İsparta Dedegöl Zirve Tırmanışı (2998 mt.) - (28-29 Mayıs 2016)

Mavi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü olarak ETUDOSD (Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Dedegöl Dağı zirve tırmanışına katılmak üzere 28 Mayıs 2016 Cumartesi günü sabah saat 04.00’de Sezenler sokakta buluşup, Eğirdir'e hareket ettik. Ekibimiz 12 kişi. Faaliyetin rehberliğini yapacak Mustafa KARABULUT, hoş geldiniz faslından sonra 2 günlük faaliyet ve faaliyette uyulması gereken genel kurallar hakkında bilgiler verdikten sonra herkes yarım kalan uykusunadevam etti.

Sabahın ilk ışıklarında saat 07.00 sularında Akşehir'deyiz. Burada, küçük bir çorbacıda çorbalarımızı içip ve yola devam ediyoruz. Eğirdir’e vardığımızda saat 09.30 olmuştu. Bizler önce ETUDOSD Külüp binasına uğrayıp, geldiğimizi haberdar ettik, sonrasında da Eğirdir'i ve gölü gezdik. Eksikliklerimizi tamamladıktan sonra saat 10.15’da Melikler Yaylasına doğru yola koyulduk. Güzergahımız baharın tüm güzelliklerini görmek mümkün. Yol boyunca çiçek tarlalarını seyrede seyrede saat 12.00 sularında Melikler Yaylasına ulaştık. Kamp yerine yüzlerce çadır kurulmuş bile. Rehberimiz Mustafa bey, kamp alanının tam ortasında bulunan bir boşluğa çadırları kurmaya karar verince; araçtan çantalar indirildi, çadırlar kuruldu.

Çadır kurma faslından sonra sıra acıkan karınlarımızı doyurmaya geldi. Mustafa bey öğle yemeğini hep beraber yiyeceğimizi söyleyince, herkes çantasından bir şeyleri ortaya koydu, üzerine Şoförümüz Mehmet bey et sote hazırlayınca, güzel bir yemekle kendimizi ödüllendirmiş olduk. Bu arada bir misafirmiz var. Bu yaylada yaşayan, Mehmet amca; kensisi yörükmüş. O anlattı yaşadıklarını, bizler pür dikkat dinledik. Hatta rehberimiz Mustafa beyden elinde taşıdığı anı defterine duygularını yazmasını isteyince Mustafa bey'de Mehmet amcayı kırmayıp deftere bir şeyler yazdı.

Yemek sonrası hep birlikte Pınargözü şelalelerine indik. Şelale harikaydı. Bu güzelliği yaşayabilmek için burada mola verip, güzellikleri fotografladıktan sonra kamp alanımıza döndük. Kamp alanında kurulu yörük çadırında koyu bir sohbete koyulduk. Kadir abi, her zamanki gibi yaptığı esprilerle herkesi gülmekten kırdı geçirdi. Saat 17,30'da ETUDOSD tarafından hazırlanan kurufasulye, pilav, domates ve irmik helvasından oluşan akşam yemeği ikramı başladı. Yemeğimizi alıp, karnımızı doyurduktan sonra; yaptığımız toplantıda saat 03.00’de kalkıp; saat 04.00’de de zirve tırmanışına başlamayı kararlaştırdı rehberimiz Mustafa Bey. Daha sonra herkes dinlenmek üzere çadırlarına çekildi.

Saat 03.00’de rehberimiz tek tek herkesi uyandırdı. Kahvaltımızı yaptık, zirve çantalarımızı hazırladık ve saat 04.00’e Dedegül tırmanışı için ilk adımlarımız atmaya başladık. Ekibimiz 10 kişi. Tepe lambalarımızı açtık ve Mustafa beyin arkasına dizilip, yola koyulduk. Tırmanış için ideal bir hava var. Hava açık ve ılık. Soğuk hissedilmiyor. Dağa baktığımızda kapkaranlık ortamda muhtemelen bizden 1-2 saat önce tırmanışa başlayanların tepe lambalarının yaydığı ışık, karanlıkta aşağıdan fener alayı misali gözüküyor. Muhteşem bir görüntü.

Ekibin yarısı Dedegöl Dağına ilk defa tırmanıyorlar. Karanlıkta hiçbir şey göremiyoruz ama tırmanmaya devam ediyoruz. Rehberimiz ara sıra nefes ve su molaları veriyor. Yaklaşık 1,5 saat kadar sonra günün ilk ışıkları karşıki tepelerin ardından kendini göstermeye başladı. Dedegöl Dağının bir özelliği sürekli dik bir şekilde tırmanırsın. Ama grubun performansı oldukça iyi. Güneş Beyşehir gölünün üzerinden kendini göstermeye başladığında gördüğümüz manzara büyüleyici idi. Beyşehir gölünün üzeri kısmen bulutlarla kaplanmış. Bir süre sonra hava bozmaya ve aşağıdaki bulutlar yükselmeye başladı. Ortalık birden bire sisle kaplanıverdi. Göz gözü görmüyor. Bir süre bu yoğun sis içinde tırmanmaya devam ettik. Tırmanış esnasında zaman zaman önümüzde ilerleyen grupları geçerken; zaman zaman da arkamızdan gelen bazı tırmanıcılar bizleri geçiyor. Rehberimiz Mustafa bey sık sık nefes molaları veriyor ve bizleri motive etmeye çalışıyor.

Artık son dike parkurdayız. Yoğun sis biraz dağıldı. Burada yorulan bazı arkadaşlarımız tırmanışı bırakmak istedi ama rehberimizin verdiği moralle hep birlikte tırmanışa devam ettik ve saat 08.10’da 10 kişilik ekibimizin tümü zirveye ulaştı. 2998 mt.lik zirvedeyiz ve zirvede olmak muhteşem bir duygu. Dağa ilk defa tırmananlar ve son etapta bırakmak üzere olanlar zirvenin mutluluğu ile kendilerinden geçtiler. Zirve kalabalık, bir çok farklı ilden gelen dağcı zirve anını fotoğraflıyor. Rehberimiz Musatfa bey havanın da güzel olmasınını fırsat bilerek zirvede 45 dakikalık bir mola veriyor. Önce acıkan karnımızı doyurduk, sonra zirvenin keyfini çıkardık. Mustafa bey Kulübümüz adına zirve defterini yazdıktan sonra, zirve fotografını çektirdik ve 08.45’de inişe geçtik.

Çoğu kişi inişin çıkıştan daha kolay olduğunu düşünür. Ancak gerçek böyle değildir. İnişte dizlerimize daha çok yük bindiği için aslında iniş daha zordur, dikkat etmemiz gerekir. Bunu bilen ve yanlarında dizlik getiren bazı arkadaşlarımız inişe başlamadan dizliklerini takıp, inişe öyle başladılar. Rehberimiz iniş sırasında iki defa 5’er dakikalık molalarda ekibin dinlenmesini sağladı. Havanın biraz açılması ve manzaranın güzelliğinden dolayı acele etmeden ve yavaş yavaş etrafı seyrede seyrede inişe devam ettik.

Saat 12.15’de kampa ulaştık. Kamp alanında bizi tırmanışa katılmayan Ziya bey karşıladı. Önce çimenlere uzanıp, kısa bir süre dinlendik. Daha sonra da ikram edilen gözleme-ayranımızı alıp açlığımızı bastırdık. Rehberimiz Mustafa bey kamptan ayrılış saatinin 13,30 olduğunu duyurdu. Herkes çadırlarını toplayıp, araca yerleştirdikten sonra saat 13,30’da Ankara'ya hareket ettik. Akşam saatlerinde sağ salim Ankara'ya ulaşıp faaliyetimizi tamamladık.

Mustafa KARABULUT
Faaliyet Sorumlusu ve Raportörü
08 Haziran 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları