ERDAK Aydos Şenliği ve Zirve Tırmanışı-(13-14 Agustos 2011)

Ereğli Dağcılık ve Tenis Kulübü (ERDAK) tarafından bu yıl birincisi düzenlenen ve Bolkarların en yüksek ikinci zirvesi olan Aydos Tırmanışına katılmak amacıyla 17 kişilik bir sporcuyla 13-14 Ağustos 2011 tarihlerinde Ereğlideydik. 13 Agustos Cumartesi sabahı saat 06.00 de Maliye Bakanlığının önünde 15 kişi toplanıp Ereğli'ye hareket ettik. Ailesi ile Antalya'ya tatile gidecek olan Veli kendi aracıyla Ereğli'ye gelecek ve 12 yaşındaki oğlu Kaan ile birlikte tırmanışta bize katılacaklar.Saat 11.30 sularında Ereğli'ye ulaştık. Ahmet-Esin ÖZMEN çifti Ereğli'li ve anne ve babaları burada yaşıyor. Öncelikle bizleri evlerinde misafir etmek istiyorlar. Ahmet ve Esin'in ailesi bizler için börekler, çörekler hazırlamış. Taze demlenmiş çay eşliğinde nefis börek ve çöreklerle kahvaltımızı yaptık. Bizleri krallar gibi ağırladılar.Daha sonra şenliğe katılacak sporcuların toplanacağı şehir merkezindeki parkta kayıtlarımızı yaptırdık. Eksik malzemelerimizi tamamladık. ERDAK yetkililerince organize edilen Atatürk anıtında saygı duruşu ve İstiklal Marşı merasiminden sonra, Halkapınar İvriz Köyü Kaya Anıtına hareket ettik. Burada Ereğlili gazeteci bir arkadaş bölgenin tarihi hakkında detaylı bir bilgilendirme yaptı. Bahsedilen kaya anıtı Hititlilerden kalma kayaya işlenmiş ve günümüze kadar korunabilmiş devasa bir anıt. Hemen yanıbaşında yeşil-mavi rengiyle İvriz suyu kaynagı bulunmakta. Daha sonra aracımızla Çakıllar Köyüne hareket ettik. Burası aracın ulaşabileceği son nokta. Buradan itibaren artık çantalar ve malzemeler traktörlerle 2100 metredeki Kırakpınarı kamp alanına taşınacak. Kamp alanında su mevcut. Kulüp olarak biz tüm çantalarımızı bir traktöre doldurup, başında 2 arkadaş ile kamp alanına gönderirken, diğer arkadaşlar kamp alanına doğru, diğer sporcularla birlikte yürüyüşe başladılar. Traktörler kamp alanına ulaştığında çadırlar kuruldu, malzemeler yerleştirildi. ERDAK'ın akşam yemeği olark verdiği tavuk, pilav ve salata ile karınlarımızı doyurduk. Grup olarak yaptığımız kısa toplantıda, trımanış esnasında dikkat edilmesi gereken konular ile tüm tırmanışlarda olduğu gibi "zirveye hep birlikte ulaşma ve hep birlikte dönme" kararı tırmanışa katılacak tüm arkadaşlara tekrar hatırlatıldı ve tırmanışın bu disiplin içinde yapılması kararı alındı. Yemek sonrasında tanıdıklarla kısa sohbetler ile hal hatır sormalar sonucu hasretlikler giderildi. Havanın kararmasıyla soğuyan havanın etkisiyle herkes çadırlarına girip dinlenmeye çekildi.

Saat 02.30 da grubun tüm üyeleri uyanmıştı. Kısa bir kahvaltıdan sonra, çantalar son kez kontrol edildi ve saat 03.20 de 17 kişilik Madadost grubu olarak kamp alanından ayrıldık. Veli GÜNGÖR'ün 12 yaşındaki Kaan GÜNGÖR tırmanışın en genç sporcusu olarak bizimle beraber tırmanıyor. Yaz tatili dolayısıyla tırmanışlara uzun ara vermiş arkadaşlar çoğunlukta olmasına rağmen, grup olarak tempomuzu bozmadan, hep beraber Kuzu Yaylası Vadisinden tırmanmaya başladık. Zaman zaman yorulan arkadaşlar tempoyu düşürse de, grubun bir arada kalmasına özen gösterdik. Yükseldikçe manzara güzelleşmeye başladı ve sırta ulaşttığımızda güneş bizleri ısıtmaya başladı. Saat 09.20 de 3432 metrelik Aydos'un zirvesine 17 kişi ulaştık. Zirve çok kalabalık. Biz 50 metre ilerideki Büyük Zirveye hareket ettik. Zirvede hava güzel ve açık. Uzak mesafeler bile çok net görülebiliyor. Bolkarların en yüksek noktası olan Medetsiz bulutların arasından başını çıkarmış karşımızda duruyor. İnsanlar yorulmuşlar, güneşin altında uzanmışlar zirvenin tadını çıkarıyorlar. Tebrik ve kutlamalardan sonra, fotograflar çekildi, Küçük Zirve'ye dönüp zirve defteri yazıldı. Saat 10.30 da yine hep birlikte zirveden ayrılıp, inişe başladık. İniş tırmanıştan daha zor. Bu arada bizlerin grup olarak hep birlikte inişimizi gören bazı tırmanışcılarda bizlere katılıyor. Yorulan insanlar ve ayaklar mesafeyi daha uzun hissettiriyor insana. Yorulan arkadaşları dinlendirmek amacıyla daha sık aralarla verilen molalar sonucu, sağlıklı bir şekilde saat 15.30 da kampa ulaştık. İlk önce saatlerdir ayağımızda olan botlardan kurtulduk ve kısa bir dinlenmeden sonra çadırlar söküldü. Bizi aracımızın beklediği Çakıllar Köyüne götürecek traktörün gelmesiyle, eşyalar ve insanlar üst üste binerek köye döndük. Bu arada önceki traktörlerle köye gönderilen çantaların yanlışlıkla kamyona yüklenip Ereğli'ye gittiğini, Adil Beyin ise çantalarla birlikte gittiğini öğrendik. Kalan eşyalarımızı aracımıza yükleyip İvriz Köyüne ulaştık. Kaya anıtının etrafında yetiştirdikleri meyve, sebzeleri satan köylülerden alışveriş yapıp, çilek, elma vb. satın aldık. Daha sonra Ereğli'nin girişindeki bahçelerinde bizleri ağırlamak için bekleyen Ahmet-Esin'in anne ve babasını ziyaret ettik. Bahçelerinde meyve olarak ne ararsan var. Elma, armut, erik, kayısı ve şeftali. Dağdan sonra bizlerin yemesi için toplanmış. Yedik içtik. Ayrıca dönüşte arabada yememiz için ayrıca bir koli meyve hazırlanmış. Müthiş bir misafirferverlik örneği.

Bahçe keyfinden sonra çantaların ve Adil Beyin eşyalar ile bizi beklediği parka ulaştık. Buradaki eşyaları da yükleyip, ERDAK yetkilileriyle vedalaşıp, Konya'nın meşhur etli ekmeğinden yemek üzere şehir merkezine gittik. Sıkı bir yemek ve Ankara'ya hareket. Saat 11.30 da sağ salim Ankara'ya ulaştık.

Tırmanışa katılan sporcuların tamamı Aydos'a ilk defa tırmandı. Yeni bir dağı tanımak ve zirvesine 17 kişilik bir grupla her beraber ulaşmak açısından güzel ve heyecan verici. Bu faaliyet ile aynı zamanda ortak duygularla hareket etme yeteneğimizi pekiştirdik. Amacımız her koşulda zirveye ulaşmak değil, sağlıklı ve güvenli bir şekilde ve en önemlisi hep birlikte zirveye ulaşmak idi ve bu faaliyette amacımıza ulaştık. Bu yüzden madadost olarak başarılı bir faaliyet gerçekleştirdik. Tırmanışa katılan ve zirveye ulaşmak için kendilerini zorlayan, terlerini akıtan ve tüm faaliyet boyunca gerek söz, gerekse davranışları ile birbirlerini motive eden tüm arkadaşları kutluyorum.

Ayrıca bu tırmanışı organize eden ve faaliyet esnasında tüm konuklara gösterdikleri yakınlıktan dolayı ERDAK yetkilileri ile bizleri ağırlamak için yoğun çaba gösteren sporcularımız Ahmet ve Esin ÖZMEN çifti ile anne ve babalarına sonsuz teşekkürler.

Saygılar ve sağlıkla kalın.

  • Tırmanış Fotografları