Aladağlar Alaca (Lorut) Tırmanışı (3588 mt) - 08 Ekim 2016

Yaklaşık bir aylık aradan sonra yeniden Aladağlar'dayız. Bu kez planımızda iki gün içinde hem Alaca zirveyi (3588 mt); hem de Kaldı zirveyi (3734 mt) tırmanmak var. Ekip kalabalık, 17 kişiyiz. Faaliyetin liderliğini Yüksel hoca yapıyor. 07/10/2016 cuma akşamı saat 22:30 sularında Sezenler sokakta buluşup, bir hayli fazla olan malzemelerimizi araca sığdırmaya çalışıyoruz. Arka beşli koltuğu tamamen kamp çantaları ile doldurup ve aralara da eşya koyup Niğde’ye hareket ediyoruz.

Diğer duraklardan binen arkadaşları alıp, ekibi tamamladık. Önce yoğun bir sohbet, bir süre sonra göz kapaklarının yaptığı baskıya dayanamayıp uykuya teslim olanların artmasıyla ortalık iyice sessizleşiyor. Sessizliği sadece Mehmet kaptanın çekirdek çitleme sesleri bozuyor. Ama biz bu sese alışığız. Mehmet kaptan bizler horul horul uyurken kendisi uyanık kalmak için tüm geceyi çekirdek çitleyerek geçirir genelde. Ama her seferinde de bizleri sağ salim gideceğimiz yere ulaştırır. Sabaha karşı Niğde'deyiz ve her zamanki çorbacıda kahvaltı molası veriyoruz. Herkes kahvaltısını yapıyor, sularını tamamlıyor. Kahvaltı sonrası Çamardı Çukurbağ Köyüne doğru yol alıyoruz. Hava halen karanlık ve bizler sabah erkenden tırmanışa başlamayı planlıyoruz. Çukurbağ Köyünde Nil'de bize katılıyor ve Sarı Mehmedin Yurdu'na Yaylasına hareket ediyoruz. Saat 06:00 ve tırmanış hazırlıklarına başlıyoruz.

Bugün Alaca'nın zirvesine tırmanacağız. Alaca'nın diğer bir adı da, Lorut ve yüksekliği 3588 mt. Bu yüksekliğiyle Aladağların 15 inci yüksek zirvesi olduğu kabul edilir. Aladağlar silsilesinin güneyindeki en yüksek zirvesi olup; kuzeyden bakıldığında bir pramit gibi yükselir. İlk çıkışı İngiliz dağcılar Edward PECK, Robin HODGKİN ve L.H.HURST tarafından 1943 yılında gerçekleştirilmiştir.

Alaca, Aladağların en sık tırmanılan zirvelerinden biridir. En çok kullanılan rotası Parmakkaya Vadisini takip ederek, Avcıbelini aşıp dağın güney yüzünden zirveye ulaşan rotadır. İkinci en bilinen rota ise Sarı Mehmedin Yurdundan başlayıp, Mangırcı Vadisini takip ederek Körtekli sırtından yine dağın güney yüzünden zirveye ulaşan rotadır. Ancak Mangırcı Vadisini takip eden rota birinci rotaya göre oldukça uzun olup, ayrıca çok fazla yükselme gerektirir. Tırmanışa başlanılan Sarı Mehmedin Yurdunun rakımı 1700 metrelerde olup, zirveye ulaşmak için yaklaşık olarak 1900 metre yükselmek gerekir. Bir günde birden bire bu kadar fazla yükselmek insanı oldukça fazla yormakta.

Biz de bugün Mangırcı Vadisi rotasını kullanıp Alaca zirveye ulaşmayı deneyeceğiz. Kamp yüklerimizi burada bırakıyoruz. Çukurbağ'dan Mehmet Şenol katırlarla gelip, yüklerimizi Parmakkaya Vadisinde Akşampınarının üstündeki kamp alanına taşıyacak. Kamp alanında su olmadığı için her kişi için kamp alanına 5-6 litre su gönderiyoruz. Hazırlıklarımızı tamamlayıp saat 06:20'de 17 kişiyle yürüyüşe başlıyoruz. Hava yavaş yavaş aydınlanmaya başlıyor. Başlangıçta orman içinde ilerleyerek Mangırcı vadisine giriyoruz. Vadinin devamında sağımızda Büyük Mangırcı Tepe (2700 mt), solumuzda Kaletepe ve ileride Cıngıllıbeşik Tepenin (3200 mt) bize sunduğu manzaralar eşliğinde yükseliyoruz. Artık yorulmaya da başlamıştık ki -çünkü buraya kadar hiç mola vermedik- Yüksel Hoca, saat 09.00 sularında Katırçanağına ulaşan setin altında kısa bir mola veriyor. Bir şeyler atıştırıp, dinlenmeye çalışıyoruz.

Karşımızda zemini çarşak dik bir set yükseliyor. Çarşak zeminde yavaş adımlarla yükselmeye çalışıyoruz. Çarşağı bitirip kayalık alana geldiğimizde risk oldukça artıyor. Kayalar çürük ve bastığımız her yerden kopan taş parçaları hızla aşağılara yöneliyor. Kalabalığız. O yüzden düşen taşlardan zarar görmemek için birbirimize yakın tırmanıyoruz ve saat 10:00 sularında sıkıntısız bir şekilde Katırçanağı mevkiine varıyoruz. Burada kısa bir molaverip, kendimize geliyoruz. Sonrasında artık eğimi azalan vadi tabanından Alaca'ya doğru belli bir tempoda hep birlikte ilerliyoruz. Vadi tabanında biraz ilerledikten sonra sola doğru Körtekli Tepe'ye tırmanmaya başlıyoruz. Burası bizi oldukça fazla yoruyor. Zira hem zemin çarşak hemde eğim fazla. Nihayet saat 12:00 sularında Körtekli Tepeye (3250 mt) ulaşıyoruz. Yorulan bir kaç arkadaşımız geride kaldı. Hem onları beklemek hemde dinlenmek amacıyla 20 dakikalık mola ile kendimize geliyoruz. Herkes toplandıktan sonra saat 12:20'de sırt hattını takip ederek Alaca güney yüzüne doğru yola koyuluyoruz.

Saat 13:00 sularında Alaca külahın batı tarafının altında 5 dakikalık kısa bir mola veriyoruz. Sonrasında uzun bir yan geçiş ve güney yüzezirve sırt hattına saat 13.45 sularında ulaşıyoruz. Çarşak zemin yerine sert kayaları tercih ederek zirveye yükselmeye çalışıyoruz ama artık iyice yorulduk. Her 5-10 adımda durup nefeslenmek zorunlu hale geliyor. Ama halen 17 kişiyiz ve hiç dökülen yok. Herkes birbirine destek olmaya çalışıyor. Zaman zaman bırkama noktasına gelen arkadaşlara "haydi artık az kaldı, buraya geldikten sonra bırakmak olmaz" nidaları ile yüreklendirmeye, güç vermeye çalışıyoruz.

Tüm bu çaba ve gayretler sonrasında saat 14:45'de hep birlikte 17 kişiyle Alaca zirvedeyiz. Hava açık ve manzara müthiş. Ancak aşağılarda yavaş yavaş sisler birikmeye başladı. Yaklaşık bir saatlik zirve keyfi esnasında zaman zaman hızla bir sis bulutu etrafımızı kaplayıp, bir kaç dakika sonrada aynı hızla başka bir yöne doğru hareket ediveriyor. Saat 15:40 sularında zirveden ayrılıyoruz, çarşak zeminde hızla kayayarak inişe geçiyoruz. Bu arada etrafımızı bir sis bulutu kaplayınca hızımızı alamayıp dönmemiz gereken seti kaçırıp, biraz fazlaca aşağıya iniyoruz. Alaca güney çanağını geçip saat 17.15 sularında Avcıbeli'ne ulaşıyoruz. Bu arada Mustafa hocanın dizi ağrımaya başlayınca, oldukça geride kalıyor. Havada yavaş yavaş kararmaya başladığından hızlı hareket etmemiz lazım.

Yüksel hoca, Avcıbelinde öndeki grubu Gülsen hanımın rehberliğinde kamp alanına gönderip, kendisi geride Mustafa hocanın yanında kalıyor. Bizler yaklaşık 1,5 saatlik iniş sonrasında kamp alanına ulaşıyoruz. Hava iyice karardı. Çok yorgunuz. Daha çadırları kuracağız. Kafa lambalarının ışığında çadırlarımızı kurup, bir şeyler atıştırdıktan sonra çadırlarımıza çekiliyoruz. Güzel bir Aladağlar etkinliğinde yine güzel insanlarla, 12 saatlik bu yorucu faaliyetin sonrasında çadırlarımıza çekiliyor ve uykuya dalıyoruz…

Yarın Kaldı tırmanışı var. Şu anda hiç bunu düşünemiyorum bile. Bakalım sabah ne olacak...

Özer ÖZMEN
Faaliyet Raportörü
10 Ekim 2016 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları