Aladağlarda Seri Tırmanış Keyfi - (Kızılyar / H2-H3-H4 / Oksar Tepe / Suner Tepe / DKSK) - 18/21 Ağustos 2016

18-21 Ağustos tarihlerinde kulübümüz sporcusu-tırmanış partnerim Özer ÖZMEN ile birlikte Aladağlarda seri tırmanışlar gerçekleştirdik. 17 Ağustos çarşamba günü mesai bitimi kafa yorgunluğu had safhada, beden ise dağa hazır deyip Özer ile Niğde'ye doğru yola koyuluyoruz. Gece 00:30 sularında Demirkazık köyündeyiz. Bu geceyi Mümtaz Çankaya Dağevinde geçireceğiz. İlk defa burada konaklıyorum. Odalar gayet güzel, 25’er lira ödeyip uykuya çekiliyoruz.

18 Ağustos Perşembe (1. Gün) - Yedigöller Platosu Büyükgöl kamp alanına çıkış

Sabah 06:45'de cep telefonunun alarm sesiyle uyanıyoruz. Bizi yukarıya götürecek Mehmet abi çoktan gelmiş, bizi bekliyor. Hemen çantaları emektar Torosa yükleyip Gelin Kayalıklarına doğru yola çıkıyoruz. Doğrusu traktörle yapılan bu yolculuk yorucuyken, Toros ile çok konforlu geliyor. Gelin Kayalarında eşyalarımızı indirip, katırları beklemeye başlıyoruz. Hava biraz soğuk. 20 dakika kadar sonra Recep katırları getiriyor, biz de çantalarımızı Mehmet abiye bırakıp saat 08:30 gibi küçük çantalarımız ile yürüyüşe başlıyoruz. Daha yürüyüşün ilk metrelerinde bir gün önce şehirde yaptığım 60 km.lik bisiklet sürmenin yorgunluğu kendini gösteriyor. Yapacak birşey yok. Hafif tempoyla yürüyüşe devam ediyoruz.

Saat 12:30 sularında Çelikbuyduran boynunu dönüyoruz. Artık bundan sonrası iniş ve Yedigöllere doğru koşar adım, iyi giden arabalar gibi basıyoruz gaza! Kampa yaklaşırken Mehmet abi ile karşılaşıyoruz. Çantalarımızı kamp alanına bırakmış, geri dönüyor. Bize "Yörüklerin göçtüğünü, kamp alanında yeni yapılan dağevi inşaatında çalışan işçilerin olduğunu, ekmek ve acil durumlarda işcilerden yardım isteyebileceğimizi" söylüyor ve ayrılıyoruz. Biz, yörüklerin orada olacağını düşünererek taze süt, peynir, yoğurt hayalleri kurarken; hayallerimiz suya düşüyor.

Saat 14:00 gibi kamp kurmaya başlıyoruz. Önce kampımızı göl kenarına kurmayı düşünürken, sürüler halinde saldıran kara sineklerden dolayı kararımızı değiştirip, kampımızı işcilerin çadırına yakın bir yere kuruyoruz. Çadırlar hazır, acıktık tabi. Özer hemen işe koyuluyor. Hazırladığı sucuklu bulgur pilavı ile bize güzel bir ziyafet çekiyor. Artık dinlenme zamanı. Dağevi inşaatında çalışan arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Çalışanlardan Adem abi ilginç birisi. Eskiden avcıymış ama avcılık yasaklanınca her yıl ihale edilen 8 teke avlanması için iz sürme rehberliği işini yapıyormuş. Epeyde iddialı. Yedigöllerdeki kamp alanından 33 dakikada Direktaşın zirvesine çıktığını söylüyor.

Bilgi Notu : Avlanması için ihaleye çıkılan tekeler 8 yaşından büyük olmak zorunda. 8 yaşından yaşlı tekelerin hareket kabiliyetleri yavaşladığından kolaylıkla kurtlara yem oluyorlar veya kendileri ölüyorlarmış. Bu nedenle Adem abi, kontrollü ve sınırlı olarak yapılan resmi avcılığın devlete ve rehberlere ekonomik fayda sağladığına inanıyor. Diğer yandan kaçak avcılık maalesef halen devam etmekteymiş ve sürülerin kaderini değiştirmekte imiş. Halen dağda 500 civarında teke olduğu varsayılmakta iken, 5 yıl avcılık yasaklansa teke sayısının 5000'lere çıkacağına inanıyor.

Adem abinin bize sözü var. Bir dahaki sefere eğer Ulupınar köyünden gelirsek, bizi iz sürerek teke sürülerine götürmeye söz verdi. Kısmet bakalım. Sohbet koyu, uzun sürüyor. Artık dinlenme zamanı. Yarın bizim için zor bir gün olacak. Çadırlara çekildik, uykuya daldık.

19 Ağustos Cuma (2. Gün) - Kızılyar zirve tırmanışı (3654 mt)

Saat 06.00. Çalan alarmın sesiyle uyanıyoruz. Çay demleyip, kısa bir kahvaltıdan sonra hazırlanıyoruz. Bugünkü planımızda önce Kızılyar; sonrasında da Direktaş'a tırmanmak var. Bu nedenle yanımıza emniyet kemerlerini, teknik malzemeleri ve ipimizi alıyoruz. Saat 07:00'de kamptan ayrılıyoruz. Hava çok güzel. Keyifli bir yürüyüşten sonra Direktaşın batısından geçerek Kızılyar giriş rotasına ulaşıyoruz. Tırmanış çarşak ile başlıyor, kısa bir yürüyüşten sonra kayalar başlıyor. Bizim için antreman olacağını düşündüğümüzden, elimizdeki GPS rotasının dışına çıkarak kayalardan tırmanmayı tercih ediyoruz. Bir noktada kilide geliyoruz. Yan geçiş negatif, tırmanış negatif. Bu noktada kalıyoruz. Geri dönsek zaman kaybedeceğiz. İlerlemekten başka çaremiz yok. Negatifi aşmamız gerekiyor. Zorda olsa iki hamle yapıp burayı geçiyorum. Hemen bir kaya babasına emniyet alıp Özer’i yanıma alıyorum. Heyecanlı bu bölümü geçtikten sonra macera aramaya gerek yok deyip düzgün yolu tercih etmeye karar veriyoruz.

Kızılyar Güneybatı Rotası Tunç Fındık’ın kitabında da bahsettiği gibi aşırı zorluğu olmayan ama keyifli bir rota. Saat 10:20'de güneybatı zirve girişini yapıyoruz. Şimdi hedefte Kızılyar Ana Zirve var. Parkurda keçi yollarını takip ederek yan geçişler, tırmanışlar, inişler hepsini yapıyoruz. Dikkatle geçilmesi gereken birkaç yer var, onun haricinde manzaranın keyfini çıkara çıkara ilerliyoruz. Saat 11:30 sularında zirve altı patikaya giriyoruz. Burada çantalarımızı bırakıp zirve külahına tırmanmaya başladık. 11:45'de zirvedeyiz fotoğraf çekimlerinin ardından inişe geçiyoruz. Önce çantalarımızı alıyoruz ve sonrasında çarşak kaya karışımı bölgeden hızlıca inişe geçiyoruz. İlerlemek daha kolay oluyor ve iniş yaptığımız için kayalardan da bir miktar uzaklaşıyoruz. Saat 14:30 sularında tırmanmayı düşündüğümüz Direktaşın altındayız. Ancak suyumuz bitti ve bu durumda Direktaş'a tırmanmamız mümkün değil. Tırmanışı erteleyip kampa dönüyoruz. Kampta Adem abiler menemen hazırlamışlar. Büyük bir zevkle bizde sofraya dahil oluyoruz. Karnımız doyuyor. Ardından çay keyfi ve koyu bir sohbet.

20 Ağustos Cumartesi (3. Gün) - İsimsiztepe, H2-H3-H4, Suner Tepe, Oksar Tepe, Suner Tepe, DKSK Tepe zirve tırmanışları

06:30 kalkıp, 07:00'de kamptan ayrılıyoruz. Bugün, tüm vadileri görebilen ve eşsiz bir manzarası olan sırt hattından H2, H3, H4, Suner, Oksar ve DKSK tepelerine tırmanmayı hedefliyoruz. Bu tırmanışlarla ilgili elimizde herhangi bir GPS verisi yok. Bugün olay bizde. H3 Tepenin solunda bulunan isimsiz tepeyi gözümüze kestiriyoruz. Eğim daha az ve patika izleri mevcut. Buradan rotaya giriyoruz, çarşaktan sonra kaya etaplarını dikkatle geçiyoruz ve çok kısa bir zaman sonra 3500 mt.lik İsimsiz Tepedeyiz. Solumuzda Üçköşe Sivrisi; sağımızda gideceğimiz yol. H3 Tepeye doğru tırmanıyoruz. Saat 10:00'da H3 Tepenin (3600 mt) zirvesindeyiz. Ardından H2'ye yöeneliyoruz. 10:15'de H2'nin zirvedeyiz. (3600 mt) Rüzgar çok fazla sığınacak bir yer arıyoruz. Bir kayayı kendimize siper edip bişeyler atıştırdıktan sonra H'ler içinde en heybetli görünen H4 Tepeye doğru yürüyoruz. 10:45'de zirvedeyiz. (3610 mt) Manzara harika. Kaldı, Alaca, Emli Vadisi ayaklarımızın altında. Zirvede çadır kuracak yer bile mevcut.

H4'den sonra bir miktar iniş yapıp tekrar yükseliyoruz ve saat 12:30'da Oksar Tepedeyiz. (3630 mt) Ardından Suner Tepeye yöneliyoruz. Patika aşağı doğru iniyor. Ancak biz kayadan yan geçiş yaparak yolu kısaltıyoruz. Saat 13:30'da zirvedeyiz. (3595 mt) Tırmanış serimiz devam ediyor. Şimdi sırada DKSK Tepe var. İnişli çıkışlı bir yol ve bizler manzarayı izleyerek ilerliyoruz. Yolumuz üstünde isimsiz olan ama süper diye adı geçen tepeye uğruyoruz. Buradan ayrıldıktan kısa bir süre sonra DKSK Tepedeyiz. (3615 mt) Artık karar verme zamanı. Buradan ya kampa ineceğiz, yada Yıldırım Tepeye geçeceğiz. Bakıldığında geçiş mümkün görünüyor. Ancak risk almak istemiyoruz. Çünkü öncesinde herhangi bir rota araştırmasını yapmadık ve birazda yorgunuz. kampa inmeye karar verip çarşak üzerinden kamp alanına iniyoruz.

Kampa indiğimizde Adem abi bizi yemeğe çağırıyor. Utana sıkıla gidiyoruz. Çünkü sürekli onlardan yiyoruz. Köylümün gönlü geniş ikramı seviyor. Sohbet, muhabbet ile yemeği yiyoruz, ardından çay keyfi. Bugün hava çok durgun. (Nedenini ertesi gün anladık.) Hava kararmaya yakın çadırlara geçip dinlenmeye çekiliyoruz.

21 Ağustos Pazar (4. Gün) - Direktaş zirve denemesi

Bugün geri döneceğiz. Ancak aklımız Direktaş'ta. Dayanamayıp saat 07:00'de teknik malzemelerimizi alıp Direktaş rotasına gidiyoruz. Dünkü havadan eser yok, rüzgar çok şiddetli esiyor. Klasik rotadan yükseliyoruz. Batonları bıraktık, setleri tırmanarak geçiyoruz. At Sırtının altına geliyoruz. Rüzgar çok şiddetli estiğinden arası açık basamğı geçemiyoruz. Sol kısma dönüp, bir set indikten sonra serbest tırmanarak At Sırtının üstüne çıkıyoruz. Tunç Fındık’ın kitabında 4+ görünen tırmanış gözümüze büyüyor. 10 metre kadar serbest tırmandıktan sonra karşımıza perlondan yapılmış bir emniyet noktası çıkıyor. Perlon bayağı eski ve oldukça çürük görünüyor. Rotayı denemeye bile cesaretimiz yok. Çünkü rüzgar oldukça şiddetli esiyor. Epey bir süre rota bize bakıyor, biz rotaya. Yanımızdaki ip 35 metre. Yukarıya çıksak bile, inişimizin sıkıntılı olacağı kesin. Direktaş zirveyi bir başka bahara bırakıp kampa dönmeye karar veriyoruz. Gelecek sefer buraya gelirken kesinlikle 60 metrelik bir ip ile tırmanış ayakkabılarımızı da getireceğiz.

Kampa dönüp, çadırlarımızı topluyoruz. Adem abiyle vedalaştıktan sonra, kamp yüklerimizi sırtlayıp saat 11:30 gibi inişe başlıyoruz. İnişe diyorum ama aslında Çelikbuyduran boynuna kadar epeyce bir yukarıya doğru yükseliyoruz. Yükümüz ağır olmasına rağmen keyifli ilerliyoruz. Saat 13:30 sularında Çelikbuyduran'dayız. Sularımızı doldurup hemen yola devam ediyoruz. Saat 15:30'da Gelin Kayalıklarındayız. Mehmet abi emektar Toros'u ile bizi bekliyor. Eşyalarımızı Toros'a yükleyip aşağıya iniyoruz.

Genel Bilgiler :

Su kaynağı : Temmuz-Ağustos aylarında Çelikbuyduran'da su sıkıntısı çekilmiyor. Ancak Büyük Göl kampında Temmuz ayında şakır şakır akan su; gittiğimizde kurumuştu. Bu nedenle çok çok ince akan ve yörüklerin bulunduğu bölüme yakın yüzeysel akan bir su bulduk. Fakat bu suyun kalitesi epey düşük. Biz bu suyu kullandık ve sudan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamadık ama Ağustos sonlarına doğru bu bölgeye gidecekler kesinlikle su kaynağını teyit etmeliler. Bazen üst göllerden hortumla su taşınması da yapılıyor ama su kalitesi sorgulanır düzeyde. Zorunlu kalınırsa Büyük Göldeki suda içilebilir.

Tulum : Çelikbuyduran için extrem -18 uyku tulumu; Büyük Göl'de atılacak kamplar için ise extrem -12 tulumların yeterli olacağını düşünüyorum. Göl kenarındaki kampı tercih etmeyin, çok fazla sinek var.

Çadır : Yaz dönemi için herhangi bir üç mevsim çadır yeterli olacaktır.

Teknik malzeme : Direktaş dışındaki zirveler için teknik malzeme olarak sadece kask yeterli. Direktaş için emniyet kemeri, HMS, express set, perlon, takoz set, 60 metrelik bir ipe ihtiyaç duyulmaktadır. Yok ben serbest çıkarım bişey olmaz diyen varsa kendi tercihidir.

Halil İbrahim ÇELİK
Faaliyet Raportörü
01 Eylül 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları