Aydos Zirve Tırmanışı - ERDAK(28-29 Mayıs 2016)

Gülsen SALMAN
02 Haziran 2016 - Ankara

Ereğli Dağcılık Kulübü (ERDAK) tarafından düzenlenen 6. Aydos Dağcılık Şenliği ve Zirve Tırmanışına, Kulübümüzü temsilen 6 sporcu ile katıldık. ERDAK bu yıl şenliğin sloganlarını "Tüm Şehitlerimizi Saygıyla Anıyoruz", "Kadına ve Çocuğa Şiddet ve Cinsel Tacize Hayır", "Lösev'e Sahip Çık", "Özgür Bodur Kalbimizdesin", "Karapınar Termik santraline Hayır-Güneş Enerfjisine Evet" olarak belirlemiş. Tören alanına bu pankartlarla yürüdük. Dağcılık Kulüpleri ve dağcıların çıktığı zirvelerde farklı duruş sergilemesi ve sosyal misyonlar üstlenmesi gerektiğine inananlardanım bende.

Çakıllar köyüne yol alırken bu coğrafyanın zenginliğine şahit olup mis gibi havasıyla ciğerlerimi dolduruyoruz. Kırakpınarı Yaylasına doğru yağmur altında hafifden tırmanışlı 7 km bile keyfimizi kaçırmıyor. Hızını artıran yağmura aldırmadan çadırımızı kurup, miss gibi kokan çayı yudumlarken buraya kadar yapılan yürüyüşün yorgunluğu unutulmuştu bile. ERDAK'ın ikram ettiği kavurma, bulgur pilavı, irmik tatlısı ve ayranda oluşan bol kepçe kamp yemeği gerçekten özeldi, lezizdi. Yemek sonrası dinlenmeye çekildik.

Saat 03.00. Karanlıkta kafa lambalarının ışığında ip gibi dizilmiş 134 sporcu, ateş böcekleri misali görünüyor. Gözlerim bu karanlıkta Nigar'ı aradı. 2014 yılında ilk kez birlikte yaptığımız doğa yürüyüşü geldi aklıma, birde bugün Aydos'a tırmanmak için burada olması. Olmaz diyenlere karşı hep "çok azimli, yapar, olmalı" savunmasını yapmıştım Nigar için. Beni yanıltmamıştı. Sandras, Beşparmak ve Gidengelmez dağlarında zorlansa da pes etmeden yaptığı doğa yürüyüşleriyle performansını artırmış ve bugün Bolkarların ikinci en yüksek noktası olan Aydos'a tırmanmaya gelmişti. Artık kendi kanatlarıyla uçabilirdi.

Saat 10.30'da 120 dağcı zirvedeyiz. Tarih sizi yanıltmasın, bugün yani 29 Mayıs tarihinde, baharı bitirip neredeyse yaza girdiğimiz bu gün aslında bir kış tırmanışı yaptık. Kar, sis ve sert esen rüzgar faaliyeti zorlaştırmak için ellerinden geleni yaptılar. 11.00'de dönüşe geçtik. Tüm ekip disiplin ve düzen içerisinde. Kampı topladık, kamp yüklerimizi traktöre verip, bizler yine Çakıllar köyüne kadar 7 kilometrelik yoldan inişe geçtik attığımız her adımda ağrıyan ayaklarımızın isyanını duya duya. Oysa önümde ışık saçarak ilerliyor Nigar. Tüm hastalıklarından dağ sevdası ve azmiyle savaşarak yendiğini hatırladım. Zirvede "Ben dağcı sayılırmıyım?" diye sormuş kendine Nigar. "Evet dağcısın" yanıtını almış yüreğinden.

Pes etmeden, aşkla, azimle dağlara yürümenin güzelliğiyle çoğalalım Nigar BULUT'un hikayesi misali........

"İMKANINI VE SINIRINI GÖRMEK İÇİN İMKANSIZI DENEMEK LAZIM -Fatih Sultan Mehmet"

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Özer ÖZMEN
03 Haziran 2016 - Ankara

Bu hafta Mavi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulubü olarak iki ayrı grupla iki ayrı zirve tırmanışındayız. Birinci grup Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Kulubü (ETUDOST) tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 20. gerçekleştirilecek "Dedegül Dağcılık Şenliği" kapsamında yapılacak "Dedegül Zirvesi-2998 mt tırmanışına katılmak üzere İsparta'da; ikinci grubumuz ise Ereğli Dağcılık Klübünün (ERDAK) yine geleneksel olarak düzenlediği ve bu yıl 6. gerçekleştirilecek "Aydos Dağcılık Şenliği" kapsamında gerçekleştirilecek Aydos Zirve-3430 mt. tırmanışına katılmak üzere Ereğli'deler.

Bilgi Notu - 1 : Orta Toroslarda bulunan Bolkar Dağlarının en yüksek ikinci noktası olan Aydos zirvesi 3430m yüksekliğinde olup, Konya il sınırları içinde yer alır. Bolkarların en yüksek noktası ise 3540 mt ile Medetsiz zirvesidir. Toros sıradağlarının Aladağlar'dan sonra en çok tanınan bölümü Bolkar Dağları'dır. Yılın her mevsimi eğitim ve tırmanış amaçlı gelen dağcıların eksik olmadığı Bolkar dağları ülkemize gelen yabancı doğa sporcularının da mutlaka uğradığı dünyaca üne sahip bir bölgedir.

Biz dört kişilik ekip (Yüksel ALPKAYA, Havva ALPKAYA, Gülsen SALMAN ve Özer ÖZMEN) olarak tırmanışa katılmak için kendi özel aracımızla 28 Mayıs cumartesi sabahı saat 05:30 sularında Ankara’dan, Konya-Ereğli’ye doğru yola çıkıyoruz. Diğer bir araçla gelen iki arkadaşımızla Ereğli'de buluşacağız. Saat 09:00 sularında 30 dakikalık mola sonrasında, saat 10:30'da Ereğli Yunus Emre Parkında toplanmaya başlayan dağcı arkadaşlarımızla buluşuyor ve kayıt işlemlerini yaptırıyoruz. Toplanma ve kayıt işlemleri saat 12:00’a kadar devam edeceğinden, bir çay bahçesine geçip yudumladığımız çay eşliğinde sohbet ediyor ve saat 12:15 de toplu olarak Atatürk Anıtı’na yürüyor ve burada saygı duruşu İstiklal Marşı ve toplu fotoğraf çekimine müteakip saat 13:30 sularında İvriz’e hareket ediyoruz. ERDAK her yıl olduğu gibi bu yılda programına İvriz Kaya Anıtı ziyaretini programına koymuş. Biz de Konya Halkapınar ilçesine bağlı İvriz köyünde bulunan gayet iyi korunan bu anıtı ziyaret edip, sonrasında sonra Çakıllar Köyüne geçiyoruz.

Bilgi Notu - 2 : İvriz Kaya Anıtı, Konya Halkapınar ilçesine bağlı İvriz köyünde bulunmaktadır. İvriz çayının başlangıç noktasının biraz ilerisinde kaya üzerine kabartma olarak (M.Ö.1180-700) Geç Hitit döneminde yapıldığı bilinmektedir. Tuvana Krallığının en büyük krallarından Varpalawas tarafından yaptırılmıştır. Tuvana Krallığı M.Ö. 3000 ile 2000 yılları arasında Anadolu’da kurulan şehir devletlerinden birisidir ve merkezi Halkapınar ilçesinin 4 km. güneyindeki İvriz Köyüdür. Anıt, Geç Hitit sanatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmekte olup; 4.20x2.40 metre ölçülerindedir. Anıtta Fırtına Tanrısı Tarhundas ile bölgenin kralı Varpalawas tasvir edilmiştir. Krala göre daha büyük ölçülerde olan Tarhundas, ellerinde başaklar ve üzüm salkımı tutmaktadır. Hiyeroğlif yazıda "Ben sarayda bir prens iken bu asmaları diktim. Tarhundas bunlara bolluk ve bereket versin." ifadesi yer almaktadır. Günümüzde kullanılan İvriz adı, "İvrisia"'dan gelmekte olup, "suyun kaynağı" anlamındadır.

Saat 14:30'da Çakıllar köyündeyiz. Burada kamp malzemelerini traktörlere yükleyip, kampın kurulacağı Kırakpınarı (2100 mt) mevkiine yürüyüşe geçiyoruz. Yeni yağan yağmurla çamurlaşan zeminde yaklaşık dört saatlik yorucu bir yürüyüş sonrasında nihayet saat 19:00’da Kırakpınarı kamp alanına ulaşıyor ve çadırımızı kuruyoruz. ERDAK’ın kamp alanında hazırlamış olduğu lezzetli yemekleri yedikten sonra çay eşliğinde kamp ateşi etrafında toplanıp biraz müzik dinledikten sonra istirahate geçiyoruz.

Pazar sabah saat 02:15 sularında kalkıyor ve kahvaltımızı yapıp, hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Saat tam 03:00'de tırmanışımız başlıyor. Meterolojiye göre bugün yağış görünmüyor. Fakat yoğun sis var. Yaklaşık 8 saatlik bir tırmanış sonrası saat 10:45'de Aydos zirvedeyiz. Tırmanış süresince havanın açmasını beklerken daha da kapanıyor ve yoğun sis altında zirve fotoğraflarımızı çekiyoruz. Fotoğraf çekimine müteakip zirve külahının hemen altına dönüyor ve burada yemek ve dinlenme molası veriyoruz. Geriden gelen diğer ekiplerin zirveden dönüşü ve dinlenmeleri sonrasında yaklaşık bir saat sonra, saat 11:45 sularında kamp alanına doğru klasik rotadan inişe geçiyoruz. Saat 14:00 sularında kamp alanındayız. Kampımızı topluyoruz ve kamp malzemelerini traktörlere verdikten sonra Çakıllar köyüne doğru inişe geçiyoruz. Aşağılara indikçe hava açılıyor, güneş yakmaya başlıyor. Yukarıda üşürken, şimdi burada terliyoruz. Nihayet saat 16:30'da Çakıllar Köyüne ulaşıp, burada park ettiğimiz aracımıza, traktörle indirilen kamp yüklerimizi yerleştirip Ankara’ya hareket ediyoruz.

  • Etkinlik Fotografları