Kıbrısçık Köroğlu Zirve Tırmanışı - 12 Mart 2016 Cumartesi

Rehber : Mustafa KARABULUT
Rehber Yardımcısı : Adil YAZIBAKAN
Artçı : Ziya Arif ATEŞ

Kendi adıma uzun süredir faaliyet yapmadığımdan olacak heyecanlıyım. Bu sebeble erkenden -saat 05.30'da- uyandım. Aracımız, ilk hareket noktası olan Sezenler Sokaktan 06.00'da hareket edecek olmasına rağmen; ben 06.05'te araca bineceğim Carrefour kavşağına çoktan varmıştım. Neyse ki çok fazla beklemeden, yaklaşık 10 dakika sonra, saat 06.15 sularında Mehmet Bey yönetimindeki aracımız geldi ve yol üzerinden araca katılan arkadaşlarla toplam 18 kişi olduk. Herkes bindikten sonra rehberimiz Mustafa Bey faaliyet ve genel kurallar hakkında kısa bir açıklama yaptı. Faaliyetin görev dağılımını yaparak sohbetler eşliğinde yolumuza devam ettik.

Beypazarı Mevlana Lokantasına ulaştığımızda saatler 07.30'u gösteriyordu. Yarım saatlik kahvaltı molası verdik, çaylarımızı çorbalarımızı içtik (kelle paça çorbası harika olmuştu). Son eksikliklerimizi de tamamladıktan sonra tekrar yola koyulduk. Beypazarı-Kıbrısçık yolunu takip edip, Karaşar yol ayrımına geldiğimizde Köroğlu'nun bembeyaz karlarla kaplı görüntüsü karşımıza çıkıverdi. Dağda kar olmasına sevindik. Karda yürümek daha kolay olacaktı. Saat 09.00'da Kıbrıscık’a; sonrasında yayla yolundan devam edip, saat 09.30 sularında tırmanışa başlayacağımız dağın güney yüzünde bulunan eski orman kulübesine ulaştık.

Hava güzel ve açık. Gökyüzü pırıl pırıl parlıyor. Sıcaklık 13 derece civarında. Yani tırmanmak için ideal bir havaya sahibiz. Batonlar açıldı, tozluklar takıldı, Mustafa Hocanın "haydi arkadaşlar" komutu ile toplam 18 kişi tek sıra halinde 1673 rakımdan saat 09.35'te harekete geçtik. Yaklaşık 10 dakika yoldan yürüdükten sonra Ziya Hocamın koçluğunda ısınma hareketlerimizi tamamladık. Kısa bir tanışmanın ardından aynı disiplin içerisinde yürümeye devam ettik. Ancak gözümüz bir yandan da solumuzda gürül gürül akan derede. Karşıya geçmek için uygun bir yer bakıyoruz. Sonunda uygun bir yer bulup karşıya geçiyoruz. Çobanuçuran Kayasının soluna düşen ve dik bir şekilde yükselen parkuru kısa molalar vererek tırmanmaya devam ediyoruz. Artık karın üstündeyiz. Sağımızda kalan Karadoğan Yaylasının terkedilmiş evleri ile karşımızda bütün heybetiyle yükselen Çobanuçuran Kayası bizleri selamlıyor sanki. Bu arada yumuşayan karda dönüşümlü olarak iz açmaya başladık. Bu dik yokuş bizleri oldukça yordu.

Saatlerimiz 12:20'yi gösterdiğinde Çobanuçuran Kayasının üstündeki düzlükteydik. Her yer karla kaplı, bembeyaz. Ancak buradaki kar sert, bu nedenle daha rahat yürüyoruz. Birkaç yerde ayı izlerine rastladık. Tam bir kış faaliyeti yapmanın keyfini çıkardık. Saat 13:30'da 18 arkadaşımızla birlikte 2499 rakımlı Köroğlu'nun zirvesindeydik. Zirveye 4 saatte ulaşmıştık. Zirvede hava açık, ancak oldukça kuvvetli bir rüzgar var. O yüzden zirvede çok fazla kalamadık. Hemen zirve fotoğraflarımızı çekip, dağın kuzey yüzünden inişe geçtik. Burası çok fazla güneş almadığından kar oldukça sert ve Rehberimiz Mustafa Bey burada yaşanabilecek bir kayma riskine karşı dikkatli olmamız konusunda bizleri sürekli uyarılarda bulunuyor. İniş esnasında Bolu’dan geldiklerini öğrendiğimiz üç dağcıyla karşılaştık, zirveye tırmanıyorlar. Kısa bir selamlaşmanın ardından, birbirimize şans dileyip ayrıldık. Saat 14.00 sularında düzlüğe, dağın rüzgar almayan kısmına ulaştığımızda Liderimiz Mustafa Bey 20 dakikalık bir yemek molası verdi. Zemin karla kaplı olmasına rağmen moladan dolayı mutluyuz. Herkes yiyeceğini, içeceğini diğeriyle paylaştı. Sohbetler eşliğinde 20 dakikanın nasıl geçtiğini anlamadık. Yolcu yolunda gerek diyerek tekrar yola koyulduk. Aşağılara indikçe kar yumuşamaya başladı. Artık batak karda yürüyoruz. Dikkatli olmak lazım. Tabi zararsız düşmeler hepimizin başına geldi, hızlı ve sağlıklı bir iniş yaparak saat 16.30'da arabaya ulaştık.

Gerçekten çok yorucu ama bir o kadar da zevkli bir faaliyeti tamamladık. Islanan giysiler, çoraplar değiştirildi ve sabah arabada bırakılan yedek ayakkabılar giyildi. Yedek ayakkabı ve çorabı olmayanlar -aynen benim gibi- ıslak çorap ve ayakkabılarla Ankara'ya döndü. Toplamda 7 saatlik bir faaliyetin ardından aracımızla Beypazarına indik. Mevlana Lokantasında mola verip, bir güzel karnımızı doyurduk. Mutlu, yorgun, karnımız da tok olunca Ankara’ya kadar tatlı bir uykuya daldık. Yoldan binen arkadaşlarımızı yine aynı duraklarda indirdik ve bir sonraki faaliyette buluşmak dilekleriyle vedalaştık.

HOŞÇAKALIN, DOSTÇA KALIN, MADADOST’TA KALIN.

Adnan KANTAR
Faaliyet Raportörü
15 Mart 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları