III. Geleneksel Cumhuriyet Köroğlu Tırmanışı - 18 Kasım 2012-Pazar

Mavi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü olarak her yıl 29 Ekim tarihinde gerçekleştirdiğimiz Geleneksel Cumhuriyet Köroğlu Tırmanışının üçüncüsünü; bu yıl 29 Ekim tarihinin Kurban Bayramı tatiline eklenmesi nedeniyle 18 Kasım 2012 Pazar günü 18 kişilk bir sporcu grubuyla gerçekleştirdik. Faaliyet Raportörlüğü görevi bana verildiğinden hazırladığım rapor aşağıdadır.

Yine bir Pazar günü, gecenin sabaha yol aldığı saatlerde uyanıp, havanın aydınlanmaya başladığı 06.00 sularında düştük yollara. Yol güzergahından diğer arkadaşları aldığımızda 18 kişi olmuştuk. Engin Beyin hazırlamış olduğu Köroğlu Dağına ilişkin coğrafi bilgiler, efsaneler ve Madadost'un Cumhuriyet Tırmanışı bilgilerini içeren sekiz sayfalık broşür tüm katılımcılara dağıtıldı. Engin Beyin düşüncesine ve emeğine teşekkür edip, broşürleri incelerken ve tırmanışla ilgili lider yardımcısı (Ziya Arif Ateş), artçı (Engin Alkan) ve raportör (bendeniz Eftal Dönmez) görevlendirmeleri yapıldı. Kahvaltı ve çay molasını Beypazarında Mevlana Lokantasında verdik. Çorbalar, çaylar içilip son eksikler de tamamlandıktan sonra tekrar yola koyulduk.

Şehir yoğun sis altında, Ancak İnözü Vadisinde yükseldikçe sisten kurtulduk. Burada ise hava günlük güneşlik ve pırıl pırıl. Yukarıdan aşağılara baktığımızda sis ve bulutlar altımızda bir bulut denizi oluşturmuştu. Hava üşütmüyor, terletmiyor enfes bir sonbahar havası. Bulut denizi olur da fotoğraf çekmemek olur mu? Olmaz tabi.. Biri Karaşar yol ayrımında olmak üzere iki kez fotoğraf molası ile birlikte saat 09.45 gibi tırmanışa başlayacağımız dağın güney yüzünde eski orman kulübesinin bulunduğu noktaya ulaştık., Burada Kırşehirden Köroglu zirveye tırmanış için gelmiş Kırşehir Doğa Sporları Topluluğu (Kırdost) ile karşılaştık. Kırdost'lular Köroğlu'na ilk kez tırmanacaklar ve kendilerine Kıbrısçık'tan bir arkadaş rehberlik ediyor. Biz çıkış için hazırlanırken, Kırdost'lu arkadaşlar klasik rotadan tırmanmak üzere ayrıldılar. Bizler klasik rota yerine, dağın güney yüzünden, sağ sırt hattını takip ederek tırmanacaktık. Isınma temposu, klasik açma germe hareketleri ve tanışma faslından sonra ormana girdik. Yağmursuz soğuk olmayan bir havada yumuşak orman toprağı üzerinde hoş ve keyifli bir yürüyüşle bir saat kadar yükselip de etrafı görebilir hale geldiğimizde zaman zaman Yüksel Bey bizlere bölge hakkında bilgiler veriyordu."Şurası.Sisli Kayalar, Bölücekkaya Yaylası, Karadoğan Yaylası ..."

Saat 12.50'de zirvenin altındaydık. Köroğlu'nun barınağı olduğu rivayet edilen iki yapıdan birinin kalıntılarından henüz geçmiştik ki Selma Hanım çıkmamak için eylem yapmaya niyetlenmiş ve "ben burada beklesem" demeye başladığında ve bu düşünceyi bir de eyleme çevirip oturunca; Yüksel Lider yardımcılarına "gazı verin" diye talimatlar yağdırmaya başladı. (Her toplumsal eylemin ayrılmaz parçası biber gazı demek ki bireysel eylemlere karşı da kullanılabiliyormuş. İktidar, güç böyle bir şey olsa gerek) Tehlikenin farkına varan Selma Hanım "çıkmayıp bekleme" düşüncesini hemencecik terk ederek başarılı bir şekilde zirveye ulaştı. Saat 13.00 de herkes zirvede. Kırdostlular da bizden kısa bir süre önce zirveye ulaşmış. İki grubun aynı anda zirveye sığması mümkün değil. Bu nedenle Yüksel Bey Kırdost'lu arkadaşların sağ tarafta toplanmalarını, bizlerin ise zirvenin soluna geçmemizi söyledi. Planlı ve organize bir şekilde zirvedeyiz. Tebrikleşmeler...

Zirveden muhteşem manzaralar. Kumanyalar, azıklar atıştırmalıklar ortaya döküldü, güçler tazelendi. Fotoğraflar çekildi. Bu arada Kırdost'lu arkadaşlar yemeklerini külahın altında yemeğe karar verdiklerinden aşağıya inmeye başladılar. Zirvedeki direkte halen, Madadost'tun geçen yılki Cumhuriyet Tırmanışında taktığı bayrak duruyor ve bayrak rüzgar, yağmur ve güneşin etkisiyle solmuş ve yırtılmış. Zirveye giden hiç kimse bayrağı değiştirmemiş. Bünyamin Beyin öncülüğünde bayrak direğinin tamiri, yıpranmış ve yırtılmış bayrağın değiştirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan pensenin Adnan Genç'in çantasından çıkması; gurubun ne kadar tedbirli!!! düşünceli!!! kişilerden oluştuğuna da güzel bir örneği olarak tescil edildi. Yüksel Beyin, Madadost’un Geleneksel Cumhuriyet Bayramı Köroğlu Tırmanışının mahiyet ve önemine ilişkin kısa konuşmasının ardından, Kurtuluş Savaşı şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşu ile hep beraber ellerimizde bayraklarla söylediğimiz İstiklal Marşı göğsümüzü kabartıyor ve aşağıdaki Kırdost’lulardan alkış alıyordu.

Zirveden ayrıldığımızda saat 14.00 olmuştu. İnişimizi çıkış güzergahamızın ters yönündeki sırt hattından Çobanuçuran Kayalıkları tarafından yapacağız. Zirvede çok zaman harcadık. Karanlığa kalmamak için hızlı harkete ediyoruz. Çobanuçuran Kayalıklarında kısa bir mola ve fotograf çekimi. Altımızda Bölücekkaya Yaylası yukarıdan baktığımızda çok yakın görünüyor. Çobanuçuran Kayalıklarından indiğimizde Yüksel Bey daha kısa yol bulabilmek umuduyla aşağıya doğru yöneldi. Ancak katyalıklar geçişimize izin vermiyor. Her iniş çabası uçurumla kesiliyor. Sonunda Yüksel Bey pes ediyor ve bildiği güzergaha yöneliyor ve "en iyi yol bildiğin yoldur" lafı yine doğru çıkıyor ve bizler sorunsuz bir şekilde eski rotamızdan Bölücekkaya Yaylasına iniyoruz. Buradan orman içi patikayı takip ederek, 16.45 de hava kararırken aracımıza ulaştık. Dönüşte Beypazarında yine Mevlana Lokantasında mola verdik..Yorgunluk çorbaları ve çayları da içildi. Herkes mutlu... Herkes keyifli… ne zaman nereye gidiyoruz sohbetleriyle yapılan dönüş yolculuğu Maliye Bakanlığı önünde saat 19.30 civarında vedalaşmalarla son buldu...

Tekrar görüşmek üzere...

Gökten üç elma düşmüş biri anlatana, biri dinleyene, biri de canı elma çekene...

Eftal DÖNMEZ
19.11.2012- Diyarbakır

  • Etkinlik Fotografları