8. Geleneksel Köroğlu Cumhuriyet Tırmanışı - 29 Ekim 2017 Pazar

Kulübümüzün geleneksel faaliyetlerinden olan ve her yıl Cumhuriyet haftasında gerçekleştirdiğimiz Geleneksel Köroğlu Cumhuriyet Tırmanışının 8 incisini bu yıl 29 Ekim 2017 pazar günü 34 sporcunun katılımı ile gerçekleştirip; Cumhuriyetimizin 94 üncü kuruluş yıldönümünü Köroğlu zirvede kutladık.

29 Ekim pazar sabahı saat 07.00'de araçlarımız Sezenler Sokak'tan hareket ediyor. Bu yılda yaz-kış saati uygulamasına geçilmediğinden hava hala karanlık. Yol üstündeki duraklardan katılanlarla 34 kişilik ekibi tamamlıyoruz. İki aracız. Yaklaşık 1,5 saat süren bir yolculuk sonrası Beypazarındayız. Burada Mevlana Lokantasında kısa bir kahvaltı molası veriyoruz. Çorbalarımızı inip, eksikliklerimizi tamamladıktan sonra Kıbrısçık'a hareket ediyoruz.

Saat 09.45 sularında eski orman kulübesindeyiz. Son durağımız burası. Kısa bir hazırlık sonrası saat 09.55 sularında orman yolunu takip ederek yürüyüşe başlıyoruz. Hava parçalı bulutlu ve sıcaklık yürümek için ideal. Rüzgar yok. Ancak Köroğlu'nun zirvesini sisler kaplamış durumda. Yaklaşık yarım saatlik bir serbest yürüyüş sonrası artık yoldan ayrılıp ormana gireceğimiz noktaya ulaşıyoruz. Ekip kalabalık ve ilk defa yürüyüşe gelenler var. Tempo problemi yaşanabilir. Bu nedenle tecrübeli ekip ve biraz daha düşük tempoyla yürümek isteyenler olmak üzere grubu ikiye ayırıyoruz. Birinci ekip (22 kişi) Mustafa KARABULUT'un rehberliğinde sırt hattı; ikinci ekip (10 kişi) ise Yüksel ALPKAYA'nın rehberliğinde çanak rotasını takip ederek tırmanışı gerçekleştirecek. Bu arada hava kapandı ve bir anda dört bir yanımızı sis bulutları kaplamaya başladı. Yükseldikçe sis katmanı artıyor. Artık bırakın zirveyi, bir kaç adım ötemizi bile göremiyoruz. Bu nedenle her iki grup lideri ellerindeki telsizlerle sık sık "nerede bulundukları" konusunda birbirlerini bilgilendirmeye çalışıyor.

Bizler ormanı geçip vadide akan küçük derenin kenarındaki patikadan çanağa doğru yükselmeye başlıyoruz. Yerler ıslak, sanki buralara bir kaç gün önce iyi bir yağmur yağmış gibi. Bizler ikinci ekip olarak, nefes molaları dışında çok fazla mola vermeksizin normal bir tempoda yürümeye devam ediyoruz. Ancak sis o kadar yoğun ki, etrafımızda ne var ne yok hiç bir şeyi görmüyoruz. Her taraf bembeyaz bir sis bulutuyla kaplı, farklı bir şey göremiyoruz. Bu arada öbür ekibinde aynı durumda olduğunu telsiz konuşmalarından anlıyoruz. Onlar da sırt hattını takip ederek zirveye gitmeye çalışıyorlar. Yükseldikçe eğim dikleşiyor, eğim dikleştikçe de grupta yavaş yavaş tempo düşmeye, şikayetler artmaya başlıyor. Ancak arkadaşları motive ederek tırmanmaya devam ediyoruz.

Yürüyüşe başladıktan yaklaşık 2,5 saat kadar sonra Çoban Çeşmesine ulaşıyoruz. Burada kısa bir nefeslenme molası veriyoruz. Bir kaç arkadaş pınardan eksilen sularını tamamlıyor. Sisin etkisiyle hava oldukça fazla soğuk hissediliyor. Çantalardan eldivenler, bereler çıkarıldı; üzerimize rüzgarlıklar giyildi. İlk defa yürüyüşe gelen ve şehirdeki havaya aldanıp eldiven, bere getirmeyen arkadaşlara çantalardaki yedek malzemelerden takviye yapıyoruz. Vucut sıcaklığımızıda çok fazla kaybetmemek için molayı kısa tutup kayaların arasından sırt hattına doğru tırmanmaya devam ediyoruz.

Yaklaşık bir saattir öbür ekiple telsiz bağlantısı kuramadık. Bu nedenle nerede oldukları veya nasıl oldukları konusunda tedirginiz. Bu yoğun siste acaba yönlerini bulup, zirveye ulaşabilmişlermidir diye merak ediyoruz. Ancak sırta yaklaştıkça sisin içerisinden derinden bir yerlerde bağırmalar duymaya başlayınca heyecanlanıyoruz. 5-10 dakika sonra sırtayız ve artık öbür ekibin seslerini rahatlıkla duyabiliyoruz. Külaha doğru sırttan ilerlediğimizde zirveyi oluşturan kaya kütlesinin altında sislerin içinde diğer ekipteki arkadaşların karaltıları seçilmeye başlandı. Böylece külahın altında iki ekip bir araya geliyor. Mutluyuz. Bizde olduğu gibi diğer ekipte de herhangi bir sorun yok. Hep birlikte külahı tırmanmaya başlıyoruz ve yürüyüşe başladıktan 3 saat sonra saat 13.00 sularında 2499 metrelik Köroğlu'nun zirvesine ulaşıyoruz.

Sonunda zirvedeyiz. Tebrikler, kutlamalar. Aramızda ilk defa Köroğluna tırmanan arkadaşlar var. Böyle anlamlı bir faaliyette Köroğlunun zirvesine ulaştıklarından bu arkadaşların mutlulukları yüzlerinden okunuyor. Ancak zirve çok soğuk. Güneyden sıkı bir rüzgar esiyor. Bu nedenle kaya setinin arkasına geçip rüzgardan korunmaya çalışıyoruz. Bir şeyler atıştırıp, sıcak bir şeyler yudumlayarak dinlenmeye çalışıyoruz.

15 dakikalık bir dinlenme sonunda ekip toplanıyor. Herkes çantalarından getirdiği bayrakları çıkarıyor, Kulübümüzün flamasını da açıp seronomiye başlıyoruz. Bu yıl Cumhuriyetin 94 üncü kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Yüksel hocanın yaptığı günün anlam ve önemini anlatan bir konuşmasından sonra, Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştiriyoruz. Sonrasında hep bir ağızdan bağıra çağıra İstiklal Marşımızı söyleyip; Köroğlu'nun zirvesini çınlatıyoruz. Her yıl olduğu gibi geleneksel flamalı ve bayraklı Cumhuriyet fotoğrafını çektirdikten sonra saat 13.30'da inişe geçiyoruz.

İnişe başladığımızda hava iyiden iyiye bozuyor ve kar başlıyor. Dikkatli ve yavaş bir şekilde külahı inip, batonlarımızı bıraktığımız yerden alarak hep birlikte sırt hattından inişe geçiyoruz. Sırt hattındaki düzlüğe kadar kar yağışı bizlere eşlik ediyor. Daha sonra da etkisini kaybedip kesiliyor. Ancak sis halen çok yoğun ve bazı arkadaşların temposu düşmeye başladı. Kopma yaşanmaması için zaman zaman bekleyerek grubu toplamaya çalışıyoruz. Sırtta bir süre ilerledikten sonra sağa doğru dönüp çanağa iniyoruz. Nihayet 15.45 sularında sabah ormana girdiğimiz noktaya ulaşıyoruz. Buradan arabaya kadar orman yolunu takip edeceğiz. Serbest yürüyüşe geçip saat 16.10 sularında araçlarımıza ulaşıyoruz. Üst baş değişimi sonrasında saat 16.30 sularında Ankara'ya doğru yola koyuluyoruz.

Toplamda 6 saat 15 dakika süren faaliyetimizde GPS kayıtlarına göre 9,9 km mesafe katetmişiz. En düşük 1733 metreden tırmanışa başlayıp, 2499 metreye ulaşarak 766 metre yükselti kazanmışız.

Cumhuriyetimizin 94. kuruluş yıldönümünde büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve silah arkadaşları ile vatan için kendini feda eden tüm şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Yüksel ALPKAYA
17 Kasım 2017 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları