Işık Dağı Tırmanışı - 10 Şubat 2013 Pazar

Faaliyetimiz 10 Şubat 2013 pazar sabahı saat 08.00 de Maliye Bakanlığı önünden başladı. Ancak başlangıç noktasına varmadan, 07.20'de kaptanımız Mehmet Bey önce beni, daha sonra da misafiri Yasin'i aldıktan sonra, Gençlik Caddesinden Engin Bey ve Bünyamin Bey ile Bünyamin Bey’in hediyesini aldı. Saat 07.45'de Maliye Bakanlığının önüne geldiğimizde bekleyen 7 kişinin arasında ne eski nede yeni lider vardı. Orada sadece ben vardım. Daha sonra Milli Kütüphane, Armada, CHP binası, Karfur'dan(Engin Bey’in Türkçe yazımı?) eski lider Yüksel Beyi ve Göksu Park'tan ise yeni liderimiz Ziya Bey'i alarak kadroyu tamamladık ve Kızılcahamam'a devam ettik.

Daha önce yapılan Yönetim Kurulu toplantısında 2013 yılında gerçekleştirilecek doğa yürüyüşlerinde farklı Kulüp üyelerinin etkinliğin liderliğini yapması konusunda karar alınmıştı. Bu faaliyetin liderliğini Ziya Arif ATEŞ yapacağından kendisinden yürüyüş rotası ve yürüyüş kuralları hakkında katılımcılara bilgilendirmesi istenildi. Ziya Bey engin tecrübeleri ile yoğrulmuş bilgiler paylaşarak faaliyet hakkında en ince detaylara kadar bizleri bilgilendirdi. Saat 09.20'de Mevlana Tesislerinde çay ve kahvaltı molası verildi. Eksiklerimizi ve ihtiyaçlarımızı tamamladıktan sonra saat 09.50'de hareket ve saat 10.20'de faaliyete başlayacağımız Kızılcahamam Çerkes karayolu üzerinde vericilere giden toprak yolda aracımızdan ayrıldık. Kısa bir hazırlık ve saat 10.30'da yürüyüşe başladık. İşte tam bu sırada benim raportör olduğum açıklandı. O sebeple buraya kadar olan saatler opsiyoneldir. Yürüyüşümüze dağın batı yüzünden, yolun karşısında ağaçların arasından devam eden patikayı takip ederek devam ettik. Yaklaşık 20 dakika sonra açık bir alanda ısınma hareketleri ve tanışma faslında ilk defa grupta bu kadar az Çorumlu (sadece 2 kişi-Adnan KANTAR ve Ben) olduğu tespit edildi.

Her ne kadar ben polar yeleğimi giydiğimde güneş bizi kavursa; çıkardığımda ise sert rüzgar yüzünü gösterse de, hava genelde açık ve tırmanmak için ideal. Aynı rotaya tırmanmaya gelmiş başka bir grupla karşılaştık, selamlaştık. Zeminde kar çok fazla. Kar seviyesinin yüksek ve yumuşak olduğu bölgelerde liderimiz teknik bir atak ile Burhan ve Mustafa Bey’i (ki grubun hayır dualarını alan zatı muhterem insanlar) adeta bir yol açma makinası görevi verip, grubun en başına aldı. Kar kalınlığının yer yer değişmesi ve yumuşak olması grubumuzu fazla zorlamasa da, nefes ve su molalarının daha sık verilmesine neden oldu. İlklerin yaşandığı bu faaliyette Ziya Bey lider, ben raportör, Burhan, Mustafa Bey, Bünyamin Bey ve Adnan Kantar Bey yol açıcı, Yüksel Bey ise en arkada dedikodu kazanını ateşleme görevlisi, Engin hoca ise grubun doğal artçısı olarak görev yaptı.

Saat 13.30 da zirvedeydik. Zirve soğuk ve rüzgarlı. Hemen kuytu bir köşede mola verdik. Bu arada Aydan Hanımın iş yerinden arkadaşı (bu faaliyetten sonra arkadaş olarak devam eder mi bilinmez) Ziya Bey de ilk zirvesini yapmış oldu. Zirvedeki verici direklerinin üzerinde bulunan buz parçaları rüzgarın etkisiyle kopup etrafa savruluyor. Yüzünüze gökyüzüne çevirip direklerin tepesine baktığınızda bulutların hareketinden dolayı direkler yıkılıyormuş gibi görünüyor. Molada sabah erkenden kalkıp hazırladığım ve iki büyük termosa koyarak benim ve Adil Abinin sırt çantasında zirveye kadar taşınan ev yapımı tarhana çorbasını üşüyen grup üyelerine ikram edince; herkes, gerek yeni gerekse eski lider ile geleceğin lider adayı arasındaki farkı anlamış oldu. (laf aramızda bu liderliği elde etmek de çok zahmetli bir işmiş) Zirvedeki yemek, tarhana, sohbet ve fotoğraf molasının ardından saat 14:10 gibi dağın kuzey yüzünden inişe geçtik. Burası dik bir yamaç ve çok fazla kar var. Önce dik bir parkurun başına ulaşan grup, karın çok sağlıklı görünmemesinden dolayı rotayı daha az eğimli bir yamaca çevirerek inişine devam etti. Bu arada çok farklı bir rotadan inmemeize rağmen, çıkış esnasında şapkasını kaybeden Adnan Genç Hocamızın (kendisi öğretömendir) iniş rotasında şapkasını araması boşuna bir çabaydı. Ama ısrarla her seferinde "Biri şapkamı dedi?" sözü halen kulaklarımda. Dönüş rotasında raporum için not alırken bir anlık dikkatsizliğimde belime kadar kara gömüldüm. Bünyamin Bey’in hemen olaya müdahalesi ile daha fazla sıkıntı yaşamadan gömüldüğüm yerden çıkabildim. Her ne kadar gerek yeni ve gerekse eski liderler benden kurtulduklarını zannetse de; ben yine liderlik yolundayda sapa sağlam ilerlemekteyim. Ama o çukuru oraya kesinlikle yeni liderin koyduğuna eminim. Aydan Hanım’ın arkadaşı Ziya Bey'in ayakkabısı mevsim koşullarına uygun olmadığı için su almış ve çorapları sırılsıklam. Gerçi benim ayaklarımda tozluğumun üst kısmından giren karlardan dolayı sırılsıklam oldu. Toplamda 11 km yürüdükten sonra faaliyetimiz saat 17.15'de başladığımız noktada sona erdi.

Aracımıza ulaşıp kıyafetlerimizi değiştirdikten sonra Işıkdağı Soğuksu Tesislerinde kısa bir mola verdik. Sıcak çay ve tabii benim ısmarladığım poğacalar ile grup kendine geldi. (laf aramızda liderliğe oynamak çok masraflı bir işmiş.) Sıra dönüş yolunda raporun başında bahsettiğimiz Bünyamin Bey’in hediyesini dağıtmaya gelince; süper mi süper tatlılar mı desem yoksa ondan geriye kalanlar mı (aracın içindeki sallantıdan dolayı pakettekiler birbirine geçmiş) desem afiyetle yedik. Yeni lider Ziya Bey’in faaliyet yorumları ve tebrik faslı, eski lider Yüksel Bey’in yeni lider hakkındaki eleştirileriyle, anladım ki; eski lider ile yeni lider birbirine düşmüş ve bu durumda benim aradan sıyrılıp lider olmama işten bile değil. Önce yeni lider Ziya Beyi Göksu Park'ta, daha sonra eski lider Yüksel Beyi Carrefour'da indirdik. Oysa kaptanlar gemiyi en son terk eder. Eski ve yeni lider araçtan indikten sonra araçta eski ve yeni lider hakkında dedikodu kazanları kaynamaya başladı. Dedikodu kazanının altına benim tarafımdan hiç odun atılmadı. Bu biline. Grup galeyana gelmişti bir kere. Her ne kadar ben bu duruma mani olmaya çalışsam da başarılı olamadım. Liderler hakkında bu kadar acımasız eleştiri siyasi arenada bile görülmemiştir.

Neyse detaylara fazla girmeyelim grubu yatıştırdıktan sonra Maliye Bakanlığına geldik. Herkesi sağ salim evlerine uğurladıktan sonra grubun kaptanı Mehmet Beyi de evine bıraktım. Böylece gemiyi en son terk eden ben oldum.

NOT:Bu raporu sansürsüz olarak yayınlayan gerek eski lider gerekse yeni lidere teşekkürler. Ancak ben lider olduğumda benden böyle bir şey beklemesinler. Hayatta yayınlamam.

Sedat Burak ALGAÇ
Faaliyet Raportörü
13/02/2013 - Ankara

  • Etkinlik Fotografları