Hasandağı-Yılankar Rotası Tırmanışı-(23 Ekim 2011 Pazar)

Madadost olarak 25 Eylül 2011 Pazar günü yapmayı planladığımız, ancak sağlık problemleri nedeniyle ertelemek zorunda kaldığımız Aksaray-Hasandağı Tırmanışını (3268 mt); 23 Ekim 2011 pazar günü Ankara-ADOG grubundan 3 sporcu, Madadost'tan ise 11 sporcu toplamda 14 kişi başarıyla gerçekleştirdik. Aracımız 22 Ekim 2011 Cumartesi geceyarısı 01.30 da Maliye Bakanlığının önünden hareket etti. Saat 04.00 sularında Aksaray'a ulaştık. Niğde'den gelip bize katılacak arkadaşımız Burhanettin bey bizi Ağaçlı Tesislerinde bekleyecekti. Burada mola verdik. Burhanettin beyle buluştuk, kahvaltımızı yaptık, eksikliklerimizi tamamladık. Saat 04.45 de Hasandağına hareket ettik. 05.45 de tırmanışa başlayacağımız Karbeyaz Otelin üzerindeki yayladaydık. Kısa bir hazırlıktan sonra 06.00 tırmanışa geçtik. Hava açık ve gökyüzünde ay hilal şeklinde de olsa gökyüzünü aydınlatıyor. Rüzgar yok. Hava sıcaklığı tırmanış için ideal sayılabilecek düzeyde. Planımız tam karşımızda görünen zor ve dik Yılankar rotasından sırta ulaşıp, önce büyük zirve, daha sonra küçük zirveye ulaşmak. Sabahın ilk ışıkları Erciyesin silüetini ortaya çıkardığında bizler bir saatlik bir tırmanış sonrası epeyce yükselmiştik. Bu müthiş manzarayı fotograflamak için kısa bir mola verdik. Burada gruptan Atalay bey sıkıntı yaşamaya başladı ve kendisinin yükseldikçe sıkıntılarının artacağı düşüncesiyle geri gönderdik.

Güneşin ilk ışıkları Hasandağının zirvelerini aydınlatmaya başladığında saat 08.00 sularında Yılankar Rotasının girişindeydik. Buradan itibaren az da olsa yılın ilk karıyla tanışacaktık. Bu arada bizlerden bir saatlik uzaklıkta iki kişinin tırmanmakta olduğunu, bizim tırmandığımız rotayı takip ettiklerini farkettik. Rotanın yapısı sırta kadar, güneşin zemine ulaşmasını engellediğinden toprak zemin sert, taş ve kayaların üstüne yığılmış karlar kaygan, yer yer oluşmuş kar kulvarları ise iz açılamayacak derecede sertti. Dikkatli ve yavaş bir şekilde tırmanırken artçımız Şenol gerilerde kalmaya başladı. Kendisi bir gün önce lösemili çoçuklara trombosit bağışı yapmasına rağmen tırmanışa katılmış, bu durum kendisini halsiz düşürmüştü.

Güneşle ilk kez birbirimize merhaba dediğimizde saat 10.00 ve bizler sırtta ulaşmıştık. Burada hem zorlu ve dik bir parkuru geride bırakmanın keyfini sürmek, hemde bizden yarım saatlik bir uzaklıkta olan artçımızı beklemek için mola verdik. Tam karşımızda büyük zirve, sol tarafımızda ise küçük zirve görünmekteydi. Zirvede daha fazla zaman geçirebilmek ve hepimizin artçıyı beklemesi yerine grubun Adil Beyin liderliğinde büyük zirveye hareket etmesini kararlaştırdık.Ben Şenol'u bekleyip, onu küçük zirveye yönlendirdikten sonra, grupla büyük zirvede buluşacaktım.

Bu arada arkadan gelen iki kişilik gruptan birisi sırta yaklaştığında, kendisine Türkçe arkadaşımızın nerede olduğunu sorduğumda saf saf yüzüme baktı ve ingilizce olarak anlamadığını söyledi. Yanıma geldiklerinde, isimlerinin Vincent ve Antuan olduğunu, 10 gün önce Fransa'dan tatil amacıyla Türkiye'ye geldiklerini ve Türkiye'deki ilk dağ tırmanışlarının Hasandağı olduğunu, sabahleyin tırmandığımızı görünce bizi takip ederek zirveye ulaşmaya karar verdiklerini, daha önce de Peru'da da 6000'lik bir tırmanış yaptıklarını anlattılar. Kendilerine isterlerse bizimle beraber hareket edebileceklerini, zirveye ulaşmak için öndeki arkadaşları takip etmeleri gerektiğini söyleyerek gönderdim.

Saat 10.30 da Şenol yanıma ulaştı. Yorgun ve halsizdi. Kendisiyle öncelikle sırta dinlenmesi ve daha sonra da küçük zirvede grubu beklemesi konusunda anlaştık. Adil beyin liderliğinde tırmanışını sürdüren grup dev kaya kütlelerini geçerken zaman kaybettiğinden henüz büyük zirveye ulaşmamıştı. Ben Şenol'dan ayrıldıktan sonra hızla krater çanagından geçip büyük zirveye tırmanmaya başladığımda saat 10.40 idi ve amacım gruptan önce zirveye ulaşıp, arkadaşların zirveye adım atışlarını fotograflamaktı. Saat tam 11.00 de grup arkadaşlarımdan bir kaç dakika önce zirvedeydim ve tüm arkadaşların zirveye ulaştıkları anda yüzlerindeki yorgunluk ve mutluluk izlerini fotograflama şansına sahip oldum. Böylelikle tırmanışa başladıktan tam beş saat sonra Hasandağının büyük zirvesindeydik. Kutlamalardan sonra dinlenmeye geçildi. Sırt çantalarında zirveye kadar taşınan yiyecekler ile karınlar doyuruldu. Yiyecek olarak yanlarında pek bir şey bulunmayan Vincent ve Antuan'la yiyeceklerimizi paylaştık. Hava açık ve görüş mesafesi uzaklığı çok fazlaydı ve zirve bize müthiş manzaralar sunuyordu. Bulut denizinin ortasında adacıklar şeklinde Erciyes, Melendiz, Aladağlar ve Medetsiz Zirveleri görülüyordu. Hepsini tek tek fotografladık. Grup zirve fotograflarını da çektikten sonra saat 11.40 da küçük zirveye doğru inişe geçtik. Bilindiği üzere büyük zirveden küçük zirveye geçmek için öncelikle krater çanağına inip, daha sonra yaklaşık 100 metrelik bir tırmanış yapılması gerekir. Krater çanagından sonraki tırmanışta, büyük zirvede abur cuburla keyfi biraz fazla kaçıran arkadaşlar su kaynatmaya başladılar. Sanırım faaliyetin en zor geçen kısmı bu 100 metrelik tırmanış idi. Nefes nefese de olsa saat 12.00 de küçük zirvede Şenol ile buluştuk. Ne yazık ki, bizden önce tırmananların korunaklı bir şekilde saklamamalarından dolayı zirve defteri sırılsıklamdı ve sayfalar birbirine yapışmıştı. Birazcık kuru kalmış bir sayfanın yarısına faaliyet bilgilerini ve katılımcıların isimlerini not ettik ve küçük zirvede de zirve fotografını çektikten sonra saat 12.30 da klasik rotadan inişe geçtik.

Bu arada Vincent ve Antuan bizimle beraber hareket ediyordu. Klasik rotanın çarşak kısmını kayarak kolaylıkla geçtik. Çarşağı geçip rotanın eğim kaybettiği yerler inişimizin en zor bölümleriydi. Gerek yorgunluk gerekse rotanın taş, geven ve ot kümecikleriyle kaplı olması bizi epeyce hırpalamaya başladı.

Hasandağına tırmanışa gidenler dağı karşılarına aldıklarında, çoğu zaman kolaylıkla zirveye ulaşıp inebilecekleri düşüncesine kapılırlar. Tırmanırken de ne kadar yol kat ettiklerini pek farketmezler. Rotanın uzunluğunu ancak inişte yüzünüze tokat gibi çarptığında anlarsınız. Karşınızda Karbeyaz Otel ve yanında da bizi bekleyen güzelim aracımız, ancak biz indikçe sanki bizden uzaklaşıyorlar. Görüş mesafesi hep aynı. Geriye bakıyorsunuz, dünyanın yolunu gelmişsiniz/inmişsiniz ama hala otel ve araba bir dünya uzaklarda.

Bu düşünceler içinde verilen bir kaç kısa mola sonunda saat tam 15.00 de aracımıza ulaştık. İnişimiz 2,5 saat, faaliyet ise toplamda 9 saat sürmüştü. Herkes yorulmuştu ama yüzlerinde zorlu bir faaliyeti başarmış olmanın rahatlığı görülüyordu. Vincent ve Antuan'la vedalaştık. Arabaları yoktu. Aşağı ineceklerse bizimle gelebileceklerini söylediğimizde; henüz kamplarını toplamadıklarını, ayrıca biraz dinlenmeye ihtiyaçları olduğunu, daha sonra yürüyerek veya araç bulurlarsa araç ile Aksaray'a ineceklerini ve Ürgüp-Göreme'ye geçeceklerini söylediler. Bizimle tanışmaktan ve beraber tırmanmaktan çok memnun olduklarını ve herkese teşekkür ettiklerini söyledikten sonra ayrıldık.

Bizler üst-baş değişimi ve hazırlıktan sonra saat 15.40 da Helvadere'ye hareket ettik. Geriye dönen Atalay bey yürüyerek Helvadere'ye inmiş. Onunla buluşup, Karkın'dan yeni üretim pekmezimizi alıp, Burhanettin Beyi Aksaray'dan Niğde'ye uğurladıktan sonra Ankara yoluna koyulduk. Ancak Ankara'ya nasıl geldiğimizi pek hatırlamıyoruz. Çünkü yola koyulur koyulmaz herkes uyku moduna geçti. Saat 20.00 sularında sağ salim Ankara'ya ulaşarak faaliyetimizi bitirdik.

Çok güzel ve başarılı bir faaliyet oldu. Hava tırmanış için idealdi. Gruptakilerin performanslarının birbirine yakın olması toplam 9 saatte dik ve zor Yılankar rotasından tırmanıp, hem büyük hem küçük zirveyi yaparak klasik rotadan inmemizin en büyük etkeniydi. Hiç kimse de teklemedi. Gruptakilerin 3'ü hariç herkes ilk defa Hasandağına tırmanıyordu ve ilk tırmanışlarında hem büyük zirve hemde küçük zirveye ulaşmış oldular.

Katılan herkesi, özellikle ADOG'tan katılan üç arkadaşı gösterdikleri uyum ve başarıdan dolayı kutluyoruz.

Zirvedekiler
1.) Veli ERİCE (ADOG)
2.) Hüseyin DEMİRDAG (ADOG)
3.) İsmail BALTACIOĞLU (ADOG)
4.) Ziya Arif ATEŞ
5.) Satılmış ÇETIN
6.) Ömer ŞAHİN
7.) Efe BAKIR
8.) Murat GÜNGÖR
9.) Önder GÜNGÖR
10.)Atalay YAĞMUR
11.)Burhanettin İSTANBULLU(Nigde)
12.)Şenol DOĞANYİĞİT
13.)Adil YAZIBAKAN
14.)Yüksel ALPKAYA

  • Tırmanış Fotografları
  • Zirveden Dağların Görünüşü