HAKUNA MATATA / KİLİMANJARO TIRMANIŞ - 11 Şubat 2017

Türkiye'den ayrılmadan, OHAL nedeniyle ben ve bir arkadaşımın yeşil pasaport engelini son anda aşması, tırmanışa katılacak bir başka arkadaşımızın yurt içindeki uçusunun sis nedeniyle ertelenmesiyle yolculuğumuz heyecanlı başlıyor ve grubumuzu bir gün sonra tamamlayabiliyoruz. Moşhideyiz. Sabah araçlarla Milli Parklar Marangu Kapısına doğru yola çıkıyoruz. Keyifli bir yolculuktan sonra Marangu Kapısından giriş yapıyoruz.

Rehberlerimiz çanta ve cüzdan, para konusunda dikkatli olmamız konusunda sürekli bizleri uyarıyorlar. Sahiplenme çok yüksek. Fotoğraf çekmek istediğimizde mutlaka para istiyorlar. Bazen veriyoruz, bazen de gülüp geçiyoruz. Kapıda kayıtlarımız alınıyor. Her yer tertemiz. Pet şişenin sırt çantasının ceplerinden görünmesi bile yasak. Bu konuda sık sık uyarılıyoruz. Çok güzel yağmur ormanına dalıyoruz, güzellik nefes kesici. Ağaçlarda maymunlar cirit atıyor, kuş sesi ve huzur var bizleri takip eden. Öğle yemeği için durduğumuz mola alanında kullandığımız tuvaletlerin temizliği bizleri oldukça fazla şaşırtıyor. Gün sonunda Mandara Hut'dayız (2.720) Burada da kayıtlarımız alınıyor, dinlenme alanında çay ve mısır patlaklarımız hazır. Muhabbet koyulaşıyor. Akşam yemeğinden sonra üst bölümde topluca dinlenmeye geçiyoruz.

Sabah kahvaltıdan sonra sağlık taramamız yapılıyor ve belgeleniyor. Dışarıda keyifle dans eden dağ işçilerini görüyorum ve hemen aralarına katılıyorum. Jambo Bwana'yı çok beğeniyorum. Ezgisi beynimde. İkinci etap yürüyüşümüze başlıyoruz. Bitki örtüsü değişmeye başlıyor. Daha bodur ağaç ve çalılık alanda yürüyoruz artık. Taşımacılıkta sadece insan gücü kullanılıyor. Araç ve hayvan yok. 20 kiloluk yükleri kafalarında taşırken bile "Jambo" diyerek selamlıyorlar bizleri. Bizde "Jambo" diyerek selamlıyoruz onları. Günün sonunda Horonbo Hut'dayız. (3.720) Çayımız, mısır patlağımız hazır yerleşip sohbete başlıyoruz. Güneşin batışı mükemmel. Akşam dansımızı da yapıyoruz kocaman bir daire oluşturarak. Jambo Bwana müziği beynimde yorgunluk yok keyifler yerinde.

Sabah uyanınca yüzlerimizi yıkayalım diye kapıya sıcak su dolu kapların bırakıldığını görüyorum. Bizim gibi dağcılar için olağanüstü lüks geliyor bu davranış. Güneş doğmakta. Fotoğraf çekmek için koşuşturan tırmanıcılarla dolu etraf. Güne hazırız. Yolumuz biraz daha uzun ve sonunda zirvemiz var. Mawenzi dağının (5355) çekiciliğine şahit olarak ilerliyoruz. Bugün günün sonunda Kibo Hut'a ulaşıyoruz. (4.720) Akşam yemeğinde makarnanın yanında, Türkiye'den gelirken yanımda getirdiğim 2 baş soğan ve bir baş sarımsağı bölüşüyoruz arkadaşlarla. Biraz da elma sirkesi. Hava kararıncaya kadar dolaşmıştım yemekten önce. Aklimizasyon için iyi olduğunu biliyordum. Biraz yükselip fotoğraf çekmiştim bolca. Zirve için çantalarımızı hazırlayıp, dinlenmeye çekiliyoruz.

Saat 23.00'de çayla birlikte bir kaç parça bisküvi atıştırıp, saat 24.00 da tırmanış için kapıda sıralandık. Hava çok güzel. Ancak ilerledikçe nefes problemi yaşamaya başlayınca, bir rehber eşliğinde grubu arkadan takip etmeye başladım. "Pole, Pole" diye uyarıyor sık sık rehber Charles. (Yavaş, Yavaş). Bu arada ellerim üşüyor. Eldiven değişimi için mola istiyorum ve kaz tüyü eldivenlerimi giyince ellerim ısınmaya başlıyor. Bu arada elimden çıkarttığım eldivenleri de Charles'e hediye ediyorum. Çok seviniyor.

Kaya etabından sonra Mawenzi Dağını kızıllığa boyayarak yavaş yavaş gün ağarmaya başlıyor. Günün ilk fotoğrafını çekiyorum. Gilman's Point'deyiz. (5.600) Sırttan arkaya geçip, soğuk ve karlı dar bir patikadan ilerleyerek Stella Point'e ulaşıyoruz.(5.700) Az bir sıcak su molası istiyorum. Kısa bir dinlenmeden sonra hemen zirveye, Uhuru Peak'e hareket ediyoruz. Nihayet zirvedeyiz. Uhuru Peak'ta (5.895) gurubun diğer üyeleriyle buluşuyorum. Tebrik, fotoğraf çekimi sonrası hemen dönüşe geçiyoruz. Buzulların fotoğraflarını çekemiyorum, içimde kalıyor. Dikkatle ve yavaş yavaş iniyorum.

Zirve sonrası geceyi Horombo Hut'ta geçiriyoruz. Ertesi gün Mandoro Hut'u atlayıp Milli Parkın girişine ulaşıyoruz. Bu kez dönüş kayıtlarımız alınıyor.

Bu keyifli tırmanışı safari, dalış ve Zanzibar adasıyla taçlandırıyoruz. Svahili dilinde çok kullanılan deyim olan HAKUNA MATATA diyerek veda ediyorum Klimanjaro'ya. (Hakuna Matata-Sorun Yok, Üzülme, Rahat Ol)

Gülsen SALMAN
11/17 Şubat 2017 - Klimanjaro

  • Etkinlik Fotografları