Hasandağı Tırmanışı-(23 Nisan 2011)

Merhaba Madadostlular

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını farklı bir şekilde kutlamak amacıyla, 23 Nisan 2011 Cumartesi günü Aksaray-Hasandağında (3268 mt) tırmanışta idik. Cumayı Cumartesiye bağlayan gece yarısı saat 01.00 de Maliye Bakanlığının önünde 16 kişi toplandık. Hareket etmeden önce faaliyet boyunca belki hiç kullanmayacağımız ama tedbirli olmak amacıyla yanımızda bulunması zorunlu olan kazma-kramponları ayarladık. Saat 01.00 de Hasandağı'na hareket ettik. Saat 04.00 sularında Aksaray Ağaçlı Tesislerindeydik. Burada, hem kramponlarımızı ayakkabılarımıza göre ayarlayacak ve kahvaltımızı yapacak, hem de Fethiye'den gelip tırmanışa bizimle katılacak Doğan arkadaşımızı alacaktık. Burada yaklaşık bir saat kadar zaman harcadık. Saat 05.00 de Helvadere Kasabasına doğru yola çıktık. Helvadere'den Karbeyaz otele doğru döndüğümüzde hava ağarmaya başlamıştı. Karbeyaz Otelin yolu bozulmuş. Saat 06.00 da otelin üstünde bulunan yayladaydık. Kısa bir hazırlıktan sonra 06.15 de dağa doğru yöneldik. Hedefimiz klasik rotadan zirveye ulaşmak. Ancak dağda tahminimizden fazla kar var. Yılankar Rotasına doğru dik yükselip, kayaların altından sola dönüp, klasik rotaya ulaşmak için tırmandık. Karın sertliği batmayacak ancak krampon da takmaya gerek kalmayan bir sertlikte. Yaklaşık 1,5 saat sonra ilk molamızı verdik. Bir şeyler atıştırdık. Ancak durunca üşüyoruz. Yılankar Rotasının altlarından sola doğru yan geçmeye başladık. Eğim fazla ve birçok yerde çığ dökülmesi izleri var. Buralardan hızlı ve aralıklı bir şekilde geçiyoruz. Eğim fazla olduğundan ve rotada çığ tehlikesi bulunduğundan mola veremiyoruz. Son kayaları da geçip klasik rotadan yükselmeye başladığımızda yoğun bir sisin içine girdik. Göz gözü görmüyor. Yükseliyoruz ama bir metre ilerimizi bile görmüyoruz. Yaz aylarında çarşağın bulunduğu alan karla birlikte iyice dikleşmiş. Bu şekilde 3.150 metreye kadar (klasik rotada solda bulunan kaya bloğunun üstüne kadar) yükseldik. Saat 10.45 ve tırmanışa başlayalı 4,5 saat olmuş. Bu hızla 5-5,5 saatte zirvede olacağız. Ancak gruptan bir bayan arkadaş rahatsızlanmaya başladı. Arkadaşımızın aklimatize olamadığı her halinden belli. Midesi bulanıyor, başı dönüyor. Sorduğumuzda "iyiyim devam edelim" diyor ama gözlerinin altı morarmış ve yüzü bembeyaz olmuş. Burada acil karar vermemiz gerekli. Yoğun sis altındayız. Grubu dağıtmamalıyız ve bu nedenle hasta arkadaşımızı herhangi biriyle aşağı gönderemeyiz. Hep bir arada hareket etmek zorundayız. Ya arkadaşımızı riske edeceğiz ve hep beraber zirveye gideceğiz; ya da hep beraber geri döneceğiz. Bir çok arkadaşımızın gözlerinden zirveye gitme isteği okunuyor ama biz zor olan kararı verdik ve arkadaşımızın sağlığı için geri dönmeyi tercih ettik. Hızlı bir şekilde aşağı inmeye başladık. İndikçe arkadaşımız kendini daha iyi hissetmeye başladı. Aşağılarda sisten kurtulduk ve güneş yüzünü gösterdi. Güneşi gören kar iyice yumuşadı ve ilerlemek zorlaşmaya başladı. Birçok yerde dizlerimize kadar kara gömülüyoruz. bata çıka aşağıya inmeye çalışıyoruz. Yumuşayan kardan dolayı eğimli alanlardan uzaklaşarak inişe devam ettik. Saat 13.15 de faaliyete başladıktan 7 saat sonra tekrar Karbeyaz Otelin yanında bizi bekleyen aracımızdayız. Burada Hasandağı'na ertesi gün tırmanmak için Aydın, Afyon, İstanbul ve Gaziantep'ten gelen arkadaşlarla karşılaştık. Onlara dağ ve kar hakkında bilgi verdikten sonra, hazırlandık ve Ankara'ya dönüşe geçtik. Cumartesi günü saat 18.00 sıralarında Ankaradaydık.

Yorulduk ama güzel bir faaliyet yaşadıkve tecrübe kazandık. Belki dağın zirvesine (3268 mt) ulaşamadık ama önemli olan dağda olmak ve o heyecanı yaşamaktı. Zaten hedefimiz her koşulda zirveye ulaşmak değil, sağlıklı ve güvenli bir şekilde zirveye ulaşmak ve dağın o havasını solumak olmalıdır. Dağ her zaman orada olacak ve bizler sağ oldukça oraya sürekli gideceğiz. Bizim için bu faaliyette zirve 3150 metreydi ve biz zirvemizi yaptık.Katılan ve kendi zirvesine ulaşan tüm arkadaşları kutluyorum.

Selam Saygılar ve sağlıkla kalın.

Not: Aramıza yeni katılan Serdar CAN'a Hoşgeldin diyoruz ve bu tırmanışı tüm grup olarak Serdar Bebeğe de hediye ediyoruz.

  • Fotograflar