TDF Allahuekber Dağı Sarıkamış Şehitleri Anma Tırmanışı - 23/25 Aralık 2016

Etkinliğin Adı : TDF Allahuekber Dağı Sarıkamış Şehitlerini Anma Tırmanışı

Türü : Kış tırmanışı

Tarih : 23-25 Aralık 2016

Hava Durumu : Tırmanış ve yürüyüş süresince kar yağışlı ve hafif rüzgârlı. Sıcaklık 1. gün gündüz (–10); gece (-30) derece. 2. gün gündüz (-17); gece (-30 derece). 3. gün gündüz zirvede kar fırtınası ve hissedilen bir sıcaklık yaklaşık (-35) derece.

Zemin Durumu : Tamamen kar ve buzla kaplı bir zemin. Sarıgün Köyünde kamp kurulan bölgenin zemini tamamen karla kaplı ve donmuş topraklı bir zemin.

Teknik Malzeme : Bir çift baton kullanılmıştır.

Kamp Yeri : 1. gün Sarıgün Köyü; 2. gün 2652 metre rakımda bulunan kamp alanı.

Tırmanış : Sarıgün Köyünden 2652 kamp alanına 3 saat 45 dakika; yukarı kamp alanından zirveye 2 saat 15 dakika.

İniş : Zirveden yukarı kamp alanına 1 saat 15 dakika; yukarı kamp alanından Sarıgün Köyüne 2 saat 30 dakika.

Lider : Abdul Gafur ERDOĞDU

Lider Yardımcısı : Şahap ERYILMAZ

Ulaşım : Ankara-Sarıkamış arası tren ile; Sarıkamış-Sarıgün Köyü Sarıkamış Belediyesinin araçları ile ulaşım sağlanmıştır.

Öneriler : Zemin kar ve buz olduğu için normal çadır kazıkları kullanılamaz. Bunların yerine 22-23 cm boyunda çelik çiviler daha kullanışlı olacaktır. Özellikle Sarıgün Köyünde bu çivilerin tamamını çakmamanızı öneririm zira gece iyice donacakları için sabah çadırı toplarken çivilerinizi çıkaramayabilirsiniz. Sarıkamış bölgesinin çok soğuk olması nedeni ile mutlaka birkaç çift eldiven bulundurulmalı, mümkünse bunlar üst üste giyilebilecek şekilde seçilmelidir. Köyden yukarı kamp alanına yürüyüş esnasında terlememek için, bir kat termal, üzerine bir t-shirt ve en dışta teknik ceketle yürünmesini tavsiye ederim. Zira terlerseniz bu sizin için felaket olabilir.

21 Aralık 2016 Çarşamba

Akşam saat 17.45'de TCDD Ankara Garı önünde tırmanışa birlikte gitmeyi planladığımız dostlarımla buluştum. Kısa bir hasret gidermenin ardından bizi Kırıkkale’nin Irmak ilçesine götürecek otobüslere eşyalarımızı yerleştirip, Irmak ilçesine hareket ettik. Yaklaşık bir saat sonra Irmak tren garındayız. Tren henüz perona yanaşmamış. Burada bekleyen yolcuların büyük bir kısmı dağcıydı. Bazılarını tanıyordum, tanımadıklarımla da tanışmakta çok zorlanmadım. Kısa süren bu tanışma faslı bile, yolculuğun güzel geçeceğinin işaretlerini vermeye başlamıştı. Kompartımana geldiğimizde diğer iki yolcunun da dağcı olduğunu gördüm. Zaten aşağıda tanışmıştım. Şimdi tek bir sorun vardı o da çantalarımız nereye koyacağımız. Hemen gidip tren amiri ile görüştük. Tren amiri bize çantalarımız için lokomotifin arkasındaki depo vagonundan yer tahsis edince sorunumuz çözüşmüş oldu. Büyük çantaları buraya yerleştirip, sadece yolda kullanacağımız zirve çantalarımız yanımızda kalınca kompartımanımız rahatladı. İlk yaptığım iş botlarımı çıkarıp terliklerimi giymek oldu. Daha sonra derin bir sohbet, akşam yemeği ve çay kahve faslı. Tadına doyum olmaz bir yolculuk başlamıştı. Gece tren görevlisi uyumamız için bize yastık, çarşaf, yastık kılıfı ve pike getirdi. Oturduğumuz koltuklar bir anda yatağa dönüştü. Sıcak tren, sıcacık dost sohbetleri ama dinlenmemiz de lazım. Tıkır tıkır giden trende uyumanın zevkini anlatmaya kelimeler yetmiyor.

22 Aralık 2016 Perşembe

Saat 06.30’da uyandım. Manzara muhteşem. Gördüğüm manzara karşılığında çıkardığım seslerden olacak ki diğer arkadaşlar da uyandı. Arka arkaya gördüğümüz bu muhteşem manzarayı fotoğraflamaya başladık. Düşünün bir kere, bu yolculuğu yapmak içim Rusya’ya gitmenize gerek yok. Cennet Vatanımın güzel köşelerinde bu mümkün. Bu manzara eşliğinde diğer kompartımanlardan gelen ikramlarla mükemmel bir kahvaltı. Derken öğle yemeği. Çay, kahve, çekirdek. Allahım, bu yolculuk hiç bitmesin. Saat 17.30 gibi görevlinin sesi ile irkildik. "Sarıkamış yolcuları hazırlansın" Trenimiz saat 18.30 sularında Sarıkamış garına giriyor. Daha önce Sarıkamış'ta görev yaptığımdan burada bir çok dostum var. İşte onlardan biri beni almaya gelmiş. Beraber geldiğim iki arkadaşımı da alarak Orduevinin yolunu tutuyoruz. Bu gece orada kalacağız. Çantalarımızı odaya bırakıyoruz. Güzel bir akşam yemeği ve iki sene görev yaptığım orduevi ile yeniden güzel bir akşam. Çok mutluyum.

23 Aralık 2016 Cuma

Sabah erkenden kalkıp kahvaltı için aşağıya indim. Burada bırakacağım malzemeleri bir çantaya koyup arkadaşımın ofisine bıraktım. Faaliyet esnasında kullanmayı düşündüğüm su ve yiyecekleri de alarak saat 10.00'da Sarıkamış Belediyesi’nin önüne gitmek için gene bir arkadaşımın aracıyla yola koyulduk. Aşağıya inerken yolda karşılaştığımız dağcı dostlarıda alarak meydana indik. Kontrolleri yaptırdıktan sonra çantalarımızı kamyona yükledik ve araçlarla Sarıkamış Şehitliğine doğru hareket ettik. Hava açık ve güneşli. Ama klasik Sarıkamış soğuğu var. Buradaki törenin ardından Selim ilçesine geçtik. Öğle yemeği ve son alışverişlerin ardından Sarıgün Köyü’ne hareket ettik. Kampı kurduktan sonra 15.30'da teknik toplantı yapıldı. Köyde kısa bir gezi, anı fotoğrafları ve derken akşam oldu. Güzel bir akşam yemeği yemek gerekiyor çünkü hava çok soğuk. Sabah için suyumu kaynatarak termosuma doldurdum. Yedek sularımı ve yiyeceklerimi de kaz tüyü parkama sararak çantamın içine yerleştirdim. Artık uyku vakti.

24 Aralık 2016 Cumartesi

Saat 01.45. Allahım bu ne soğuk. İlk defa denemek için kullandığım bir mat vardı altımda. Anladım ki kış faaliyetleri için uygun değil. Onu hemen çadırın yan tarafına dayayıp termosumdan biraz sıcak su içtim. Tekrar uyumam lazım. Sabah 06.00'da saatimin alarmı çaldı. Süratle kalkıp kahvaltı yaptım ve çadırımı toplayıp tekrar çantamı düzenledim. Bu arada çevremdeki bir çok arkadaşımın çadır kazıkları yamuldu, çivisi olanlarında çivilerinin donduğunu gördüm. Kazma ile bunları çıkartmak ta oldukça zor oldu.

Saat 09.00'da yukarı kamp alanına gitmek için köy camisinin önünde toplandık. Bu arada bir kadın dağcı arkadaş "Çantanızı kaldırabilirmiyim?" diyerek, çantamı kaldırmayı denedi ancak kaldırmayı başaramayınca "Hocam, siz bu çantayı yukarı çıkarırsanız ben haydi haydi çıkarım" diyerek kendini motive etti. Böylece ağır çantam bir işe yaramış oldu. Ben çantamı yukarı çıkarmayı başardım ancak o bayan arkadaşı bir daha göremedim.

Çadır yerimi tespit ederek hemen zemin temizliğini ve tesfiyesini yaptım ve çadırımı kurdum. Hava oldukça soğuk. Hızlı hareket ederek çadırımı yerleştirdim ve öğle yemeğimi yedim. Bu arada yan çadırdan samimi bir çay daveti aldım. Davete icabet etmek gerek. Yanımda getirdiğim Selanik Gevreğini, Kuşburnularını ve Ihlamurumu alarak hemen yanlarına gittim. Sohbet güzel, hava soğuk ama dostlarımın sıcaklığı, kar suyu ile demlenen kuşburnu çayı mükemmel. Malzemelerimizi birleştirdik ve akşam yemeğini de birlikte yedik. Çadırıma gelerek sabah için hazırlık yaptım. Yanımda çıkardığım suyu kaynatıp termosuma koydum. Artık yatma vakti.

25 Aralık 2016 Pazar

Dün geceki tecrübeden dolayı önlemleri alınca güzel bir uyku çekebildim. Sabah 05.00'da kalktım. Hızlı bir kahvaltı ve ardından bazı malzemelerimi topladım. Çünkü zirve dönüşü eşyaları toplamak için çok vaktim olamayacak. Saat 07.00'da zirveye doğru harekete geçtik. Hava çok soğuk ama üzerime sadece bir termal, üzerine bir t-shirt ve teknik ceket giydim. Terlemek istemiyorum. İrtifa aldıkça hava soğuyor ve fırtına şiddetini artırıyor. Bir ara yürüyüş kolunun arka tarafı gözükmüyordu. Önce ipek eldiven giydim. Biraz sonra yetmez oldu üzerine dış katman eldiven kılıfı giydim. Bu malzeme çok başarılı. Kesinlikle öneririm. Daha sonra bu da yetmez oldu. Hızlı bir şekilde ipek eldivenin üzerine polar eldiven ve üzerine dış katman kılıf. Sanırım şimdi ısınıyorum. Yalnız fotoğraf çekmek için eldiveni çıkarmak oldukça zor geliyor. Parmaklarımı hissetmiyorum. Buna bir çözüm bulmalıyım. Bir çok kişinin telefonu dondu. Benimki hala çalışıyor. Onu iç cebimde taşımanın faydasını görüyorum. Bir süre sonra Şehitlikteyiz. Hemen yanından kıvrılarak zirveye doğru devam ediyoruz ama bazı katılımcılar burada zor anlar yaşıyor. Baygınlık geçiren, istifra eden, üşüdüm diye bağıranlar var. Zirvenin hemen altındaki sırt hattında törenimizi yapmak zorunda kaldık. Zirvede çekilen fotoğrafların ardından hızla aşağıya iniyoruz. Çünkü hava çok soğuk ve rüzgâr acımasız. Yeniden Şehitlikteyiz. Tekrar tören yaptık ve tüm şehitlerimiz için duâ ettik. Hızla sıcak bir bardak su içtim ve kampa dönüşe geçtik.

Bir saat onbeş dakika sonra kamptayız. Süratle çadırları topladık ve köye dönüşe geçtiğimizde saat 13.00 olmuştu. Köye dönerken burada donarak şehit olan dedelerimi düşündüm. Üzerimizdeki kıyafetler, botlar, çeşit çeşit malzemelere rağmen bizler çoğu zaman zorlandık. Onların hiçbir şeyleri yoktu. Allah onlardan razı olsun. Saat 15.30'da Sarıgün köyündeyiz. Artık veda vakti. Bazı dostlarla burada vedalaşmamız gerekiyor. Katılım belgeleri dağıtılırken, bizlerde burada ayrılacak arkadaşlarla vedalaşıyoruz. Bizi bekleyen araçlarla Sarıkamış’a geldiğimizde akşam olmuştu. Tekrar Orduevine geldik. Odama yerleşip çadırımı, tulumumu ve kaz tüyü parkamı açarak kuruttum. Güzel bir yemeği hakettim sanırım. İçimde tarif edemediğim bir huzur var. Tek kelime ile "Mutluyum".

26 Aralık 2016 Pazartesi

Sabah 06.00'da kalkıp, çantalarımı hazırlayıp, kahvaltımı yaptım. Ankara'ya yine trenle döneceğim ve trenimin hareket saati 08.40. Gara geldiğimde bütün arkadaşlarımın burada olduğunu gördüm. Güzel bir yolculuk yine beni bekliyor. Hâttâ dönüş yolculuğu daha da güzel geçti. Bu manzaraları başka bir yerde görebilmeniz mümkün değil. Sırf bu yolculuk için bile buraya gelmeye değerdi.

27 Aralık 2016 Salı

Saat 07.30 sularında trenimiz Irmak Tren Garına ulaşıyor. Buradan yine otobüslerle Ankara Tren Garına geçtik. Dostlara veda vakti. Bir sonraki faaliyette buluşmak dilekleriyle ayrıldık. Kendi adıma dağdaşlarıma teşekkür ediyorum.

Cüneyt AYTEN
Faaliyet Raportörü
30 Aralık 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları