Çubuk Mire Dağı Doğa Yürüyüşü - 04 Aralık 2011 Pazar

Bu hafta sonu (04 Aralık 2011 Pazar) doğa yürüyüşü için 16 kişilik bir grupla, en son bundan üç yıl önce gittiğimiz Çubuk Mire Dağındaydık. Son iki haftadır bu bölgede dolaşıyoruz. Aslında aylar önce Mire Dağı faaliyetini planlarken, mevsim gereği karlı olacağını ve karda buraya tırmanmanın güzel olacağını düşünerek bu tarihi seçmiştik. Ancak hava güneşli ve pırıl pırıl. Değil kar, yazdan kalma bir günde yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Olsun bizde sararmış yaprak ve otlar arasında güzün güzelliğini yaşamış olduk.

Pazar sabahı saat 08.00 de Maliye Bakanlığının önünde toplanıp, Kazan'a doğru hareket ettik. Kazan'da geçen haftaki molada çorbasının lezzetine doyamadığımız lokantanın yine çorbası ve çayı ile kahvaltımızı yaptık. Moladan sonra yürüşümüze başlayacağımız Yılmazköy'e saat 09.50 de ulaştık. 10 dakikalık kısa bir hazırlıktan sonra saat tam 10.00 da Mir Dağının kuzeydoğu yüzünden yürüyüşümüze başladık. Başlangıçta bir saat dağa yaklaşmak için bağ ve bahçelerin arasında devam etti. Dağın dibine yaklaştığımızda dar bir vadide ve buz tutmuş şelalenin kenarından yükselmeye başladık. Sırt hattına bağlanan kılçığı takip ederek meşelikler arasından tırmanıyoruz. Grubun temposu düşük arkadaşımızı en öne aldığımızdan tempomuz hep aynı kalıyor. Saat 12.15 de Gümüşdere Köyü ile Tuğla Köyü arasındaki sırt hattına ulaşıyoruz. Artık zirvedeki radarlar görünüyor ve önümüzde sadece dağın dik kütlesi bulunuyor. Sırttan devam edip kütlenin dibinde beş dakikalık bir mola veriyoruz. Moladan sonra kütleyi tırmanmaya başladığımızda, grubu ikiye ayırıp, hızlıları Adil Beyin rehberliğinde önden gönderiyoruz. Bizler 4 kişi arkadan normal tempomuzda tırmanmaya devam ediyoruz. Bizler saat 13.30 da önden giden gruptan sadece beş dakika sonra zirvedeydik. Hava açık olduğundan zirvenin dört bir yanından görüş mesafesi çok fazla. Burada bizi bir sürpriz bekliyor. Engin Hocamın kayınvalidesinin yapıp, kendisinin zirveye kadar sırt çantasında taşıdığı içli köfteler ortaya çıkıyor. Bu özen ve insanları mutlu etme çabası hepimizi şaşırtıyor. Herkese birer adet olarak getirilen köfteler çok lezizdi. Engin beye çok teşekkürler. Köftelerden sonra çaylar içildi, zirve fotografı çektirildi ve saat tam 14.00 de yürüyüşümüze tekrar başladık. Yaklaşık 45 dakika zirve hattında yürüdükten sonra, dağın batı yüzünden inişe geçtik. Tempomuzu düşürmeden yürüyüşümüze devam edip,saat 16.00 da, yürüyüşe başladıktan 6 saat sonra yola ulaştık. Sabahleyin aracımızla buluşacağımız noktayı tahminen belirlediğimiz için, indiğimiz noktada aracımız yok ve vadide olduğumuzdan telefonlar çekmiyor.Tahminimize göre, Aracımız bulunduğumuz noktadan ya 250 metre yukarıda, yada 250 metre aşağıdaydı ama nasıl baerleşecektik. Bizler yoldan aşağıya doğru yürümeye başladık. Yoldan gelen bir aracı durdurup aşağılarda minibüs olup olmadığını sorduğumuzda, "yok" yanıtını alınca aracımızın yukarıda olduğunu anlayıp, konuştuğumuz araç şöföründen yukarıda kalan aracımızı aşağıya yönlendirmesini rica ettik. Beş dakika sonra aracımız yanımızdaydı. Kısa bir üst baş değişimi ve Ankara'ya hareket.

Saat 17.15 sularında sağ salim Anlkaraya ulaşıp, bir faaliyeti daha bitirmiş olduk. Katılan tüm arkadaşlara teşekkürler.

  • Etkinlik Fotografları