızın ve matlarımızın sayesinde fazla üşümedik. Haaa durun durun kar yağışı dedim ya; sabaha kadar yağan kar çadırları kurarken temizlediğimiz bölgeyi tamamen doldurduğundan, çadırın fermuarını açar açmaz bagajına kar doldu. Bizler de dışarı çıkmadan yan dönüp karın üzerinde botlarınızı ve tozluklarınızı giymek zorunda kaldık. Bu arada çadırı gergin kuramamaktan dolayı Adil Abinin yattığı taraf bütün gece yağan karın ağırlığını kaldıramayarak Adil Abinin üzerine göçmüş; Adil Abi sabah olunca hallederiz diye karın altında uyku tulumunun içinde öylecene yatmış, tam bir komedi. Neyse çadırdan çıktık, üstünde biriken karları temizledik ve çadırımızı yeniden sağlamlaştırdık.

Bugün (06/01/2013 Pazar) kamp alanımızdan (Kızılçubuk Köyü) Sarıkamış'a kadar (yaklaşık 11 km.) "Şehitleri Anma Yürüyüşü" ne katılacağız. Yürüyüş için Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen binlerce insan Türk Bayraklarıyla yavaş yavaş toplanmaya başladı. TDF Başkanı Alaattin Karaca dağcıları toplayıp, kısa bir konuşma yaptıktan sonra, tüm dağcılar yolun sağ tarafında tek sıra halinde dizilip, yürüyüşün başlamasının beklemeye başladık. Grubun en önüne özel giysili askerler geçti. Arkalarında ise gençi, ihtiyarı yaklaşık 10.000 kişi. Gençlik ve Spor Bakanı Suat KILIǒın gelmesi ve grubun en önüne geçmesi ile Sarıkamışa kadar olan 11 km.lik yürüşüyüşe başladık.

Yürüyüş boyunca çok güzel görüntüler vardı. Herkes 94.000 şehidimizin hayatlarını kaybettikleri bu yerlerde onları anarak, ruhlarına fatihalar okuyarak, tekbir getirerek yürüdü. Yürüyüş esnasında defalarca şehitlerimiz için fatiha okudum, duygulandım ağlamaklı oldum, içime akıttım gözyaşlarımı. Şehitlerimizi bu şekilde anmak ve yadetmek gurur vericiydi. Ama bizler burada tüm Madadostlularla birlikte yürüdük. 3,5 saatlik yürüyüş sonunda Sarıkamış'a ulaştık. Onbinlerce insan ellerinde bayraklarla Sarıkamış sokaklarından tören alanına giderken, evlerinden çıkan Sarıkamış'lılar kadını, erkeği; genci, yaşlısı; çoluğu, çocugu hep birlikte kapılarının önüne çıkarak bir taraftan yürüyüşcüleri alkışlayıp, bir yandan da ellerindeki Türk Bayraklarınısallıyarak bizlere destek oldular. Müthiş mutluyum, çok duygulandım. Yürüyüşcüler çantalarındaki çikolata, bisküvi, meyve suyu hatta su ne varsa kenarda bizleri alkışlayan çocuklara ikram ediyorlar. Tören alanında Kızılay çadırlar kurmuş, yemek ikram ediyor. Bizde Etli Pilav/Helva/Ekmek/Meyve Suyundan oluşan yemeğimizi aldık ve yağan yoğun kar altında bir kenarda yedik.

Yemekten sonra tören alanından, toplanma yeri olan Kapalı Spor Salonuna geçtik ve saat 14.30'da otobüslerle kamp alanına hareket ettik. Kampa ulaştığımızda hava kararmaya başlamıştı. Kendimizi çadırlara atıp, bir şeyler atıştırdık. Sonrasında uyku tulumlarına girip, dinlenmeye çekildik. Gece yine çok soğuk, yoğun bir şekilde kar yağıyor. Gece boyunca bazenüşüdük, bazen ısındık ama sonunda sabahı ettik. Programa göre bugün (07/01/2012 Pazartesi) çadırları toplayıp, araçlarla Selim İlçesi Sarıgün Köyüne gideceğiz. Sarıgün Köyünden kamp yükümüzle 3,5 saatlik bir tırmanış yapıp, Allahüekber Dağlarının 2800 metresindeki kamp alanına ulaşacağız ve çadırları kurup, geceyi burada geçireceğiz. 08/01/2013 Salı sabahı ise erken saatlerde dağın 3150 metrelik zirvesine ulaşmayı planlıyoruz.

07/0172013 Pazartesi sabahı saat 07.00’de uyandık. Bütün gece yağan yoğun kar yağışı devam ediyor. Çadırlarımız kardan görünmüyor. Kar yağışı altında çadırları topladık, çantalarımızı düzenledik. Allahüekber Dağına götürülmeyip, aşağıda bırakılacak eşyelar ayrıldı. Toplanma yerinde kurulu olan büyük çadıra yüzlerce dağcı doluşup, bizleri almaya gelecek otobüsleri beklemeye başladık. Otobüslerin normalde 08.30'da gelip bizi alması lazım. Saat 09.30 oldu, ama halen gelen giden yok. Dün akşam başlayan, tüm gece yağan ve halen devam eden yoğun kar yagışından dolayı yollar kapanmış ve bu saatlerde kar yağışı tipiye dönüşmüş durumda. Federasyon Başkanı "eğer saat 10.00'a kadar araçlar gelmez ise; Çatak yol ayrımına kadar yürüyeceğimizi; bu nedenle eşyalarımızı tek çanta haline getirmemizi" söyleyince, sabahleyin ayrıştırdığımız çantalarımızı tekrar birleştirdik. Bu arad çantalarımızdaki fazla yiyecekleri orada bırakmayı tercih ettik. Yaklaşık 100 dağcı tek sıra halinde sıralandık ve yoğun tipi altında yürüyüşe başladık. Zaman zaman tipiden göz gözü görmüyor. Biz yine üç kişi arka arkaya; en önde Adil Abi, onun arkasında Ben, en arkada da Yüksel Bey yürüyüş düzenindeydik. Sırt çantamın ağırlığı ve elimde ikinci bir çanta, bir yanda çok soğuk bir hava, zaman zaman tipiye dönen kar yağışı altında yürümemize rağmen, öylesine mutluydum ki, adeta uçuyorum. Haaa birde bu durumdan iyi bir ders çıkardım. Bu tür kamplı faaliyetlere kesinlikle ikinci bir çanta yapmayacaksın. Ne yap, ne et; az al, tek çanta yap. bana iyi bir ders oldu. Sırt çantam sırtımda, diğer çantam önümde yürüyorum, ama moralim ve perfonmansım süper. Adil Abi zaten uçuyor, Yüksel Beyi söylemeye bile gerek yok.

Bu koşullarda 3,5 saatlik bir yürüyüş ve yaklaşık 8-10 km.lik yolu yürüdüğümüzde bize gelmeye çalışan kar temizleme kamyonu ve otobüsle karşılaştık. Ama iyi yorulduk. Kamyona sırt çantalarımızı yükleyip, otobüslerle Sarıkamış'a hareket ettik. Sarıgün Köyünün yolu yoğun kar yağışından dolayı kapandığından Allahuekber tırmanışı iptal edilince, bizler de bir gün sonrasına olan otobüs biletlerimizi hemen bugüne (Pazartesi akşamına) aldırdık.

Sarıkamış Kapalı Spor Salonuna ulaştık, arkadan kamyondaki çantalarımız geldi. Çantalrımızı sırtlandık, garajlara yöneldik. Biletlerimizi teyit edip, çantalarımızı buraya bıraktıktan sonra yemek yemek üzere çarşıya hareket ettik. Çarşıda yemeklerimizi yeyip esnafla sohbetimizi ettik. Ayrıca esnafın ve vatandaşların söylediği bu yıl Sarıkamış'a son 20-25 yılın en yoğun karı yağmış ve soğuğu olmuş. Olsun biz Sarıkamışı böyle çok sevdik.

Saat 18.00'de otobüsümüze yerleştik. Yoğun kar yağışı ülke genelinde her yerde yolları kapatmış. Hatta ertesi gün bizim normal geleceğimiz otobüs seferi iptal olmuş. Otobüsün en arka koltukları bizimdi. Otobüste tören için Ankara'dan gelen yaklaşık 16 kişilik gençlerden oluşan bir grup vardı, onlarla sohbet ederek yolculuk devam etti. Yollar çok kötü olmasına rağmen, şoförümüzün çok iyi olmasından dolayı sıkıntı yaşamadık. Şöför Yozgat'a kadar hemen hemen 40-50-60 km. hızı hiç geçmedi. Yavaş yavaş ve dikkatli bir şekilde yaklaşık 19,5 saatte Ankara’ya geldik. Ayrıca Yozgat Sorgun'da moladan sonra otobüsümüz arızalandı ve otobüsü bir arkaya bir öne itekledik, marş çalışsın diye neyse ki yakındaki tamirciler geldiler ve arızayı giderdiler ve yola devam ettik.

Ankara'ya saat 14.00 sularında ulaştık. Yorgunduk ama mutluyduk. Vedalaşarak ayrıldık.

Mustafa KARABULUT
Faaliyet Raportörü
04 Aralık 2012-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya