Ilgaz Büyükhacet Kış Tırmanışı - 23 Şubat 2014

23 Şubat 2014 Pazar sabahı saat 04.30’da Maliye Bakanlığı önünden 11 kişi ile birlikte Ilgaz-Büyükhacet Tırmanışı için yola çıktık. Saat 07.00’de Ilgaz Akbak Tesislerinde verilen ihtiyaç molasından sonra saat 08.30’da vardığımız Mülayim Yaylasında hazırlıklarımızı tamamlayıp yürüyüşümüze başladık. Biraz yürüdükten sonra kısa bir tanışma ve ısınma hareketlerinden sonra dağlardan akan şırıl şırıl su, cıvıl cıvıl öten kuş sesleri ve harika bir orman yolunda, pırıl pırıl güneşli, insanın içini açan ve insana enerji veren bir bahar havasında yolumuza devam ediyoruz.

Yürüyüşümüz gayet güzel devam ederken yürüyüşümüzün üçüncü saatinde dik bir iniş sırasında birkaç kişinin de kaydığı yerde düşen Selma hanım dizinden rahatsızlanıyor. Yüksel bey çantasından çıkardığı bandaj ve dizlikle Selma Hanımın dizini sabitliyor. Buna rağmen Selma Hanım bir süre daha yürüdükten sonra, grubun lideri Adil beye devam edemeyeceğini söyleyince; Selma hanımın Engin beyle araca geri dönmelerine karar veriliyor.

Tırmanışa 9 kişi olarak devam ediyoruz. Yürüdükçe şartlar ağırlaşmaya başlıyor. Dere tepe demeden yer yer dizimizi geçen karlı bölgelerden Adil bey, Mustafa bey ve Hülya hanımın açtığı izlerden yürümeye çalışıyoruz. Gittikçe daha da zorlanmaya başlıyoruz. İki arkadaşımız daha Büyükhacet külahının altındaki düzlükte devam edemeyeceklerini söylüyorlar. Adil bey onlarla kalıyor. Kalan altı kişi tırmanmaya devam ediyoruz. Bende artık son gücümü kullanıyorum. Zaman zaman tırmanışı bırakmak geçiyor aklımdan. Ama Yüksel bey ve Mustafa beyin motivasyonları sayesinde çok zorlansam da onlar önden ben arkalarından saat 14.00’de 2587 metre yükseklikteki zirveye ulaşıyoruz. Muhteşem bir manzara ile karşılaşıyoruz. İşte bu noktada tüm yorgunluğunuzu unutuyorsunuz. Biraz dinlenme, yemek ve fotograf molasından sonra saat 14.30’da dönüşe geçiyoruz.

Dönüşte zirveye yakın bir yerde Adil beyle karşılaşıyoruz. Adil Bey kalan arkadaşların güvende olduğunu belirledikten sonra arkamızdan tırmanmaya devam etmiş. Ancak daha zirveye yol var. Onu geri döndürüyoruz ve aşağıda bizi bekleyen arkadaşlarımızla buluşup tempolu bir şekilde inişe geçiyoruz. Saat 18.00’de, toplamda dokuz buçuk saatlik yürüyüşün sonunda, tam hava kararırken, uzaktan görmeye başladığımız büyük bir ateş ve çay sürpriziyle buluşma noktamıza yorgun ama mutlu bir şekilde ulaşıyoruz. Çok makbule geçen çayımızı içip ısındıktan sonra Mülayim Yaylasından 18.30’da Ankara’ya dönüş için yola çıkıyoruz. Yine Akbak tesislerinde durup mis gibi kokan ekmeklerimizi alıp saat 22.00’de Ankara’ya ulaşıyoruz.

Bir başka yürüyüşte görüşmek üzere: Hoşçakalın. dostça kalın, Madadost’ta kalın

Kadir TUNCER
Faaliyet Raportörü
25/02/2014 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları