Madadost Belgesel Günleri-4 (29 Nisan 2014 Perşembe)

Madadost Belgesel Günleri kapsamında gösterimi gerçekleştirilen belgesellerin dördüncüsünü 29 Nisan 2014 perşembe akşamı Ankara Barosu Eğitim Merkezi (ABEM) Konferans Salonunda Ankara'lı dağ ve doğa severlerin beğenisine sunulmuştur. Konusu Kulübümüzün 24 Kasım 2013 tarihinde gerçekleştirdiği Antalya Akseki'de bulunan Gidengelmez Dağları Akdağ zirvesi tırmanışı; adı ise "Can Almadan Av Vermeyen Bir Taş Ormanı: Gidengelmez Dağları" olan 50 dakikalık belgeselin gösteriminde dostlarımız bizleri yalnız bırakmayarak salonu doldurmuşlardır

Saat 18.00'de gelmeye başlayan misafirler salon girişinde Engin ALKAN tarafından karşılanmış ve kokteyl salonunda Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından ağırlanmışlardır. Saat 19.00'da salona geçilmiş; önce Ankara Barosu adına Abdullah KOÇ, ardından Madadost Kulüp Başkanı Yüksel ALPKAYA birer konuşma yaptıktan sonra belgeselin gösterimine geçildi.

Gidengelmez Dağlarının kısaca hikayesine gelirsek; Torosların, Antalya-Akseki ilçesi yakınlarında yer alan ve en sarp, en vahşi bölümüne verilen isim. Karın yoğun olduğu kış aylarında av için yaban keçilerinin peşine giden avcıların karlarla kaplı mağaralara düşüp ölmesi ve geri dönememesi nedeniyle "Gidengelmez" adını vermiştir yöre halkı bu dağlara. Ava giden avcıların geri dönmemesi anlatan hikayelerin etkileri günümüzde de bölgede hala görülmektedir.

En çok bilinen hikaye; zamanında 4 avcı yaban keçisi avı için dağa giderler. Ancak hiçbiri geri dönmez. Avcılardan evli olan birinin eşi çoçukları için köyün girişine kandırmaca bir mezar yaptırır. Çocuklar babalarının mezarı diye ziyarete o mezara giderler. Büyüdüklerinde ise gerçek söylenir ve kardeşlerden biri şu şiiri yazar.

Giden gelmez, aldın babamı.
Bir insana değermi, reva mı ?
Ahhh Gidengelmez dağları!
Geyiklerin, tavşanların,
Bir gelin gibi başın.
Emmi! Bu dağ can almadan, can vermez;
Geyik vermez, av vermez.

Mehmet Talip Bilgili

Bu dağlarda bir yandan can alan obruklar, biriktirdikleri kar suları ile bir yandan da can vermektedir yaşayanlara. Bu dağlar dik yamaçlarda bir görünüp, bir kaybolan ve dizinde derman olanları peşinden buralara sürükleyen dağ keçilerinin yurdudur buralar. Bu dağlar bizleri çağırdı, gitmesek olmazdı. Ahmet Çinici’nin de dediği gibi:

Dağlar kara sevdadır. Bu sevdaya bir kere tutulan iflah olmaz. Dağlar çağırır bazen ve gitmek gerekir…

Bu güzel günümüzde bizleri yalnız bırakmayan dostlara selam olsun. Geldiğiniz için teşekkürler.

Bir kaç görüş :

* Madadost-Gidengelmez Dağları Belgeselinden bir alıntı: "Biz adından etkilenerek etkinlik programımıza aldık. Öyküsü olmalı dedik, gittik. öykülerini size getirdik." Bu ifadeler bile herşeyi anlatmaya yetiyor. Süperdi. -Ahmet KAYA-

* Gerçekten muhteşem bir topluluğa harika bir belgesel gösterildi. Eşim ve Kızım belgesel bittiğinde o kadar etkilendiler ki; Çok yorulduk dediler. Herkesin eline sağlık. Teşekkürler MADADOST -Adil YAZIBAKAN-

* Dağcılar belgesellerini bile kendileri yapıyorlar. Üstelik profesyonelce. Metin yazımı, seslendirme, görüntülerin kurgulanması, kamera tekniği hepsi çok başarılı. Teşekkürler Madadost bizlere o güzellikleri yaşattığın içim -Ramazan TOPOĞLU-

  • Etkinlik Fotografları
  • ya