Erciyes Kış Tırmanışı (06-07 Şubat 2016)


Düzenleyen : Kayseri Dağcılık İl Temsilciliği ile Hacılar Dağcılık Kulübü (HADAK)
Katılımcılar : Mustafa KARABULUT, Adil YAZIBAKAN, Özer ÖZMEN
Hava Durumu : 06 Şubat Cumartesi karla karışık yağmur, sıcaklık 0/5 derece (Gece -33 derece);
07 Şubat Pazar karlı rüzgarlı gece -33 derece / gündüz -10 derece

Kayseri Dağcılık İl Temsilciliği ile Hacılar Dağcılık Kulübü (HADAK) tarafından düzenlenen Erciyes Zirvesi kış tırmanışına, Kulübümüzü temsilen Mustafa KARABULUT, Adil YAZIBAKAN ve Özer ÖZMEN'den oluşan 3 kişilik bir ekiple katıldık. Yapmış olduğumuz toplantıda Kayseri'ye Adil abinin aracı ile gitmeye ve dağa 2 çadır götürüp; birinde Ben ve Adil abinin; diğerinde ise Özer'in kalmasına karar verdik. Yemek ve diğer işler planlandı; donanım ve malzemelerimizden eksik olanlar (kazma, krampon, kask, lisans gibi zorunlu olanlar) tamamlandı ve Kayseri'ye hareket saati olarak ise 06 Şubat Cumartesi sabahı saat 06.30 da olarak belirlendi.

Planladığımız üzere 06 Şubat 2016 Cumartesi sabahı 06.30'da Kayseri'ye doğru yola koyulduk. Hafta içi hava gayet sıcak olmasına rağmen, bu sabah güne yağmurla başladık. Biraz sonra da yağmur yerini kara bıraktı. Biz saat 07.00'de arkamızda kar yağışı bırakıp, Ankara'dan ayrıldık. Aracı Adil Abi kullanmakta. Güzel bir yolculuktan sonra saat 11.00 sularında Kayseri'ye ulaştık. Bir marketten eksik olan yiyecek-içeceklerimizi tamamladık. Dağa gitmeden önce bir lokantada sıkı bir şekilde karnımızı doyurduk. Cep telefonunun navigasyonu ve yapılan telefon görüşmeleri sayesinde Develi yolu üzerindeki Kayak Merkezine saat 12.20'de ulaştık.

Aracımızı park ettikten sonra toplanma yerine giderek görevlilere kaydımızı yaptırdık. Türkiyenin her yerinden gelen dağcılar vardı. Bu arada Sivas'tan gelen, tanıdığımız arkadaşlarla karşılaşmak bizler için sürpriz oldu. Önce teleferiklere; daha sonra ise teleferikle 2500 metreye çıkıldı. teleferik sonrası kamp yüklerini sırtlanıp yaklaşık 2650 metrede bulunan dağ evinin üstündeki bölgeye kampımızı kurduk. Organizatörler saat 18.00'de teknik toplantı olduğunu ilan edince bizlerde bu saate kadar çadırlarımızda dinlenmeye çekildik. Saat 18.00'deki toplantıya ben ve Adil abi katılırken; Özer çadırda kalıp yemeği hazırladı. (Akşam yemeğinde makarna ve ton balığı vardı). Ancak bu arada tipi ve fırtına başlamıştı.

Teknik toplantı dağ evinde yapıldı. Gece saat 03.00’de hareket edileceği, tırmanışın Şeytan Kulvarının solundan yapılacağı v.b. konularda bilgiler verildi ve etkinlikle ilgili sorulan sorular cevaplandırıldı. Toplantı sonrası Özer tarafından hazırlanan yemekle karnımızı doyurduk, ertesi gün için sıcak sularımızı hazırladık, sonrasında da dinlenmeye çekildik. Dışarıdaki tipi ve fırtınayı çadırdan hissediyorduk. Hava oldukça soğuktu ve uyku tulumlarımıza girerek ısınmaya çalıştık. Ben, dışarıda esen rüzgarın çıkardığı gürültüden dolayı bir türlü uyuyamazken, Adil abi uyku tulumuna girer girmez uyku moduna geçti. Bu arada, ertesi gün öğrendim ki gece sıcaklığı -33 dereceleri bulmuş.

Yarım yamalak uyur uyanık derken saat 02.00’de kalktık. Çadırın içi buz gibi soğuk. Bu ortamda getirdiğimiz kahvaltılıklarla -canımız istemese de- kahvaltımızı yapmaya çalıştık. Sonrasında sıkı sıkıya kuşanıp, dışarı çıkmak için çadırın fermuarını açınca dışarıda esen fırtına ve tipi yüzümüze tokat gibi çarpınca şaşırdık. Ama biz yine de çadırlarımızdan çıktık. Dışarı çıktığımızda çadırlarımızın üstünün 50 cm. karla kaplandığını gördük. Son bir kez donanımlarımızı kontrol edip, tırmanışa hazır bekleyen diğer dağcılara katıldık.

Saat 03.00’de, İsmail Yılmaz'ın liderliğinde yoğun sis, kar ve fırtına altında yürüyüşe başladık. Öndekiler olağanüstü çaba ile iz açıyorlardı. Soğuk ve tipi olumsuz etkiliyordu ama ben gece yürüyüşlerini hep sevmişimdir. Sis yüzünden zaman zaman rotada sapmalar oldu. Ama günün ilk ışıkları ile Şeytan rotasının altından geçip sol tarafa doğru yükselmeye başladık. Buraya kadar yaklaşık 3 saatte gelebilmiştik. Bu arada olumsuz hava koşullarından dolayı zaman zaman geri dönen arkadaşlar oldu. Bu arada eğim oldukça arttı ve ben gerek uykusuzluktan kaynaklanan yorgunluk gerekse iyi beslenememekten dolayı enerji yetersizliğinden zorlanmaya başladım. Zorlamaya gerek yok ve dönmeye karar verdim. Adil abi ile Özer'i bilgilendirerek geri dönüşe geçtim. Aşağıda geri dönenlerle birlikte kamp alanına ulaştım. Kamp alanı oldukça aşağıda olmasına rağmen tipi ve fırtına burada hala şiddetle hissediliyor. Ben çadıra girip dinlenmeye çalışırken, kısa bir süre sonra Adil abinin sesini duyar gibi oldum. Başlangıçta hayal görüyorum sanmama rağmen çadırın kapısında Adil abi'yi görünce oldukça şaşırdım. Bu kadar hızlı zirveye ulaşıp kampa geri dönmeleri mümkün değildi. Meğerse ben döndükten yarım saat sonra lider 3560 metrede çığ tehlikesi nedeniyle geri dönüş kararı almış ve bütün dağcılar geri dönmüş. Bu koşullarda toplamda yaklaşık 7 saatlik bir kış faaliyeti yapmış olduk.

Kar, tipi ve fırtına altında kampımızı topladık -tabiî ki en zoru çadırı toplamak oldu- kamp yükü ile 30 dakikalık bir yürüyüş sonunda teleferik istasyonuna indik. Buradan da önce teleferikle aşağıya, oteller bölgesine, oradan da 15 dakikalık yürüme ile ana toplanma alanına ulaştık. Malzemeler arabaya yerleştirildi, araba küçük bir nazlanma sonrasında çalıştırıldı ve Ankara'ya dönmek üzere yola çıkıldı. Akşam dağda yağan kar Kayserinin içine de yağmış, her yer bembeyaz. Yorgunlukla sakin ve dikkatli bir şekilde Kırşehir'e geldik. Hem birazcık dinlenmek hem de karnımızı doyurmak üzere mola verdik. Sıcacık bir çorba ilk tercihimiz oldu. Sonrasında yolculuğa devam ve saat 16.30 sularında Ankara'ya ulaştık.

Erciyes kış zirve tırmanışı için çıktığımız yolda; her ne kadar zirveye ulaşamazsak da, tecrübe kazandık. -33 derecede çadırda kalmak; gece bu soğukta sıcacık uyku tulumundan çıkıp hazırlanmak ve tırmanışa başlamak bize iyi bir tecrübe oldu. Bu arada gece bu soğuğu gören bazı arkadaşlarımız tırmanmaktan vazgeçip, çadırlarında sıcak uyku tulumlarından bile çıkmayıp uyumaya devam ettiler. Zirveye çok az kalmasına rağmen, riskleri görüp 3560 mt.den dönünce “EN İYİ DAĞCI EVİNE SAĞLAM DÖNEN DAĞCIDIR” durumunu fiilen yaşamış olduk.

Başka dağlarda görüşmek üzere, Hoşça kalın, Dostça kalın, MADADOSTÇA KALIN…….

Mustafa KARABULUT
Faaliyet Raportörü
01 Şubat 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları