TDF Sarıkamış Şehitlerini Anma Allahuekber Dağı Tırmanışı - 05/07 Ocak 2018

Etkinliğin Adı : Sarıkamış Şehitlerini Anma Allahuekber Dağı Tırmanışı (3120 m.)

Türü : Kış tırmanışı

Tarih : 05-07 Ocak 2018

Hava Durumu :

1. gün : Sarıgün köyünde hava açık ve güneşli. Sıcaklık gündüz (-7); gece (-20) derece civarında.
2. gün : Ana kampa tırmanış esnasında hava açık ancak hafif rüzgârlı ve sıcaklık (–7) derece civarında. Ancak kamp alanında rüzgâr şiddetli ve sıcaklık gündüz (-15); gece (-25) derece.
3. gün : Tırmanış sabahı kamp alanı sert rüzgârlı ancak açık, sıcaklık (–25) derece civarında. Gün içinde rüzgar hafifliyor. Sıcaklık zirvede (-10) derece hissediliyor.

Zemin Durumu : Tamamen kar ve buzla kaplı bir zemin. Sarıgün köyünde kamp kurulan bölge zemini tamamen karla kaplı ve donmuş topraklı zemin.

Teknik Malzeme : Bir çift baton

Kamp Yeri : 1. gün : Sarıgün köyü; 2. gün : 2670 m. rakımda bulunan kamp alanı.

Tırmanış : Sarıgün köyünden 2670 kamp alanına 3 saat 30 dakika; tırmanış esnasında kamp alanından şehitliğe 2 saat; şehitlikten zirveye ise 45 dakika olmak üzere 2 saat 45 dakika.

İniş : Zirveden şehitliğe 25 dakika, şehitlikten ana kamp alanına 1 saat; kamp alanından Sarıgün köyüne ise 1 saat 45 dakika.

Lider : Erdal ERCAN

Lider Yardımcısı : Şahap ERYILMAZ

Ulaşım : Ankara-Sarıkamış arası trenle; Sarıkamış-Sarıgün köyü Sarıkamış Belediyesine ait otobüslerle.

Öneriler : Zemin kar ve buz olduğu için normal çadır kazıkları kullanılamaz. Bunların yerine 22-23 cm boyunda çelik çiviler daha kullanışlı olacaktır. Özellikle Sarıgün köyünde bu çivilerin tamamen toprağa çakılmamasını; aksi takdirde ertesi sabah çadırı toplarken çivileri çıkarmakta zorlanabileceğinizi söyleyebilirim. Çivilerin donması halinde önerimiz çivileri çaktığınız bölgeye bir miktar sıcak su dökerek buzun çözülmesini sağlamaktır. Ayrıca bölgenin çok soğuk olması nedeniyle mutlaka yanınızda birkaç çift eldiven bulundurulmalı ve mümkünse bunlar üst üste giyilebilecek şekilde seçilmelidir. Köyden yukarı kamp alanına ve kamp alanından zirveye tırmanış esnasında terlememek için bir kat termal, üzerine bir t-shirt ve en dışta teknik ceketle yürünmesini tavsiye ederim.

Katılan Sporcular :

1.) Cüneyt AYTEN
2.) Seyit KAYA

03 Ocak 2018 Çarşamba

03 Ocak çarşamba akşamı saat 17.45'de TCDD Ankara garı önünde, birlikte yolculuk etmeyi planladığımız hocam Cengiz ERDENER ve ekibiyle buluşup; bizi Irmak garına götürecek otobüse eşyalarımızı yerleştirdik ve yaklaşık bir saat süren yolculuk sonrası Irmak tren garına ulaştık. Gar kalabalık ve yolcuların büyük bir çoğunluğu Doğu Ekspresinden çok önceleri bilet alan seyahat firmaları ve müşterileri. Trene binip kendi kompartımanıma yerleştiğimde burada seyahat edecek tek dağcının ben olduğunu görüyorum. Bu nedenle çantaların buraya sığmaması gibi bir sorun yaşamıyoruz.

İlk önce kompartımandaki arkadaşlarla tanışıp kaynaşıyoruz. Kompartımandaki arkadaşlar gezgin gençler ve oldukça neşeli, eğlenceli çocuklar. Çoğu evladım yaşında ve ayrıca çokda saygılılar. Tanışma sonrası derin bir sohbet, akşam yemeği ve çay kahve faslı. Bu arada yemekli vagonda otururken tren görevlisi beni geçen seneden tanıyor. Merhabalaşma ve hal hatır sormadan sonra çantalarımızı geçen sene koyduğumuz gibi yine deposuna koymamızı teklif edince hemen tüm dağcı ekibi çantalarımızı depoya taşıyoruz. Aynı görevli gece rahat etmemiz için bize yastık, çarşaf, yastık kılıfı ve pike getiriyor. Sıcak trende dost sohbetleri güzel ama dinlenmek lâzım. Oturduğumuz koltuklar yatağa dönüşüyor ve tıkır tıkır sesleri arasında kendimizi uykuya teslim ediyoruz.

04 Ocak 2018 Perşembe

Saat 06.30 sularında uyanıyorum. Amacım geçen yıl gibi o muhteşem Doğu Ekspresi manzaralarını görüntülemek. Gördüğüm manzara karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğruyorum. Etrafda doğru dürüst kar görünmüyor. Dereler bu mevsimde halen donmamış. Hay Allah. Boşuna erken kalkmışım ama olsun. Bizde hep birlikte yanımızdaki yiyeceklerle kahvaltı yapmaya karar verip hazırlıklara başlıyoruz. Hemen ocağı yakıp su kaynatıp çay hazırlıyoruz ve keyifli ve güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Tesadüfe bakın ki vagon görevlisi de geçen seneden tanıdık çıkıyor ve geçtiğimiz yerler hakkında sürekli bizi bilgilendiriyor. Bu arada öğle yemeği için telefonla Erzurum'a cağ kebabı ve kadayıf dolması siparişi veriyoruz. Erzurum garına girdiğimizde sipariş ettiğimiz cağ kebabı ve kadayıf dolmaları bizi bekliyor. Güzelce karnımızı doyuruyoruz.

Sonrasında yolculuğa devam. Nihayet Erzurum’dan sonra beklediğimiz manzaralara kavuşuyoruz ve hiç bir güzelliği kaçırmamak için bol bol fotograf çekiyoruz. Manzara o kadar güzel ki; bu güzellikleri görmek için Rusya’ya gidip Sibirya Ekspresi ile yolculuk planlamanıza gerek yok.

Tren bir saat kadar tehirli gidiyor. Çay, kahve, çekirdek. Allahım, bu yolculuk hiç bitmesin diye düşünüyor insan. Bu arada birlikte tırmanacağımız Kulübümüz sporcusu Seyit KAYA uçakla Kars’a gidiyor. O’nunla da sürekli irtibat halindeyiz. Saat 18.45 sularında trenimiz Sarıkamış garına giriyor. Burada bir gün boyunca beraber yolculuk ettiğimiz arkadaşlarla hep birlikte, önce bir hatıra fotoğrafı çektiriyoruz, sonrasında vedalaşıp ayrılıyoruz. Ben bu geceyi orduevinde geçireceğim. Odalarımızın anahtarlarını alarak çantalarımızı odaya bırakıyoruz. Güzel bir akşam yemeği ve iki sene görev yaptığım orduevi ile yeniden güzel bir akşam. Çok mutluyum.

05 Ocak 2018 Cuma

Sabah erkenden kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra hazırlıklara başlıyorum. Tırmanış çantamı hazırlayıp, yedek giysiler ile fazla malzemeleri ayırıp arkadaşın odasına bıraktıktan sonra saat 09.00 sularında toplanma yerine hareket ediyorum. Burası bayağı kalabalık. Bizden önce gelenler toplanmaya başlamış. Ankara’dan gelirken TDF'nin bana emanet ettiği katılım belgelerini ve flamaları Cengiz hocaya teslim ediyorum. Bu arada partnerim Seyit KAYA Sarıkamış’a ulaşıyor.

TDF'nin açıkladığı tırmanış listesinde 172 sporcu görülüyor. Fakat, tırmanışta görevli antrenörlerin yaptığı lisans kontrolü sonunda, listede yer almadığı halde gelenler dahil sporcu sayısının 65 kişi olduğu tespit ediliyor. Kontrol sonucu görülüyor ki, buraya gelen bazı sporcuların ya hiç lisansları yok, bazılarının lisansı var ama vizesiz; bazıları ise başka spor branşından lisanslı. Bu durumda olanlar listenin kenarına not alınarak tespit edildikten sonra çantalar kamyona yükleniyor ve bizler araçlarla Sarıkamış Şehitliğine doğru hareket ediyoruz.

Hava açık ve güneşli. Sarıkamış standartlarının üstünde bir sıcaklık var. Sarıkamış Şehitliğinde gerçekleştirilen törenin ardından Selim ilçesine hareket ediyoruz. Selim'de verilen öğle yemeği ve alışveriş molasından sonra Sarıgün köyü’ne ulaşıp kampımızı kuruyoruz. Saat 16.00 sularında teknik toplantı yapılıyor. Toplantıda ertesi sabah saat 09.00'da kampa hareket edilmesini ancak herkesin saat 08.00'da hazır olmasında karar veriliyor. Toplantı sonrası köyde kısa bir gezi, anı fotoğrafları ve bir süre köy odasında oturup sohbet ediyoruz. Sonrasında da çadırımıza dönüp; ertesi gün için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Yedek sularımızı ve yiyeceklerimi de kaz tüyü parkalarımıza sararak çantalarımızın içine yerleştirdik. Ertesi sabah için saatlerimizi ayarladık ve artık uyku vakti.

06 Ocak 2018 Cumartesi

Geceyi rahat ve sıcak bir şekilde geçirdik. İlk defa Sarıgün köyünde tulumumda terledim. Saat 06.00 sularında kalkıp toparlanmaya başladık. Çantalarımızı toplayıp sıra çadırı toplamaya geldiğinde dışarı çıkıyoruz ancak hava aydınlanmış değil. Bizim çadır sokak lambasının hemen altında olduğundan ışık konusunda sıkıntı yaşamıyoruz. Donan çadır kazıklarını termosumdaki sıcak suyu kullanarak rahatça çıkarıyorum. Birazcık döküyorsunuz ve işlem tamam.

Saat 08.00'de köy odasına geçip, kahvaltımızı yapıyoruz. Saat 09.00'da köy camiisinin önünde toplandık. Atlar da gelmiş alana. Bazı sporcular çantalarını bu atlara verecek. Bunun amacı, köy ekonomisine bir nebze katkı sağlamak ve buradaki insanlarla iyi ilişkiler kurmak. Oldukça da makul bir ücretle çantaları taşıyorlar. Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra saat 09.00 gibi 2670 metre rakımdaki kamp alanına ulaşmak üzere tırmanışa başlıyoruz. Verilen molalarla birlikte saat 12.30 sularında 2670 m. rakımdaki kamp alanına ulaşıyoruz. Atlar bizden önce gelmişler, bizi bekliyor. Hemen çantamızı teslim alıp, geceyi konforlu geçireceğimizi düşündüğümüz bir yer seçtik.

Çadır yerimizi tespit ettikten sonra hemen zemin temizliğini ve tesfiyesini yapmaya başladık. Hava soğuk ve şiddetli bir rüzgâr var. Kamp alanı dağın boğaza bakan yamaçlarında olunca, gece boyunca bu rüzgâr devam ediyor. Önce zemin örtüsünü serip, uçmaması için üzerine çantalarımız bıraktık. Sonrada çadırımızı örtünün üzerine açtık. Tek kurulumlu çadır olmasının avantajını burada yaşadık. Önce rüzgarın esiş yönüne göre iç tentenin köşelerini çivilerimizle zemine sabitledik. Böylece çadırın uçmasının önüne geçtik. Sonra da uzak köşelerini çakarak sabitledik. Bundan sonrası daha kolay. Hemen polleri takıp çadırı ayağa kaldırdık. Daha sonra çadırın rüzgar alan tarafına kar duvarı yapmaya başladık. Her zaman olduğu gibi benim kar küreği kar duvarı ve çadır zemini hazırlamak için kamp alanını gezmeye başladı.

Kar duvarı imalatına arkadaşım devam ederken ben de çadırın içerisini yerleştirip, yemek hazırlıklarına başladım. Kendini pek iyi hissetmeyen arkadaşım için süratle tarhana çorbası hazırlıyorum. Sıcak çorba ikimize de iyi geliyor. Ardından bir de bulgur pilavı hazırlayıp karnımızı iyice doyuruyoruz. Artık birazcık dinlenme zamanı. Aklimatize olabilmek için yemek ve sıcak bir şeyler içmek önemli. Bu nedenle bol bol sıcak içecek almaya devam ediyoruz. Yanımızdaki atıştırmalıklarımızı ve kuru yemişlerimizi yiyoruz. Atlara güvenerek yanımıza yeterince su aldığımızdan kar eritmeye ihtiyacımız yok. Sadece jel cep sobalarını tekrar kulanılır hale getirmek amacıyla bir miktar su kaynattık.

Bu kadar sıvı alınca zorunlu olarak tuvalet için çadırdan çıkınca dışarının ne kadar soğuk olduğunun farkına varıyoruz. Tuvaletimizi yapıncaya kadar tir tir titriyoruz. İşte o an bu topraklarda donarak şehit olan ecdadı aklına geliyor insanın. Ruhları şad olsun. Süratle çadıra geri dönüyorum. Artık dinlenme zamanı. Sabah saat 07.00'de zirveye hareket edilecek. Saatlerimizi 05.00'e ayarlayarak tulumlarımızın içine girdik ve şimdi uyku vakti.

07 Ocak 2018 Pazar

Saat 05.00'de saatin alarmı ile uyanıyoruz. Dinlenmişiz. Önce bir bez marifetiyle çadırın iç tentesinde oluşan karı temizledik. Sonrasında önce tulumlarımızı; sonra da şişme matları topluyoruz. Bir yandan kahvaltıyı hazırlarken diğer yandan da zirve çantasını hazırlıyoruz. Sıcak sularımızı, içerisinde kök zencefil-limon ve sıcak su olan termos bardaklarımızı, yolda ve zirvede yiyeceğimiz atıştırmalıklarımızı, kaztüyü ceketlerimizi, yedek eldivenlerimizi, ilk yardım çantamı, bivak torbamı ve tabiki de bayrak ve flamalarımızı çantaya yerleştiriyoruz.

Saat 06.50 sularında çadırdan çıktık. Cengiz Hoca ve ekibi ile çadır komşum Mustafa ARIS hocada dışarıda. Ama gariptir ki, bizden başka dışarıda kimse yok. Şiddetli rüzgâr devam ediyor ve (-20) derecelik bir soğuk var dışarıda. Bulunduğumuz bölgede yürüyerek ısınmaya çalışıyoruz. Saat 07.30 sularında yavaş yavaş çadırlar hareketlenmeye başladı ve herkes birer ikişer çadırlarından çıkıp toplanmaya başlıyor. Gelenlerden öğrendiğimize göre meğer teknik toplantıda belirlenen zirveye hareket saati daha sonra değiştirilmiş ama hiç kimsenin aklına bize haber vermek gelmemiş. Sorduğumuzda bağırarak haber verdiklerini söylüyorlar. Yahu rüzgâra karşı kim bağırmışta sesini duyurabilmiş. İşin ilginci görevli Cengiz Hocanın da bu değişiklikten haberi yok.

Herkes toplanınca saat 07.30'da tırmanışa başlıyoruz. 2 saatlik yürüyüş sonunda saat 09.30 sularında Şehitliğin bulunduğu bölgeye ulaştık. Burada kısa bir mola verdikten sonra zirveye doğru tırmanmaya devam ettik. Nihayet saat 10.15'de zirvedeydik. Şansımızdan hava o kadar güzel ki, bütün çevreyi görebiliyoruz. Zirvede bir mezar var. Burada bütün şehitlerimiz için duâ edip saygı duruşunda bulunduk ve ardından hep bir ağızdan İstiklâl Marşımızı okuduk. Bu törenler beni hep duygulandırır. Buradaki törenden sonra aşağıdaki şehitliğe inip; bir tören de burada yapıyoruz. Ve şimdi kampa dönüş vakti.

Saat 11.45 sularında Şehitlikten dönüşe geçtik. Yaklaşık bir saatlik iniş sonrası saat 12.45'de çadırlarımıza ulaştık. Dönüş saati 13.30 olarak duyuruldu. Her şey o kadar sıkıştırılmıştı ki, biraz önce yukarıdaki Şehitlikte yapılan törenin büyüsü yok olmuş ve insanlar yetişebilmek için kamp alanına döner dönmez apar topar çadırlarını toplamaya başlamışlardı. Tabi aynı durum buradan köye hareket inerken de yaşandı. İnsanlar sanki bir an önce buradan ayrılmak istercesine telaş içindeydi ve çoktan gruplar halinde inmeye başlamışlardı. Bizde 5 kişilik bir ekip olarak hep birlikte köye indik. Bu arada saatler 15.30'u gösteriyor.

Köye iner inmez atlara teslim ettiğimiz çantamızı alıyoruz ve arkadaşımın malzemelerini çantadan çıkarttık. Köy odasında katılım belgelerimiz verildi. Kars'tan uçakla Ankara'ya dönecek arkadaşım Seyit KAYA ile burada vedalaşıp, ayrılıyoruz. Ben diğer arkadaşlarla birlikte Sarıkamış’a dönüyorum. Çantalarımızı getiren kamyon da Sarıkamış'a gelince, çantamı alıp orduevine gidiyorum. Odaya yerleşip güzel bir duşun ardından iyi bir akşam yemeği hakettim sanırım. Yemek sonrası artık dinlenme vakti.

08 Ocak 2018 Pazartesi

Sabah 06.30'da uyanıp hazırlanıyorum. Arkadaşım beni gara götürecek. Trenim saat 09.05 de. Gara geldiğimde bütün arkadaşlarımın burada olduğunu gördüm. Güzel bir yolculuk yine beni bekliyor. Trende tanıştığım gençler vagonun koridorunda bir eğlendiler bir eğlendiler sormayın. Yolculuk esnasında Seyit arayıp, Ankara’ya sağ salim ulaştığını haber veriyor. Bu sevindirici haber. Çünkü onu merak etmiştim. 9 Ocak 2018 Salı sabahı 07.30 sularında trenimiz Irmak garına giriyor. Buradan otobüslerle Ankara tren garına ve dostlara veda vakti. Bir sonraki faaliyette buluşmak dilekleriyle ayrılıyoruz.

Uyumlu bir faaliyet oldu. Kendi adıma dağdaşlarıma teşekkür ediyorum.

Cüneyt AYTEN
16 Ocak 2018 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları