Aladağlar BDK-KDK Tırmanışı - 03/05 Temmuz 2015

03 Temmuz 2015 Cuma - Kampa Yolculuk (1. gün)

Kulübümüzün 2015 yılı Faaliyet Programında yer alan Aladağlar tırmanış serisinin ikincisini (serinin ilki olan Emler-Eznevit ve Karasay tırmanışlarını 2 hafta önce 20-21 Haziran 2015 tarihlerinde gerçekleştirmiştik.) gerçekleştirmek üzere 2 Temmuz Perşembeyi 3 Temmuz cumaya bağlayan gece saat 01.30'da her zamanki toplanma yerimiz Sezenler Sokakta toplanıyoruz. Kamp yüklerimiz aracımıza yerleştiriliyor ve 01.30’da Aladağlara doğru yolculuğumuz başlıyor. Bu etkinlikte ekibimiz 12 kişi. Aslında ilk planlanan programa göre bu hafta sonu Aladağlara Kızılkaya zirve tırmanışı için gidiyor olmalıydık. Ancak Kızılkaya batı çanağı tırmanış rotasında çok fazla kar bulunması nedeniyle; Yüksel Hoca tarafından Büyük ve Küçükdemirkazık tırmanışları ile Kızılkaya tırmanışlarının tarihleri değiştirilince bizler serinin ikinci tırmanışı için iki hafta önceden Aladağların yollarına düşmüş olduk. Artık hedefimizde Büyük ve Küçükdemirkazık zirveleri var.

Sabahın erken saatlerinde Niğde’deyiz. Eksik ihtiyaçların tamamlanması için (ekmek vs.)kısa bir mola veriyoruz. Ramazan nedeniyle açık bir yer bulmakta zorlanıyoruz. Demirkazık Dağevine ulaştığımızda traktörü hazır bizi bekler vaziyette buluyoruz. Traktörün kasasına önce çantalarımızla; sonrada bizler yerleşiyoruz ve Arpalığa kadar sürecek yolculuğumuz başlıyor. Hoplaya, zıplaya zaman zaman toz bulanarak devam eden bu çok konforlu traktör yolculuğumuz ne yazık ki Arpalık'ta sonlanıyor. Bu arada Sokulupınar’da kamp kurup, başlarındaki yerli rehber eşliğinde Aladağlarda trekking yapan bir yabancı dağcı grubuyla karşılaşıp selamlaşıyoruz.

Çantalar traktörden indiriliyor. Sırta taşınacak şekilde düzenleniyor ve saat 09.00'da Çağalın’a doğru yola koyuluyoruz. Ancak ekip lideri Yüksel Hoca rahatsız. Bir gün önceden kendisini hafifçe hissettiren halsizlik ve ateş durumu nüksediyor. Bu durumla başetmeye çalışarak zor da olsa ilerlemeye gayret ettiğine şahit oluyoruz. Bu nedenle Tekepınarında molayı her zamankinden biraz daha uzun tutuyoruz. Çünkü Yüksel Hoca bize asıl yarın ve ertesi gün lazım. Bu molada birşeyler atıştırıp dinlendikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. vadide ilerledikçe karşımıza her zamanki heybetile Kocasarp dikiliyor. Görüntü muhteşem. Yüksel Hoca Tekepınarında aldığı hapın etkisiyle kendini biraz iyi hissedince yine tempoyu artırmaya başladı. Bu kez arkadakiler için zaman zaman mola vere vere Çağalın’a varıyoruz. Aslında başlangıçta kampı BDK doğu duvarının dibindeki Mevsimlik Gölde kurmayı planlamıştık. Ancak gerek ekip üyelerinin yorulması gerekse burada yeteri kadar su bulunması nedeniyle kampı buraya kurmaya karar veriyoruz.

Çadırlar kuruluyor ve herkes birazcık da olsa dinlenmek için çadırlarına çekiliyor. 2-3 saatlik bir dinlenme den sonra herkes birer ikişer çadırlarından çıkıp sohbete koyuluyor. Dinlenince kamp alanının güzelliklerini dah iyi farkediyoruz. Kamp alanımız tamamen ters lalelerle ve rengarenk çiçeklerle bezenmiş. Bol bol fotoğraflar çekiliyor. Kimileri oturup ortamın keyfini çıkarırken, bizler de bir kaç arkadaş Dipsiz Göle keyifli, sakin bir yürüyüş yapıyoruz. Dipsiz Göl’ün kenarına bir fotoğrafçı grubu kamp atmış ve suyun berraklığını, güneşin son ışıklarının göldeki yansımalarının meydana getirdiği binbir çeşit büyüleyici manzarayı, etraftaki ters laleleri, çiçekleri, güzellikleri, güzellikleri fotograflıyorlar. Selamlaşıyoruz ve bizler de gün batımına kadar orada kalıp kadar bu büyüleyici güzelliklerin tadını çıkarıyoruz. Tabii bizim de bir fotograf ustamız var. Necmettin bu güzellikler karşısında coşkuyla adeta objektifini konuşturuyor. Kampa geri dönüyoruz. Akşam yemeği hazırlıkları ve karınlarımızı doyuruyoruz ve havanın kararmasıyla çadırlarımıza çekiliyoruz.

Kampa dönünce Murat Hoca ve Yüksel Hoca ekiple bir toplantı yapıyor. Herkesin malzemeleri kontrol ediliyor. Tırmanış ve rota hakkında bilgiler veriliyor. Rotada Dipsiz Gölden sırta kadar uzanan parkurda ciddi kar görülüyor. Ertesi sabah karın sertliğinin derecesini bilemediğimizden hareket saati 07.00 olarak belirleniyor. Toplantı sonrası akşam yemeği hazırlıkları ve karınlarımızı doyuruyoruz ve havanın kararmasıyla çadırlarımıza dinlenmeye çekiliyoruz.

04 Temmuz 2015 Cumartesi - Büyükdemirkazık Tırmanışı (2. gün)

Sabah saat 06.00’dan önce uyanıyorum ve yavaş yavaş tırmanış çantamı hazırlıyorum. Bu arada çadırlarda hareketlenmeler başlıyor. Kahvaltısını yapan, çantasını hazırlayan kendini dışarı atıyor. Yüksel Hoca dinlenince hastalığa atlatmış, kendine gelmiş. Ortak kullanılacak teknik malzemeler ekip üyelerine dağıtılıyor. Ekibin liderliğini Murat hoca yapacak. Saat 07.00’de Murat Hoca’nın arkasına tek sıra dizilerek Mevsimlik Göle doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yüksel Hoca çekim yapacağı için açık ara önden gidiyor.

Hava güneşli, tırmanış için mükemmel bir hava var. Mevsimlik göle ulaştığımızda geçen yıl kupkuru olan gölün bu yıl oldukça fazla suyu olduğunu görünce seviniyoruz. Mevsimlik Gölden itibaren kar kulvarına giriyoruz. Kar çekindiğimiz kadar sert değil. rahatlıyoruz. Çünkü yanımızda krampon yok. Geçen yılki Kızılkaya tırmanışında birkaç metrelik sert karı yanımızda krampon olmadığından dolayı geçemediğimiz için rotamızı değiştirmek zorunda kalmıştık. Herhangi bir sıkıntı yaşamadan tırmanıyoruz. Karın bittiği yerde çarşak, kaya derken tırmanış devam ediyor.

Sırta ulaştığımızda mola veriyoruz. Emniyet kemerlerimizi takıyoruz. Batonlarımızı burada bırakarak büyük kaya bloğunu ellerimizin ayaklarımızın altında hissederek dikkatlice tırmanışa devam ediyoruz. Murat Hoca’nın önce tırmanıp hat döşemesini beklediğimiz sırada aşağıdan dört kişilik bir grup bize yetişiyor. Grubun liderini hemen tanıyıveriyorum. Daha önce Dumlupınar Üniversitesi’nin tırmanma duvarında yaptığı spor tırmanışın videosunu hayranlıkla defalarca seyrettiğim Doğan Palut ile Büyükdemirkazık tırmanışında karşılaşmak beni çok heyecanlandıyor. Bundan sonrasında pıtır pıtır bir çırpıda tırmanıp kendimizi saat 12.45’e doğru zirvede buluveriyoruz.

Bizler (12 kişi) ile Dogan hocanın ekibi (4 kişi) zirvede toplam 16 kişiyiz. Bu arada Büyükdemirkazık zirvesi yıllardır görüşmeye fırsat bulamayan iki eski dostu Murat Yıldırım Hoca ve Doğan Palut Hoca’yı zirvesinde buluşturmuş oldu. Zirvede boş bayrak direğine Mustafa Karabulut ile Gülsen Salman yeni bir bayrak takıyorlar. Fotoğraflar, videolar çekiliyor. Zirvenin keyfini çıkarıyoruz. Bu arada Doğan Hoca ve grubu vedalaşıp bizden önce inişe geçiyorlar. Kısa bir süre sonra bizde inişe başlıyoruz. Murat Hoca ve Yüksel Hoca’nın oluşturduğu emniyet noktasından iple inişlerimizi teker teker yapıyoruz. Havanın güzelliği de inişimize yardım ediyor. Batonlarımızı bıraktığımız sırta ulaşıyoruz. Burada emniyet kemerlerimizi çıkarıyoruz. Kısa bir moladan sonra Kızıl çarşakdan, kardan inişe devam ediyoruz. Mevsimlik Göl’e iniyoruz. Saat 18.00 sularında sorunsuz bir şekilde kampa ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve hemen dinlenmeye çekiliyoruz. Çünkü yarın da bizi zorlu bir tırmanış bekliyor. Yüksel Hoca yarın ki hareket saatini 06.00 olarak duyuruyor.

05 Temmuz 2015 Pazar - Küçükdemirkazık Tırmanışı (3. gün)

Sabah herkes ayakta. Hepimiz tırmanışa hazır vaziyette bekliyoruz. Kimsede yorgunluk emaresi görülmüyor. Sanki bir gün önce Büyükdemirkazığa tırmanan ekip bu ekip değil. Herkes dinç, herkes neşeli. Saat 06.00’da yine Murat Hoca’nın arkasında bu kez BDK kuzey duvarının dibinden Apışkar sırtına doğru yola koyuluyoruz. Yüksel hoca video çekimi için yine önden ilerliyor. Güneşin ilk ışıklarının Büyükdemirkazık kuzey duvarında meydana getirdiği altın renkli görüntü hafızamıza kazınıyor. Böyle bir görüntüyü her zaman görmek mümkün olmuyor.

Apişkar sırtına ulaştığımızda güneş iyice yükselmişti. Gerimizde Büyükdemirkazık, sırt hattını takip ederek Küçükdemirkazık'a doğru ilerliyoruz. Tırmışı klasik rotadan yapacağız. Yelken Kayanın sağındaki yarığın dibine ulaşıyoruz. Batonlarımızı, çantalarımızdaki fazlalıkları burada bırakıyoruz. Emniyet kemerlerimizi takıyoruz. Önce Murat Hoca, Yüksel Hoca’nın emniyetinde tırmanıyor. Murat Hoca yukarıdan emniyet alınca da Yüksel Hoca tırmanıyor. Emniyete Adil Bey geçiyor. Yüksel Hoca yarığın ortasında yeni bir emniyet oluşturuyor. Emniyet sistemi tamamlandıktan ekiptekiler ilk önce Yüksel Hocanın yanına tırmanacak; burada Murat Hocanın emniyetindeki ipe geçerek tırmanışa devam edecek ve arkadaki yarıktan devam ederek Sahanlığa kadar ulaşacak.

Teker teker tırmanmaya başlıyoruz. Sistem mükemmel ve tıkır tıkır işliyor. Hemen hemen hiç zaman kaybetmiyoruz. Yüksel Hoca ortada, Murat Hoca yukarıda ve Gülsen Hanım ise arkada Sahanlıkta tırmananları yönlendiriyor. Yukarıdaki istasyona ulaşan her arkadaş, ip emniyetinde boşluk hissinin yoğun olarak hissedildiği dar bir bacadan iniş yaparak Sahanlığa geçiyor. Sahanlığa gelen ipten çıkıyor. Hepimiz Sahanlıkta toplandıktan sonra son ipli etabı tırmanmak için tekrar emniyet alıp, önümüzde yükselen slap yüzeyi tırmanıyoruz. Buradan itibaren artık ip kullanmayacağız. Bu nedenle yanımızda getirdiğimiz iki adet 60 metrelik ipi burada bırakıyoruz.

Kısa bir soluklanma ve önümüzde yükselen yarıktan yukarıya tırmanmaya başlıyoruz. Sırta ulaştığımızda nihayet zirve karşımıza çıkıyor. Elimizi uzatsak yakalayacakmışcasına yakın gözüküyor insanın gözüne. Ancak daha geçmemiz gereken ince bir sırt ve tırmanmamız gereken kısa ama dik bir etap var. Buraları dikkatlice geçiyoruz. Sağımız solumuz boşluk, uçurum. Acele etmeden, birbirimizi takip ederek sessizce ilerliyoruz. Nihayet saat 13.50’de ekip olarak eksiksiz zirvedeyiz.

Hava açık ve güneşli. Manzara harika görünüyor. Arkamıza Büyükdemirkazık zirvesini fon yaparak zirve fotograflarını çekiyoruz. Kısa bir dinlenme ve çantalarımızda getirdiğimiz atıştırmalıklarla zirvede yemek keyfi sonrası çok fazla zaman kaybetmeden hemen inişe geçiyoruz. İniş fevkalade riskli. Çıkarken pek de fazla hissetmediğimiz sırt ve dik kaya etabında inerken cidden nefesimiz kesiliyor. Çünkü ayağımızı koyacağımız incecik basamağı göremediğimiz düz bir kaya inişi var ve burada muhakkak yardım gerekiyor. Murat ve Yüksel Hocanın destek ve yönlendirmeleriyle buraları sıkıntısız bir şekilde teker teker geçiyoruz.

Sırttan ipleri bıraktığımız noktaya kadar uzanan yarığı takip ederek yavaş yavaş iniyoruz. Yorulduk artık. Dikkatli olmak zorundayız. Küçücük bir dikkat dağılması bile önüne geçilemeyecek sıkıntılar yaratabilir bize. Herkes iplerin yanına indiğinde Yüksel Hoca ve Murat Hoca ineceğimiz noktada hali hazırda var olan emniyeti ilave sikke çakarak güçlendiriyorlar. Daracık sette kayaya yapışarak herkes gibi arka sıralarda iniş sıramı beklerken Yüksel Hoca ilk inişi yapmam için beni çağırıyor. Şimdiye kadar hiç ilk inişi yapmadığım için önce şaşırıyorum. Küçükdemirkazığın başlangıcı oldukça derin negatifli yarığından ilk inişi Murat Hoca’nın yönlendirmeleriyle biraz sırtımdan ter çıksa da, bazen dizlerimde derman kalmasa da sıkıntısız bir şekilde tamamlıyorum.

Herkes sırayla iniyor. İniş tamamlandıktan sonra emniyet kemerleri çıkarılıyor, ipler toplanıyor ve kampa doğru inişe geçiyoruz. Bu arada güneşin etkisini kaybetmesiyle hava hızla soğumaya başladı. Sırttan patikaya iniyoruz. Kamp alanımıza saat 20.00’de ulaşıyoruz. Hava kararıyor ve bizler hızla çadırlarımızı toplamaya başlıyoruz. Yüksel Hoca kamptan ayrılış saatini 21.00 olarak belirliyor. Çadırlarımızı toplayıp, Çağalın’a veda edip karanlıkta kafa lambalarımızın ışığında Yüksel Hoca’nın arkasına dizilip Arpalığa doğru yola çıkıyoruz. Yüksel Hoca sanki iki gündür tırmanış yapmamışcasına gecenin karanlığında o kadar rahat ve hızlı yürüyor ki, ekip kendisine yetişmekte zorlanıyor ve çoğu zaman mola istemek zorunda kalıyoruz. Çatalkaya’da kısa bir moladan sonra tekrar aynı tempoda inişe devam ediyoruz. Kamptan ayrıldıktan 1,5 saat sonra Tekepınarına vardığımızda bir mola daha veriyoruz.

Mola sonrası Kapıyı tırmanırken artık insanların dizlerinin takatleri bitiyor. Yavaş, yavaş; soluklana, soluklana Kapıya ulaşıyoruz. Kapıda bir mola daha veriyoruz. Buradan itibaren telefonlar çekmeye başladı. Bizi Arpalık'tan alacak traktörcü Mehmet ile telefon bağlantısı kuruluyor. Yaklaşık bir saat sonra Arpalık'tayız. Traktörümüz bizi bekliyor. Önce çantalar sonrasında kendimiz traktörün kasasına yerleşiyoruz ve ay ışığında Demirkazık Dağevi'ne doğru yolculuğa başlıyoruz. Dağevinde minibüsümüz bizi bekliyor. Bir yandan traktörden indirilen çantalar minibüse yerleştirilirken; diğer yandan toz toprak ve kir pas içinde kalan üstümüzü başımıza temizlemeye çalışıyoruz.

Ankara'ya yolculuk başlıyor. Niğde’de sahur vakti çorba molası veriliyor ve sonrasında da sabah 07.30’da sağ salim Ankara’ya evlerimize ulaşıyoruz. Emeği geçen Hocalarımıza sonsuz teşekkürler...

Kullanılan Malzemeler : 9mm.lik 2 adet 60 metrelik ip; Perlonlar, sikke, çekiç, HMS, karabina, sekizli, ATC; 6mm.lik yardımcı ipler

Katılımcı Listesi :

1.) Adil Yazıbakan
2.) Mustafa Karabulut
3.) Eftal Dönmez
4.) Melek San
5.) Nil Açıkgöz
6.) Gülser Özcan
7.) Gülsen Salman
8.) Aziz Yalı
9.) Hakan Sungur
10.) Necmettin Karaburgu
11.) Murat Yıldırım
12.) Yüksel Alpkaya

Gülser Özcan
Faaliyet Raportörü
20/07/2015 - Ankara

  • BDK Fotografları
  • KDK Fotografları