Kazbek Tırmanışı (Gürcistan) - (31 Temmuz - 06 Ağustos 2015)

Kazbek benim ilk yurtdışı faaliyetim ve ilk 5000'lik dağ tırmanışım. Bu nedenle oldukça heyecanlı ve birazda tedirginim. Çevremde Kazbek'e tırmanan dağcı arkadaşım yok. Raporlardan okuduğum kadarıyla teknik bir dağ. Ama bende kendime güveniyorum. Antreman amacıyla 18-19 Temmuzda tırmandığım Erciyes'te (3917 m) kendimi test etmiştim. Gayet iyiydim ve başaracağıma inanıyordum.

31 Temmuz 2015 Bugün Cuma. Sabah 09.00’da Ankara AŞTİ'den otobüs ile Tiflis’e hareket ediyorum. Bilet ücreti 100.-TL. 24 saat süren bir yolculuktan sonra ertesi sabah 08.45 sularında Gürcistan'ın başkenti Tiflis’e ulaşıyorum. Tüm Karadeniz sahil şeridini gördüm, beklediğimden daha keyifli bir yolculuk oluyor. İstanbul'dan gelecek arkadaşlar uçakla geldikleri için benden 3-4 saat evvel Tiflis'e ulaşmışlar. Onlarla buluşuyoruz.

01 Ağustos 2015 : Bugün Cumartesi. 200 Lari'ye kiralanan bir araçla 1700 metre rakımlı Kazbegi köyüne hareket ediyoruz. Daha öncesinde Kazbegi Köyündeki Emma House’da yer ayırtmıştık ve odalarımıza yerleşiyoruz. Oda fiyatı yarım pansiyon 45 Lari. Son alışverişlerimizi yaptık, eksiklerimizi tamamladık ve 5 günlük faaliyet için hazırlandık.

02 Ağustos 2015 : Bugün Pazar. Saat 08.30 sularında 60 Lari'ye kiraladığımız bir araçla 2200 rakımlı Kiliseye çıkıyoruz. Artık sıra bizde. Kamp yüklerimizi sırtlandık ve saat 09.00'da Kiliseden itibaren tırmanışa başladık. Bugünkü hedefimiz Meteo'ya ulaşmak. Lakin kendimizi çok yorgun hissedersek dereyi geçer geçmez kamp atmaya karar verdik. Saat 12.30 sularında Seyir Tepesindeyiz. Tırmanışa başladığımız Kilise aşağılarda kaldı. Son molamızı verip dereye doğru ilerledik. Hemen hemen dört saattir yürüyoruz. Dereye ulaştığımızda donup kaldık. Çünkü suyun debisi tahmin ettiğimizden çok yüksek. İpsiz geçmek nerdeyse imkansız ve ayrıca yağmur da yağıyor. Önümüzden giden Rusların karşıdan karşıya gerdiği ip ile Murat çoktan karşıya geçti. Benim de hızlı bir karar vermem gerekiyor. Hemen botumu çıkarıp boynuma astım, 25 kiloluk çantamı sırtlandım ve dereden dikkatle geçtim. Ben geçtikten sonra bir anda ip çözüldü. Ruslar ipi çözüp, toplayıp tırmanışa devam ediyorlar. Ekipteki diğer arkadaşlar karşıda kaldı ne yapacaktık? Murat karşı tarafa bağırdı "Yarın Meteo'da (3650 m) buluşalım. Biz devam ediyoruz." Ayrılmanın tedirginliğiyle çantalarımızı tekrar sırtlandık ve Meteo'ya doğru tırmanışa devam ediyoruz. Artık 2 kişiyiz. Gergeti buzuluna girdiğimizde karın yumuşak olması nedeniyle krampon takmaya ihtiyaç duymuyoruz. Sıkıntısız bir şekilde Gergeti Buzulunu da geçtik ve saat 19.00 sularında hava kararmak üzereyken Meteo’ya (3650 mt) ulaştık. Bugün için kendi performansımdan oldukça memnundum. Kamp yükü ile 1450 metre tırmandım. Ancak çok yorgunum ve hemen çadırımı kurup içine girdim.

03 Ağustos 2015 Bugün Pazartesi ve bizler bugünü hem dinlenerek hem de ekibin geri kalan kısmını bekleyerek geçireceğiz. Ekibin gelmesiyle ertesi gün bir aklimatize tırmanışı yapmayı ve sonraki günde zirveye gitmeyi planlıyoruz. Bütün gün gözümüz buzulda; ekibin kalan kısmının gelmesini bekliyoruz. Ama ne gelen var nede giden. Şimdi ne yapacağız? Hiç bilmediğimiz bir dağda Murat'la başbaşa kaldık. Dağın yabancısıyız, rotayı bilmiyoruz. Oysa Lütfi ve Cilo dağda bize rehberlik edecekti. Elimizde rota yüklü sandığımız bir GPS var ama ne zaman rotayı açmaya çalışsak GPS program hatası veriyor. Sanırım rotayı yüklemeyi becerememişiz. Tüm gün yatıyoruz, besleniyoruz ve arkadaşlarımızın gelmesini bekliyoruz.

04 ağustos 2015 Tüm beklemelerimize karşılık ekibin geri kalan kısmı gelemedi. Murat'la baş başa kaldık. Karar verdik. Bugün yapacağımız aklimatize tırmanışında rotayı GPS'e kaydedip; bu gece yarısı başlayacağımız zirve tırmanışında kaydettiğimiz rotayı takip ederek labirentte kaybolma ihtimalini yok edeceğiz. Aklimatize tırmanışı için sabah saat 09.00'da tırmanışa başlıyoruz. Patikalar çok belirgin. Neredeyse her noktada babalar var, içimiz rahatlıyor. Bizimkilerin tabiriyle Mordor’a (Orta Dünya görünümlü bölge) geliyoruz. Labirentler öyle karışık ki gittiğiniz yoldan dönme ihtimaliniz çok düşük. Bir şekilde yolumuzu buluyoruz. Tüm geçtiğimiznoktaları GPS'e kaydediyoruz. Öyle ki buzul çatlaklarını ve tehlikeli bölgeleri bile GPS'e işliyoruz. İşimizi şansa bırakmaya niyetimiz yok. Saat 14.00 olmuş. 4200 metredeki kar kulvarındayız. Daha fazla devam edersek yorulacağız ve zirve tırmanışını riske edeceğiz. yarın buraya kadar GPS yardımıyla gelip, buradan itibaren kardaki izleri takip ederek tırmanmaya karar verip, dönüşe geçiyoruz. Bu durumda 4200 mt. yüksekliğe kadar cepte, gerisi ise bize kaldı..

05 Ağustos 2015 Aman allahım bu ne fırtına. Çadır sanki yerinden sökülüp uçacak. Hiç uyuyamadım, Muratta öyle. Çadırın polleri sekiz oldu. Gözler şiş. Acaba tırmanışı iptal mi etmeliyiz? Saat 00:00 alarm çalıyor. Yarım saat içim geçmiş. Çadırın dışından Dimitri'nin (Azeri arkadaşımız) sesi duyuluyor. “Getmiyor muyuz?” diyor. "Gediyoruz" deyip çadırdan fırlıyoruz ve son hazırlıkları tamamlıyoruz. Kampın tamamı uykuda. İlk yola çıkan ekip biziz. 4200'e kadar gayet rahat tırmanıyoruz. Kar kulvarındayız. Hava henüz aydınlanmadı. Rüzgar şiddetli üşüyoruz. 4300 metredeki son kamp alanına ulaşıyoruz. Bu bölgede de kamp atmış insanlar var ve onlarda tırmanışa hazır.

Teknik tırmanış başlıyor.Önceleri 30 dereceyle başlayan eğim ilerledikçe neredeyse 60 dereceye çıkıyor. Dağın doğu yüzündeyiz ve neredeyse dağın çevresini 270 derece dolaştık. Bu bölgeyi yatay geçiyoruz. 20 cm.lik bir patika, kramponları birbirine yakın tutmak zorundayız; çünkü parkur dışına çıkarsak kayma ihtimalimiz çok yüksek. Yol bir türlü bitmiyor. Hayatımın en zor tırmanışı. Önümüzde ilerleyen Estonyalı bir grup pes etti ve parkurdan çıktılar. Yol arkadaşımız Dimitri bıraktı. 4800 metredeyiz daha epey yolumuz var. Platoya çıkan ve eğimi 70 dereceyi bulan dik kulvardayım. Kar yumuşak kazmayı sonuna kadar saplaya saplaya yükseliyorum. Son bir hamle ile platoya ulaştım. Sanki bir balkona tırmanmışım hissiyle adımımı Plato'ya attım. Zirve karşımda ve tüm görkemiyle bana bakıyor. Önümde inişe geçmiş Ukraynalı bir çift var. 4300 metredeki buzulda kamp attıkları için kondüsyonları ve aklimatizeleri bizden çok daha iyi. Onlar inerken ben tırmanışa geçiyorum. Kar çok sert neredeyse buzlaşmış.Kazma saplanmıyor, kramponlarımı kimi zaman Alman tekniği ile kimi zaman Fransız tekniği ile kullanıyorum, bazen de miks. Hemen arkamda Rus bir dağcı tırmanıyor. Zirvedeyim. (5040m) Birkaç dakika sonra arkamdaki Rus dağcı da zirveye ulaşıyor. Birbirimizi tebrik ediyoruz. Rus dağcı çantasından çıkardığı ocak ve tencere setiyle zirvede çay demliyor. Onun sayesinde ben de Kazbek'in zirvesinde buz gibi bir havada sıcak çay ile keyif yapmış oluyorum.

Rüzgar hala çok şiddetli. Kazmayı tuttuğum parmaklarım sızlıyor. Zirvede fazla kalmak istemiyorum ve fotoğraf çekimlerinden sonra inişe geçiyorum. Platoyaindiğimde Murat’la karşılaşıyoruz. Tebriklerden sonra o zirveye; ben ise platodan aşağıya yöneliyoruz. İnmek daha zor derdik ;ama bildiğin koşarak aşağı iniyorum. Kendime olan güvenim o kadar yükseldi ki çok rahatım. Çıkarken gerim gerim gerildiğim bölgelerden rahat adımlarla ilerliyorum. Tabii ki emniyeti elden bırakmadan. Kazmam hep elimde ve bütün gücümle saplıyorum. 4300 metredeki buzuldaki son kamp alanına geldiğimde Dimitri’yi yarı baygın buzun üzerinde uyurken buluyorum. Çok yorulmuş. Toparlanıp birlikte inişe geçiyoruz. Kar kulvarını geçtikten sonra Murat’ı beklemeye başladık. O da geldikten sonra inişe hep birlikte devam ediyoruz ve birkaç saat sonra kamptayız.

06 Ağustos 2015 Bugün Perşembe ve dağdan iniş günümüz. 3650 metreye kurduğumuz kampımızı topladık ve Meteo'ya doğru inişe geçiyoruz. Buzul çok kaygan. Krampon takıyoruz. Saat 14.00 sularında Kilise'deyiz. Telefonlar çekmeye başladı ve bizler aşağıda kalan ekibi arayıp, durumlarını soruyoruz. Herşeyin yolunda olduğunu ve derenin debisi yüzünden karşıya geçemediklerini öğrenince rahatlıyoruz. Kilise'ye ulaşınca kiraladığımız araçla aşağı iniyoruz. Azeri dostumuz Dimitri bizi aracıyla Tiflis’e kadar götürüyor. Haçapuri keyfinin ardından, tebrikler vedalaşmalar sonrasında Türkiye'ye dönüş yolculuğu başlıyor.

Bu etkinlikte bana eşlik eden dostlarım Lütfi, Cilo, Murat, Sema, Cihan ile desteklerinden dolayı Kulübüm Madadost’a ve en önemlisi bana güvenen her zaman destekleyen aileme teşekkürü bir borç bilirim.

Kısa bir açıklama: Teknik olarak yazılan raporlar bana çok cazip gelmediğinden, faaliyet raporunu hikaye havasında yazmayı istedim. Kazbek faaliyetinde harcadığım para yaklaşık 600.-TL; sanırım Ağrı'ya gitseydim bu kadar para harcardım. Bu nedenle Kazbek tırmanışlarının oldukça ekonomik olduğuna inanıyorum. Ayrıca ben Kazbek'e tırmanmaktan çok fazla keyif aldım. Tırmanılması gayet keyifli bir dağ. Ümit ederim ki kendi ülkemin dağları da, bu işi ticarete dökmüş kişilerin kelle başı hesaplarından, zorlamalarından kurtulur ve isteyen istediği gibi tırmanılacak hale getirilir.

Kullanılan Malzemeler: Kazma, Krampon, Kask.

Halil İbrahim ÇELİK
Faaliyet Raportörü
16/08/2015 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları