IV. Geleneksel Köroğlu Cumhuriyet Tırmanışı - 27 Ekim 2013-Pazar

Bu yıl Cumhuriyetimizin 90'ıncı yılını kutluyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz etkinliğimizi bu yıl, 27 Ekim 2013 Pazar günü "IV. Geleneksel Köroğlu Cumhuriyet Tırmanışı" adıyla gerçekleştirdik.

Aracımız 27/10/2013 Pazar sabahı Maliye Bakanlığının önünden saat 06.00'da hareket edip; Carrefour, Eryaman Optimum ve Sincan'dan binen arkadaşlarla toplam 25 kişi oluyoruz. Sayımız her zamanki kontenjanımız olan 17 kişiden fazlaydı. Sonradan öğrendiğime göre Madadost Yönetim Kurulu bu faaliyetin önemli bir faaliyet olduğunu bundan dolayı Cumhuriyet tırmanışına gelmek isteyen herkesin katılması yönünde yerinde bir karar almış.

Ekip tamamlandıktan sonra, Yüksel hocam her faaliyet öncesi yaptığı gibi faaliyet ve dağcılık kuralları hakkında kısa bir bilgilendirme ve ardından görev dağılımı yapıldı. Faaliyet lideri Yüksel ALPKAYA, Yardımcısı Mustafa KARABULUT, doğal artçımız Engin ALKAN ve raportör olarak da, ben Adnan KANTAR görevlendirildi.

07.50 de Beypazarındayız. Beypazarı Mevlana Tesislerinde 30 dakika kahvaltı molası veriyoruz. Masalar birleştirildi. Çorbalarımızı, çaylarımızı söyledik. Gülsen Hanım kendi elleriyle yaptığı börekleri ikram etti.-börekler de çok güzel olmuştu ellerine sağlık Gülsen Hanım- Son eksiklerimizi de tamamladıktan sonra Kıbrısçık yoluna koyulduk. Beypazarı’nı çıkar çıkmaz yolun solunda kurumuş dere yatağı bir süre bize eşlik etti. Uzak kayalıklardaki mağara ve kuş yuvalarının eşsiz manzarası eşliğinde yolumuza devam ettik. Tepeye ulaştığımızda Yüksel Hocam aracı durdurarak uzakta tepesi alaca karla kaplı yükseltiyi göstererek "oranın Köroğlu Tepesi olduğunu, oraya tırmanacağımızı" söyleyince, faaliyetimize ilk defa gelen arkadaşların "yok canım oraya çıkılmaz" diyen bakışları gözden kaçmadı.

Saatlerimiz 09.30'a geldiğinde önce Kıbrısçık’a; daha sonra stabilize bir yoldan ormanın içinde yaklaşık 20 dakikalık bir yolculukla eski orman işletmesinin barakasına ulaştık. Aracımız durdu. Kısa bir hazırlık, sonrasında Yüksel Hoca tarafından kimin nerede yürüyeceği belirlendi ve saat tam 10.00'da, dağın bize göre solundan 25 kişilik ekiple tırmanışa başladık. Hava açık, görüş mesafesi mükemmel, sıcaklık yaklaşık 15-20 derece. Yürüyüş son derece uygun ortamda gerçekleşiyor. Sık çam ağaçlarının arasından bir süre yürüdükten sonra verilen kısa bir molada üzerimizdeki kalın kıyafetleri çıkarıp, inceldik. Anlamlı bir faaliyet gerçekleştirmenin gururuyla ormanın içinde yükseliyoruz. Zaman zaman güneş görmeyen bölgelerde sezonun ilk kar kümelerine rastlıyoruz. Bu arada Yüksel Hocamın kameraman olarak görevlendirdiği Adil YAZIBAKAN ve Mustafa KARABULUT grubun bir önünde, bir arkasında; bir yere yatmış bir kayaya çıkmış; en güzel görüntüyü alabilmek için canla başla uğraşıyorlar. Eminim çekilen görüntülerden çok güzel bir belgesel ortaya çıkacaktır. Sırta ulaşıncaya kadar dik bir parkuru tırmandık. Saat 13.30 sularında Çobanuçuran Kayasına ulaştık. Manzara müthiş. Altımızda Bölücekkaya Yaylasının evleri minnacık görülüyor. Verilen 10 dakika molada hafif atıştırmalar, ikramlar yapıldı. Dik parkuru tırmanmak hepimizi biraz yormuş olacak ki, bu kısa mola çok iyi geldi. Mola sonrası Çobanuçuran Kayasından karşımızda yükselen Köroğlu Zirvesine doğru hareket ettik. Buralarda eriyen kar suları kayalarda küçük şelaleler oluşturmuş. Şelalelerden akan tertemiz sulardan sularımızı doldurduk. Artık Köroğlu Tepesinin altındayız. Zirve bütün heybetiyle karşımızda duruyor. Devam ediyoruz ve sonunda saat 14.40'da zirvedeyiz.

Zirvedeki direkte bayrak yoktu. Bir yıl önce Cumhuriyet Tırmanışında Madadost’un göndere çektiği bayrak Köroğlu’nun sert iklimine dayanamamıştı. Olsun biz yenisini getirmiştik. Hemen direk söküldü ve küçük bir çabayla direğe yeni bir bayrak takıldı. Zirvede verilen 40 dakikalık molada yemeğimizi yedik, çaylarımızı içtik. Yüksel Hocamdan beklenen uyarı geldi ve hepimiz Köroğlu zirvesinde bayrak direğinin etrafında toplandık. Yönetim Kurulu üyesi Mustafa KARABULUT günün anlam ve önemini belirten kısa bir konuşma yaptı. Daha sonra Ziya bey önce ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları anısına 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti. Ardından Gülsen Hanımın komutu ile İstiklal Marşı’mızı hep bir ağızdan haykırarak söyledik.

Görev tamamlanmıştı. Saat 15.40'da dağın kuzey yüzünden inişe geçtik.Burası tamamen karla kaplı. Karla kaplı bu alanı geçip dağın eteğine indiğimizde Türk Bayrağı göğsümüzü kabartırcasına Cumhuriyetimizin 90. yılını hissetmiş olacak ki bu defa bir başka dalgalanıyordu. Zorlu tırmanışın ardından inişimiz de kolay olmadı ama sağ salim inişimizi tamamladık. Orman barakasında bizi bekleyen aracımıza ulaştığımızda saatlerimiz 17.50'yi gösteriyordu. Şöförümüz çayı demlemiş bizi bekliyordu. Yorgunluk çaylarımızı da içtikten sonra yola koyulduk. Kıbrısçık’ta kısa bir mola verdik ve buraya özgü Kara Pirinç'ten satın aldık. Beypazarından ise ekmeklerimizi, Beypazarı kurularımızı da alarak Ankara’ya hareket ettik. Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından Ankara’ya ulaştık.

Adnan GENÇ arkadaşımızın verilerine göre bu faaliyetimizde 26.600 adım 15.700 metre yol kat etmişiz. Çok güzel ve anlamlı bir faaliyet gerçekleştirdik. Bence herkes çok mutlu ayrıldı.

Bir sonraki faaliyette buluşmak dileklerimle, çok sevdiğim bir arkadaşımın dediği gibi

HOŞÇAKALIN, DOSTÇAKALIN, MADADOSTÇA KALIN.;

Adnan KANTAR
30.10.2013 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları