Eğriova Göleti-Alemdar Köyü Yürüyüşü - 19 Mayıs 2013 Pazar

19 Mayıs 2013 tarihi insanı gururlandıran, onurlu bir günün tarihi olması günümüze bir başka anlamlı güzellik katıyor iken; Beypazarı ilçesi Karaşar beldesi, Eğriova Yaylasına gitmek üzere, sabah saat 07.00'de Maliye Bakanlığı önünden başladı yolculuğumuz. Eğriova Yaylasına giderken içinden geçtiğimiz Çukurören Yaylası ve Belenova Yaylaları da görülmeye değer. Doğal güzellikleri, terkedilmiş gibi sessiz ahşap evler, tek tük yaşlı insanlar, içimizde oluşan o farklı duygular, çok uzaklarda olmayan, ancak fark edemediğimiz yemyeşil ormanları seyrederek süren yolculuğumuz, saat 10.30'da Eğriova Yaylası Göleti, Orman İşletmesi önünde bitti.

Rotamızın başlangıç yeri olan Eğriova Yaylası büyük sayılabilecek bir gölete sahip, manzarası güzel. Su ve orman burada çok güzel bir manzara oluşturmuş. Onüç kişiyiz. Aramızda yeni katılan arkadaşlar var. Bunlardan ikisi tecrübeli daha önce doğada yürümüşler. Diğer üç arkadaş ise tecrübesiz, doğada ilk defa yürüyeceklerdi. Yürüyüş mesafemiz yaklaşık kuş uçumu 15 km, deniz seviyesi ortalaması 20 km civarında olacak. Yürüyüşe başladığımız Eğriova Yaylasının rakımı 1450 metreve yürüyüş esnasında rotamızın en yüksek noktası 1950 metre rakımlı Kız Kayalıkları. Faliyetin 7-7,5 saat sürmesi bekleniyor.

Grubun liderliğini Yüksel Bey yapıyor. Yüksel Beyin emin adımları, artçımız ve görüntü yönetmenimiz Mustafa beyin çekimleri ve sırt çantasının onca ağırlığına rağmen ihtiyacı olan herkesin yardımına koşan Bünyamin Beyin fedakarlıkları eşliğinde, bol oksijenli,çam ve çiçek kokulari içinde, kimi zaman çok sık, bazen seyrekleşen ormanda, güneşe maruz kalmadan devam eden yürüyüşümüzde saat 14.30'da dikleşen kayalıkları tırmanarak zirveye, Kız Kayalıklarına ulaştık. Öğle yemeği molasını geniş ve düz bir kayalığın üstünde verdik. Bünyamin Bey yine sürprizini yaptı ve çantasında taşıdığı karpuzu çıkarınca herkes çok şaşırdı. Dağda, o sıcakta karpuz yemek büyük şans. Bu nedenle burada olmayan Madadost'lular sevgi ile anıldı.

Zirveden sora daha çok iniş yönünde devam eden yürüyüşümüz sert parkurları içeren sırt hattından devam etti. Sırt hattında batı yönünde Köroğlu Dağının muhteşem manzarası uzun süre bizlere eşlik ediyor. Karakesi Yaylası ve İkiz Çayır sarı çiceklerle kaplanmış. Uzaktan bakıldığında her yer sapsarı görünüyor. Çok güzel ve gerçekten görülmeye değer bir manzara.

Rotamızın sonu Alemdar köyüne doğru inerken güneş ufuktan kaybolmaya başlamış, koyunlar ve kuzular karınları tok meleşerek kendi ağıllarına koşuyorlardı. Romalılar dönemimden kalma taşlardan yapılmış, Alemdar köyü camisinin avlusunda oturup arabamızı beklerken saat 19.00 olmuş. Bir kaç dakika sonra aracımız köye ulaştı. Bizler arabaya yerleştik ve Ankara'ya doğru hareket ettik.

Çok keyfli, neşeli, görülmeye ve yürünmeye değer bir rotayı sağlıklı ve sorunsuz bir şekilde tamamladık. İlginç olan Yüksel Beyin tüm faaliyet boyunca hiç patika kullanmadan ve sık ormanın içinde tereddütsüz bir şekilde hiç yönünü şaşırmadan, sanki düz bir ovada yürüyormuşcasına emin bir şekilde gideceği yere ulaşması. Arabada öğreniyoruz ki, Yüksel Bey buralarda defalarca dolaşmış ve kesinlikle önceden kendisinin yürümediği hiç bir yere grubu götürmezmiş. İlginç.

Hoşcakalın, MADADOST'ca kalın ..

Önder KARADENİZ
Faaliyet Raportörü
20 Mayıs 2013-Ankara

  • Etkinlik Fotografları
  • ya