Ilgaz Küçükhacet 1. Sevgi Şima Dede Kış Tırmanışı - 19 Ocak 2014

Çankırı Dağcılık ve Doğa Sporları Arama Kurtarma Spor Kulübünün (ÇANDAK) kurucularından olan dostumuz, arkadaşımız rahmetli Sevgi Şima DEDE 1. Ilgaz Küçükhacet Kış Tırmanışına Madadost olarak 10 sporcu ile katıldık. Dostumuzu zirvede andık.

Aslında haftayı boş geçirecektik. Sevgi Şima DEDE anısına böyle bir faaliyetin planlandığını 15 Ocak 2014 çarşamba günü Gülsen Hanımın araması ile haberdar olduk. Gülsen Hanım "Sevgi Şima Hanım adına bir tırmanış organize edildiğini, Kulüp olarak gitmeyi" önerince, seve seve kabul ettik ve apar topar duyuru yaptık. Henüz hafta sonu planı yapmamış 10 arkadaşın katılımı ile, 19 Ocak 2014 pazar sabahı saat 04.00'de Ilgaz'a hareket ettik. Sabahın ilk ışıklarında Akbak Tesislerinde verdiğimiz molada kahvaltımızı yapıp, son eksikliklerimizi tamamladıktan sonra, Ilgaz Karayolları Doruk Bakımevine hareket edip, Çankırı ve Kastamonu'dan gelecek diğer dağcılarla buluştuk.

Buluşma saati olan 07.30'da Karayolları binasındayız. Çankırı ve Kastamonu'dan katılacak arkadaşlar gelmişler. Bizler de kısa bir hazırlık yaptıktan sonra onlara katılıyoruz. Burada bir hatıra fotografı çektirildikten sonra, 07.50'de Ilgaz Obasına doğru yürüyüşe başlıyoruz. Hava yürüyüş için ideal. Dağda doğru dürüst kar yok. Duruma üzülüyoruz. Oysa bir yıl önce hemen hemen aynı dönemde gerçekleştirdiğimiz Küçükhacet tırmanışında belimize kadar gelen karla boğuşmuştuk.

Hep birlikte Küçük Çeltepe'ye kadar geliyoruz. Burada Çankırı ve Kastamonu grubu kahvaltı molası veriyorlar. Bizler kahvaltımızı yaptığımız için durmaksızın devam ediyoruz. Geyikbelini geçtikten sonra ilk defa faaliyetimize katılan arkadaşın temposu düşmeye başlıyor. Arkadaşları Gülsen Hanım ve Eftal Beyin kontrolünde önden gönderip, bizler arkadan daha düşük bir tempo ile tırmanışa devam ediyoruz. Nihayet saat 12.00'de zirvedeyiz. Hatıra fotografı ve Sevgi Şima Dede'yi anma konuşmalarında duygulanıyoruz. Ama gururluyuz. Arkadaşımızı anmak için gerçekleştirilen böyle bir etkinliğin ilkinde yer almak bizleri gururlandırıyor.

Hava her ne kadar açık olup, dört bir yanı rahatlıkla seyredebilsek de, esen bir rüzgar bizleri üşütüyor. Hatta donduruyor. Bu yüzden anma seronomisi tamamlanır tamamlanmaz zirvenin altına, rüzgar almayan bir bölgeye geçiyoruz. Burada bir şeyler atıştırıp, dinleniyoruz. Saat 13.00 sularında Çankırı ve Kastamonu'lu arkadaşlarla vedalaşıyoruz. Onlar geldikleri yoldan geri dönecekler. Bizler ise Gavur Kayalarından, Mülayim Yaylasına ineceğiz.

Ancak gerek ayakkabısı, gerekse giysisi uygun olmayan, ayrıca çok yorulan arkadaşımız bayağı zorlanmaya başladı. Zaman zaman onu dinlendirmek amacıyla uzun molalar veriyoruz. Gavur Kayalarını geçtikten sonra nispeten daha rahat bir bölgede yine Gülsen Hanım-Eftal Beyin kontrolünde grubu önden gönderiyoruz. Bizler 3 kişi arkadan yavaş yavaş inerek saat 16.00 sularında Mülayim Yaylasına ulaşıyoruz. Arkadaşlar bizden yarım saat önce burada bizi bekleyen aracımıza ulaşmışlar.

Bizler de araca ulaştığımızda toparlanıp Ankara'ya hareket ediyoruz. Yolda verdiğimiz molada çorba-çay ile karnımızı doyurup, saat 21.00 sularında sağ salim evlerimize ulaşıyoruz. Çok güzel aynı zamanda da bizim için üzücü bir faaliyetti. Aramızdan genç yaşta ayrılan arkadaşımızı zirvelerde anmak bizleri hüzünlendirdi.

Faaliyeti organize eden ve bizleri arkadaşımızı zirvelerde anma fırsatı sağlayan ÇANDAK Kulübüne teşekkür ederiz.

Yüksel ALPKAYA
Faaliyet Raportörü
24/01/2014 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları