5. Geleneksel Köroğlu Cumhuriyet Tırmanışı - 29 Ekim 2014

Madadost olarak Cumhuriyetimizin ilanı anısına her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiğimiz Halk şairlerimiz içerisinde kavganın ve özgürlüğün sembolü olan Köroğlunun adını alan Bolu Köroğlu dağı tırmanışımıza bir gün önce madende su altında kalan maden işçilerimizin üzüntüsü ile içimiz buruk olarak başladık. Sabahın ilk saatlerinde her zamanki ilk kalkış noktamıza ulaştığımda, minibüslerimizi yolcularını bekler ve bayram sevinci ile süslenmiş durumda gördüm. Meğer ki arabanın ilk yolcularından olan Engin ALKAN bey bütün camları küçük bayraklarla süsleyerek bizlere büyük bir süpriz hazırlamış. Kendisine teşekkür ediyoruz ellerine sağlık.

Bugünün hatırına olsa gerek haftanın 6 günü yağmurlu sadece bugünün güneşli gösterdiği Meteorolojinin hava durumu raporu doğru çıkıyor. Hava açık ve güneşli. Bilindiği üzere etkinliklerimizde katılımcı sayısını 17 olarak sınırlarız fakat bu defa bu önemli günde bu sınırı kaldırıp 38 kişi ile katılıyoruz etkinliğe. Sabah 06:00'da ilk katılımcılarımızla buluşup, güzergah üzerindeki arkadaşlarımızı da alarak yola koyuluyoruz. Kahvaltı molası verdiğimiz Beypazarı Mevlana Tesisinine geldiğimizde ise saat 08:00 suları. Kendi adıma mercimek çorbasını başarılı bulduğumu söyleyebilirim. 25 dakikalık moladan sonra Kıbrıscığa doğru yola çıkıyoruz.

Beypazarından Kıbrısçık yoluna döner dönmez yolun hemen solunda kayalıklara oyulmuş mağaraları görmek mümkün. Kıbrıscığa yaklaştığımız sıralarda ise yolun sağında tepelerde sıra sıra dizilmiş daha once hiç bu kadar büyüklerini görmediğim kartallarla karşılaştık. İçlerinden biri uçarak gökyüzüne doğru süzüldüğünde ise muhteşem ihtişamını sergiledi bizlere. Yaklaşık saat 10:00 civarında etkinliğin başlangıç noktasına yani 1600 metreye ulaşmış olduk. Tozlukların giyilmesi, batonların ayarlanması hazırlıklarımızdan sonra yürüyüşe başlamadan once faaliyetin liderliğini üstlenen Yüksel bey "ilk defa 38 kişilik bir grupla yürüyeceğimizi, aramızda ilk defa dağ yürüyüşüne katılan arkadaşlarımız olduğunu" hatırlatarak, etkinliğin sorunsuz tamamlanabilmesi için uyulması gereken kuralları açıkladı ekip arkadaşlarımıza.

Hemen yolun solundaki dereden karşıya geçmek için o yöne yöneldiğimizde ise bu ayda bu kadar hırçın akan dere ile kaşılaşacağımızı ve bize geçit vermeyeceğini düşünmemiştik doğrusu. Sanki ilkbahar gelmiş, karlar erimişcesine gürül gürül akmaktaydı. Ziya beyin dereden geçmek için taşlardan yol yapma çabasının da yeterli olamamasına rağmen, kendisi dereden karşıya geçmişti bile. Artık Ziya bey derenin bir tarfında biz öbür tarafındaydık. :)

Güzergahımızı değiştirip biraz yukarıdaki köprüye kadar serbest yürüyüş yapıp köprüden karşıya geçerek ormanın içine doğru girdik. Bir haftadır yağan yağmurlardan dolayı her yer mantarla doluydu. İçlerinde kasım ayıyla birlike ortaya çıkan bir tür olan Kanlıca mantarı, katılımcılarımız arasındaki bu işin erbapları tarafından toplanmaya başlanmıştı bile. Ormanı bitirip Köroğlu güneydoğu çanağına çıktığımızda solumuzda kalan Çoban Uçuran kayalıkları devasa görüntüsüyle karşıladı bizleri. Hemen kayalıkları arkamıza alıp fotoğraflar çekildi tabiiki. Artık zirve görünmüştü. Bu arada Ziya bey de bize doğru yaklaşmakta. Yola devam ediyoruz. Otlara bastığımızı zannediyoruz fakat altından sular aktığı için bata çıka ilerliyoruz balçıktan. Otların arasında oluşan ince küçük ve biraz ileride kayaların altından şırıl şırıl akan derelerden gelen su sesleri doğada olmanın keyfini yaşatıyor bizlere.

Biraz daha ilerlediğimizde Aşıklar Pınarına ulaşmış, Ziya bey de guruba iyice yaklaşmıştı. Buradan sonra su bulamayacağımız için ihtiyacı olan arkadaşlar su ihtiyaçlarını buradan karşıladılar. 15 dakika sonra artık zirvedeydik. İlk işimiz tabiiki geçen yıl göndere çektiğimiz ve artık iyice yıpranmış bayrağımızı yenisi ile değiştirmek oluyor. Daha sonra Mustafa beyin günün anlam ve önemini anlatan konuşması, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra tüm arkadaşlarımızla bu anlamlı günde burada olmayı ölümsüzleştirmek amacıyla fotograflar çekildik.

Zirvede geçirdiğimiz yarım saatlik moladan sonra inişe geçtiğimizde Ankaradan başka bir grupla karşılaşıyoruz ve Cumhuriyet coşkusunu beraber paylaşıyoruz. Köroğlunun yaşadığı yer olarak rivayet edilen kalıntıları izleyerek dağın doğu yüzünden inişe başlıyoruz. Ormana girmeden önceki son düzlükten dönüp geriye baktığımızda ise şanlı bayrağımız nazlı nazlı dalgalanıyordu. Arkamızda bıraktığımız zirve ise o kadar uzak görünüyor ve "biz buraya mı tırmanıp indik" diye gözlerine inanamayan arkadaşlarımızı hayretler içerisinde bırakıyordu. Saat 16:00 sularında araçlarımıza ulaşıp dönüşe geçiyoruz. Beypazarında sabah kalvaltı için uğradığımız Mevlana Tesisine bu sefer akşam yemeği için uğradıktan sonra Ankaraya doğru yola çıkıyoruz.

Cumhuriyetimizin 91. yılında gerçekleştirdiğimiz bu etkinliğe katılan tüm arkadaşlarımı tebrik ediyor, bu anlamlı günün yıldönümünde, büyük Türk Milletinin bayramını kutluyor; büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, silah arkadaşlarını ve şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Zeliha ERCAN
Faaliyet Raportörü
04/11/2014 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları